Orijinalini görmek için tıklayınız : Her Güne BİR HADİS-İ ŞERİF
Kim Allah Teala hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah'a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) atar.(Kütüb-i Sitte, 7235)
Allah muhafaza....Allah razı olsun..
"Her kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin yahut sussun."
4111 - Ebu Eyyub (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teâla hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tevbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı."
Müslim, Tevbe, 9, (2748); Tirmizi, Da'avat 105, (3533).
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Gerçek fakir, malı olmayan değil; malı olup da bundan hiçbir tasaddukta (hayırda) bulunamayan (malını ahirete taşımayan) kimsedir."
(Beyhaki)
---
Hadis-i şerifte, dünya ölçüsüyle değil, ahiret ölçüsüyle fakirlik tarifi yapılmaktadır.
Dünya ölçüsüyle fakir, malı ve serveti olmayan kimsedir.
Halbuki ahiret ölçüsüyle fakir; dünyada malı ve serveti çok bile olsa, bu maldan iyilikte, hayırda bulunmayan, malının zekatını ve sadakasını vermeyen; dolayısıyla tüm mal ve servetini dünyada bırakıp ahirete hiçbirini taşıyamamış olan kimsedir.
"Şüphesiz bu din kolaydır. Kim güçleştirmeye kalkışırsa, ona yenik düşer."
3553 - Hz. Ebu Hüreyre (R.a) anlatıyor: "Resûlullah (S.a.v) buyurdular ki: "Mü'min -veya müslüman- bir kul abdest aldı mı yüzünü yıkayınca, gözüyle bakarak işlediği bütün günahlar su ile -veya suyun son damlasıyla- yüzünden dökülür iner, ellerini yıkayınca elleriyle işlediği hatalar su ile birlikte -veya suyun son damlasıyla- ellerinden dökülür iner. Ayaklarını yıkayınca da ayaklarıyla giderek işlediği bütün günahları su ile -veya suyun son damlasıyla- dökülür iner. (Öyle ki abdest tamamlanınca) günahlarından arınmış olarak tertemiz çıkar."
Müslim, Tahâret 32, (244); Muvatta, Tahâret 31, (1, 32); Tirmizi, Tahâret 2, (2).
"Namaz insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, perdeyi kaldırır."
Hadis-i Şerif
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"İnsana yeterli ve ibadetlerine engel olmayan az mal (az gelir), insanı ibadetlerden oyalayan çok maldan (yüksek gelirden) daha hayırlıdır."
(Ahmed)
---
Servet sahibi olmanın, çok mal kazanmanın ve bu serveti muhafaza etmenin bir bedeli vardır. İnsanın vaktinin çoğunu kendine hasreder.
Malı arttıkça insanın malıyla olan meşguliyeti, ilgilenmesi de artar.
Çünkü servet ve zenginlik gökten yağmaz. Kişinin kazanma bilgisi, mala ilgisi, vakit ayırma nisbeti ile ilişkilidir.
Bu sebeple çok mal ve bol kazanç, ekseriyetle insanı hakiki görevi olan dini hayattan, ibadetlerden alıkoyan bir meşgale yoğunluğunu da beraberinde getirir.
İbn-i Ömer'in (Radiyallahu Anh) rivayetine göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"– Kim, duasının kabul edilmesini ve sıkıntılarının giderilmesini isterse, zor durumda olan birisini sevindirsin."
(İbn-i Ebi’d-dünya)
---
Zor durumda kalan, ihtiyaç içinde kıvranan kimseye yapılan yardım, Allah katında makbul bir davranıştır. Allah, darda kalanı rahatlatan, zora düşeni sevindiren kulundan razı olur. Mükafat olarak, onun sıkıntılarını giderir. Yaptığı duaları geri çevirmez, kabul buyurur.
Dört dua redd'olunmaz :
1- Evine dönünceye kadar,HACI'nin duasi,
2- Evine dönünceye kadar,GAZi'nin duasi
3- iyi oluncaya kadar.HASTA'nin duasi,
4- Kardesin,kardese arkadan yaptigi dua.
