PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Risale-i Nur dağıtıcısı Muzaffer ARSLAN...


Hatice_Sultan
24-04-09, 15:09
1928 senesinde Erzurum'un İspir İlçesinin Gaziler Köyünde dünyaya geldi. 1950 de İzmir'e taşındı, aynı sene Risale-i Nurları İzmir'de tanıdı. Alsancak DDY de üç sene çalıştıktan sonra, 1954'de istifa edip ayrıldı. Manisa'da askerlik yapmakta olan Abdullah Yeğin ağabeyin teklifiyle 1954 başlarında Manisa'ya yerleşti. Artık, bu andan itibaren kendi dünyasını, insanların âhiretleri için feda etmeye karar vermişti. Tıpkı üstad'ı Bediüzzaman gibi. Bundan sonra bütün mesaisi Kur'an ve iman hizmetlerine aitti.

Muzaffer Arslan seyyar olarak Risale-i Nur dağıtma işine başlayarak, bütün Türkiye'yi il il; kasaba kasaba; köy köy dolaşmaya başladı. Her yerde Risale-i Nurları neşrediyor, mahiyetini insanlara anlatarak dağıtıyordu. Bütün bunları Hz. Üstadla veya üstadın yanındaki talebelerle sık sık görüşerek, istişareyle yapıyordu. Dile kolay, iki elinde, iki ağır tahta bavul ile, bütün Anadolu... Hem de senelerce, bir ömür boyunca… Yaşlanınca herkesin midesi aşağı sarkarken, onunki göğüs kafesine çekilmiş. Cerrahpaşa'daki Doktorlar hayret etmişler; "herhalde o ağır valizlerden olacak" diyor kendisi.. Muzaffer Ağabey gittiği bir çok beldede; ya soruşturma geçirdi, ya karakollarda sabahladı veya hapishanelerde yattı.

Ama o her seferinde, kaldığı yerden, bir santim bile geriye kaymadan hizmetine devam etti. Yorulmaz ve patinaj yapmaz bir motor oldu... bereketler saçarak hep ilerledi. Mübarek Anadolu'ya Nur Tohumlarını ekti. Olağanüstü bir istidata sahip olduğu halde; mal-mülk, para, evlad, evlilik konularını hiç gündemine sokmadı. O zamanlar hizmet yolunda yürümek çok sıkıntılı ve zahmetli idi. Bazen yol parası bile bulamadı, yamalı gezdi, dükkanlarda yattı, hatta aç bile kaldı. Fakat O, şunu iyi anlamıştı: "…hizmet-i Kur'aniyede bulunana; ya dünya ona küsmeli veya o dünyaya küsmeli.

Tâ ihlas ile, ciddiyet ile hizmet-i Kur'aniyede bulunsun." (Lem'alar 43) O şimdi bizim nazarımızda, hem "Muzaffer"dir, hem de "Arslan"dır. Yani ismiyle müsemmadır. Elbette, O müşfik üstad, böyle bir talebesinden razıydı. Rıza-i İlâhi için yaptığı fedakarca hizmetlerini her seferinde tebessümle tebrik ediyor, dualarla teşvik ediyordu.

Kaderi_m
30-05-09, 12:15
Rabbim razı olsun.

keçeli
30-05-09, 12:45
Allah razı olsun...

ayser
23-04-11, 04:04
Allah razı olsun kardeşim.