Ramuz :S/68
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Dertlerini söylemeye yetenekleri olmayan hayvanlar hakkında, Allah'tan korkunuz; onlardan binmeye elverişli olana bininiz, yemeğe yarayanı yeyiniz."
(Ahmed bin Hanbel, Ebu Davud, İbn-i Hibban)
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâdece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."
Buharî, İman 31; Müslim, İman 205, (129).
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"İyi arkadaş, misk satan gibidir.Sana misk vermese de güzel kokusundan yararlanırsın.
Kötü arkadaş ta demirci körüğü çeken gibidir. Üzerine kir bulaşmasa da dumanı siner."
(Ebu Davud)
"Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir." (HZ. MUHAMMED (A.S.M) )
Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur, öyle ise (secdede) duayı çok yapın."
Müslim, Salât 215, (482); Ebû Dâvud, Salât 152, (875).
لَا تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلَا تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا أَوَلَا أَدُلُّكُمْ
عَلَى شَيْءٍ إِذَا فَعَلْتُمُوهُ تَحَابَبْتُم أ َفْشُوا السَّلَامَ بَيْنَكُمْْ
İman etmedikçe cennete giremezsiniz birbirinizi
sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olamazsınız
Müslim iman 93, tirmizi sıfatül-kıyame 56
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Ameller niyetlere göredir.
Herkese niyetine göre sevap verilir."
(Buharî)
---
Amellere, Allah katında değer kazandıran, ruh verip hayatlandıran niyetlerdir.
Rabbimiz, yapılan işin dış görüntüsüne, insanların onu değerlendiriş şekline bakmaz. O, işi yapan kişinin duygu ve niyetine bakar. İhlasına değer verir. Herkese de niyetine göre sevap yazar.
Bu sebeple, insan amelinde rıza-yı İlahîyi temel almalı; insanların beğenisini, takdirini, övgüsünü esas maksad yapmamalıdır.
İyi niyet ve ihlastan yoksun bir fiilin, amel ne kadar büyük ve faydalı olursa olsun, Allah katında hiçbir değeri yoktur.
Allah Resûlü sav buyurdu:
"Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildimhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif"
Ebû Hureyre radıyallahu anhhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif Mâlikhttp://www.mumsema.com/images/smilies/nokta.gif
allah resülü sav buyurduki
sofrasında zeytin bulunanın,şeytan yaklaşamaz
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Ameller niyetlere göredir.
Herkese niyetine göre sevap verilir."
(Buharî)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı."
---
Müslim, Cum`a 17, 18. Ayrıca bk. Tirmizî, Cum`a 1, 2; Nesâî, Cum`a 4, 45
Cumanız Mübarek Olsun ...
Allah Resulü'nden (ASM)...
Enes'den (r.a.) rivayetle:
Amellerin en üstünü vaktinde kılınan namaz, anne babaya yapılan iyilik ve Allah yolunda cihad etmektir.
Hz. Aişe radıyallahu anh anlatıyor:
"Resülullah aleyhissalatu vesselâm bana: "Ey Aişe! Ehemmiyetsiz görülen amellere karşı aman dikkatli ol! Çünkü onlar için de Allah (tarafın)dan (vazifelendirilmiş) araştırıcı bir melek vardır."
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hayatını gafletle geçiren, dönüş yapar da kalan ömrünü hayırlı işlerle geçirirse, geçmiş bütün günahları da bağışlanır.
Kim dönüş yapmaz da, kalan ömrünü de, kötü işlerle geçirirse, geçmişte yaptığı ve gelecekte yapmaya niyetlendiği bütün kötü işlerden hesaba çekilir."
(Taberani)
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Herhangi bir müslümanın başına bir musibet geldiğinde, "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn," derse, Allah ona daha hayırlısını verir."
Ümmü Seleme radıyallahu anha. Müslim.
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Malının zekatını ödediğin vakit, üzerindeki ilahi borcu ifa etmiş olursun."
(Tirmizi, İbn-i Mace, Hakim)
Dolunaynur
11-05-09, 17:09
Ölümden sonra neler göreceksiniz, Basiniza gelecekleri bilseniz isteyerek ne yemek yiyebilir nede su iÇebilirsiniz. ."Hadis-i serif
îbni Abbas'tan (r.a.) rivayetle:
Şüphesiz Allah size çalışmayı farz kılmıştır. O halde çalışınız.
Hadis-i Şerif - Camiu's Sağir - Hadis No : 1766
Abbas (r.a.) rivayet ediyor:
Allah'ı Rab, İslâmı din, Muhammed'i Resul olarak kabul eden, imanın tadını
almıştır.
Hadis-i Şerif - Camiu's Sağir - Hadis No : 4309
Resulullah (sav) buyurdular ki:"Ölüyü, (mezarcı kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri baki kalır: Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle baki kalır."
[K.Sitte, Ölüm ve Sonrası, H.N:5501]
Allah Rasûlü (sallâllâhu aleyhi ve sellem)buyurur:''Ümmetim içinde beni en çok sevenlerin bir kısmı benden sonra gelenler arasından çıkacaktır.Onlar beni görebilmek için mallarını ve âilelerini fedâ etmeye can atarlar.''
(Müslim)
"Kendi kusurlarını görmenden, insanların kusurlarını görmene elin değmesin."
(Ahmed)
"Amel edin, amellerin en hayırlısı, namazdır."(Hadis-i Şerif)
"Helal kılınan şeylerin, Allahu Teala indinde en sevimsizi boşanma'dır."
(Ebu Davud, İbn-i Mace, Hakim)
Ebu Hureyre Radiyallahu anhtan rivayetle, Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Sevdiğin kimseyi severken sevginde ölçülü ol. Günün birinde düşmanın olabilir. Kızdığın kimseye de kızmakta çok ileri gitme, ihtiyatlı ol, bir gün olur, senin dostun olabilir."
(Tirmizi/Birr 60)
---
Hayatın türlü türlü cilve ve değişmeleri vardır. Bugün dost olan yarın düşman, bugün düşman olan da herhangi bir münasebetle yarın dost olabilir.
Binaenaleyh, dostluk, bütün sırlarını ortaya dökmek, tedbiri elden bırakmak noktasına vardırılmaması gerektiği gibi; düşmanlık da ileride birbirinin yüzüne bakamıyacak dereceye getirilmemelidir. Akıl ve sağduyu bunu gerektirir. İşte, bu hadiste Resul-i Ekrem Efendimiz ümmetine bu gerçeği hatırlatıyor
Ebu Hureyre Radiyallahu anhtan rivayetle, Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Sevdiğin kimseyi severken sevginde ölçülü ol. Günün birinde düşmanın olabilir. Kızdığın kimseye de kızmakta çok ileri gitme, ihtiyatlı ol, bir gün olur, senin dostun olabilir."
(Tirmizi/Birr 60)
"Sevdiğin kimseyi severken sevginde ölçülü ol. Günün birinde düşmanın olabilir. Kızdığın kimseye de kızmakta çok ileri gitme, ihtiyatlı ol, bir gün olur, senin dostun olabilir."
(Tirmizi/Birr 60)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffârettir."
---
Müslim, Tahâret 14. Ayrıca bk. Tirmizî, Mevâkît 46; İbni Mâce, İkâmet 79
Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
"Allahu Teâlâ hazretleri şöyle seslenir: "Beni bir gün zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi ateşten çıkarın!" [Tirmizî, Cehennem 9, (2597).]
Ebû'd-Derdâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûl-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm), (bir gün) sordu:
"En hayırlı olan ve derecenizi en ziyade artıran, melîkinizin yanında en temiz, sizin için gümüş ve altın paralar bağışlamaktan daha sevaplı, düşmanla karşılaşıp boyunlarını vurmanız veya boyunlarınızı vurmalarından sizin için daha hayırlı olan amelinizin hangisi olduğunu haber vereyim mi?"
"Evet! Ey Allah'ın Resûlü!" dediler.
"Allah'ın zikridir!" buyurdu.
[Tirmizî, Daavat 6, (3374); Muvatta, Kur'ân 24.]
Ebu Musa el-Eş'arî'den rivayetle, Resûlü Ekrem Aleyhisalatü Vesselam buyurdular ki:
"Sorumluluğuna bırakılmış malı, verilmesi istenilen kimselere gönül hoşluğu içinde eksiksiz şekilde teslim eden güvenilir bir müslüman veznedar; (yaptığı tüm ödemeleri, kendi malından) tasadduk etmiş gibi sevap kazanır."
(Buhari/Zekat 25; Müslim/Zekat 79)
"İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kamil mü'min olamazsınız"
(Hadis-i Şerif)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kim kalbini Allah'a bağlarsa, Allah mü'minlerin kalbinde, ona sevgi ve merhamet yaratır.Herkes onu sever. Allah, hayırlı olan herşeyi, ona hızla yaklaştırır."
(Taberani)
"Amellerden rahatça yapabileceğiniz kadarını yapın. (Daha fazla yapacağım diye kendinizi zorlayıp usanmayın.) Siz amelden usanmadıkça, Allah da sevap ve ecir vermekten usanmaz. Amellerin Allah'a en sevimli olanı, az dahi olsa, devamlı yapılandır." (Buhari)
Hz.Ömer Radiyallahu Anhd'dan Rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Hiçbir kazanç sahibi, kendisini hidayete
nail edecek veya inancını tehlikeden kurtaracak bir ilme sahip olmaktan daha büyük bir kazanç sağlamadı."
(Taberani/Evsat)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Üstünüze gaflet çökünce yerinizi değiştiriniz."
(Ramuz)
Ebu Amire oğlu Muhammed Radiyallahu Anh'tan rivayet edildiğine göre den, Allah Resûlü buyurdu ki:
"Bir adam doğumundan yaşlanıp ölünceye kadarki bütün hayatını Allah'a itaat ederek, secde ve ibadet halinde geçirse bile, kıyamet gününde bu yaptıklarını az görür. Dünyaya döndürülmeyi, daha çok ibadet ve hayır işleyerek mükafat ve sevabının artmasını can ü gönülden temenni eder."
(İmam Ahmed)
İbn-i Abbas (r.a)'dan rivayete göre Rasulullah (s.a.ş) şöyle buyurmuştur:
«İki nimet vardır ki, insanlardan çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.»
(Buhari)
Hz. Ömer Radiyallahu Anh'tan rivayetle, Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) bir kula bir nimet verdiğinde, ihtiyaç sahiplerinin ona çok gidip gelmesinden usanarak onları iyi karşılamaz ve tahammül etmezse, verilen o nimet zeval bulur."
(Haraiti)
"Hayatını gafletle geçiren, dönüş yapar da kalan ömrünü hayırlı işlerle geçirirse, geçmiş bütün günahları da bağışlanır.
Kim dönüş yapmaz da, kalan ömrünü de, kötü işlerle geçirirse, geçmişte yaptığı ve gelecekte yapmaya niyetlendiği bütün kötü işlerden hesaba çekilir."
(Taberani)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"istihare eden doğrudan mahrum kalmaz.
istişare eden sorduğuna pişman olmaz.
iktisat eden de geçim darlığı çekmez."
(Taberani/Kebir, Evsat)
"Üç kısım insan vardır ki, http://www.islamgulleri.gen.tr/images/smiley/Allahim.gif onların yüzüne bakmaz. Onlarla konuşmaz. Onları korumaz. Onlar için can yakıcı azab vardır.
Bunlar şunlardır:
1- Elbiselerini yerde sürüyerek gidenler,
2- Yaptıkları iyiliği başa kakanlar,
3-Satacakları mallarını, yalan yere yemin ederek satanlar."
(Müslim)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cuma gününden söz ederek şöyle buyurdu:
"Cuma gününde bir zaman vardır ki, şayet bir müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah'tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir."
Resûl-i Ekrem o zamanın pek kısa olduğunu eliyle gösterdi.
Buhârî, Cum`a 37, Talâk 24, Daavât 61; Müslim, Müsâfirîn 166, 167, Cum`a 13-15. Ayrıca bk. Tirmizî, Cum`a 2; Nesâî, Cum`a 45; İbni Mâce, İkâmet 99
---
Ebû Bürde İbni Ebû Mûsâ el-Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi: Babam, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğini söyledi:
"O vakit, imamın minbere oturduğu andan namazın kılındığı zamana kadar olan süre içindedir."
---
Müslim, Cum`a 16. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 202; Nesâî, Cum`a 45
Cumanız Mübarek Olsun ..
"Fakirleri hor görmeyin. Siz, sırf zayıf ve fakirlerinizin yüzü hürmetine yardım görüyor ve rızıklandırılıyorsunuz."
(Buhari)
---
"Bu ümmete ancak, zayıf ve fakirlerinin duaları, namazları ve ihlasları sebebiyle yardım edilir."
(Nesai)
"İyi arkadaş, misk satan gibidir.Sana misk vermese de güzel kokusundan yararlanırsın.
Kötü arkadaş ta demirci körüğü çeken gibidir. Üzerine kir bulaşmasa da dumanı siner."
(Ebu Davud)
Hz. Ukbe ibni Amr'dan rivayetle Efendimiz Aleyhissâlü Vesselâm buyurdular ki:
"Gün içinde yapılan hiçbir amel yoktur ki, günün sonunda onun üzerine mühür vurulmasın."
Bir mü'min hasta olunca melekler derler ki:
"Ey Rabbimiz! Kulun falancayı hastalıkla amelden hapsettin."
Rab şöyle buyurur:
"İyileflinceye veya ölünceye kadar, evvelce her gün yaptığının misli ile onun amellerini mühürleyin."
(Ahmet bin Hanbel)
Hz. Sevban Radiyallahu Anh'tan rivayetle, Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) bir kula bir musibet veya daha fazlasını vermişse, bunu, ancak bu musibet sebebiyle
bir günahını silmek veya ulaştıracağı bir dereceyi ona vermek gibi iki seçenekten biri için vermiştir."
(Ebu Nuaym
İbn-i Mes'ud Radiyallahu Anh'dan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"(Yeryüzünde) zulme maruz kalarak öldürülen hiçbir can yoktur ki, Âdem peygamberin ilk oğlu Kabil'e, onun öldürme günahından bir hisse yazılmasın. Çünkü, (dünyada) insan öldürme çığırını ilk açan odur."
(Buhari - 7321; Müslim - 1677)
Ebu Amr Cerir bin Abdullah'tan rivayet edildiğine göre Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Her kim İslamda güzel bir çığır (iyilik kapısı) açarsa, ona hem açtığı bu çığırın sevabı, hem de kendisinden sonra aynı çığırda yürümeye devam edenlerin sevabı yazılır. Üstelik o çığırda yürüyenlerden herbirinin sevabından hiçbir şey eksiltilmeden (çığırı açan zata yazılır).
Yine her kim, İslamda kötü bir çığır (günah işleme yolu) açarsa hem bu çığırın günahı ve hem de kendisinden sonra o çığırda yürüyenlerin günahı, çığırı açan kimseye yazılır. Üstelik o kötü çığırda eksiltilmeden (çığırı açan zata aynısı yazılır.)
(Müslim/Zekat 69; Nesâi/Zekat 64)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kendi nefsine yedirdiğin sana sadakadır.
Çocuğuna yedirdiğin senin için sadakadır.
Eşine yedirdiğin senin için sadakadır.
Hizmetçine (işçine) yedirdiğin senin için sadakadır."
(Ahmed)
---
"Bir kimsenin kendisine, başkalarına muhtaç olmamak için yaptığı harcama, sadakadır. Bir kimsenin eşine, çocuklarına ve diğer aile bireylerine harcadıkları da sadakadır."
(Taberani)
"Cömertlik güzeldir, fakat zenginde olursa daha güzel olur."
Hadis-i Şerif
"Münafık'ın belirtisi üçtür:
Söylediği zaman yalan söyler,
Söz verince yerine getirmez,
Kendisine (bir şey) emanet edildiği vakit hıyanet etmekten çekinmez."
(Buhari-Muslim-Tirmizi)
Ebu Hureyre (R.A) dan
Bir gün Allah rasülü:
“Kim şu kelimeleri benden alır, onlarla amel eder veya başkalarına ulaştırır?” buyurdu.
Bende buna talip oldum.
Allah rasülü şunları söyledi.
Haramlardan sakınırsan, Allah’ın en âbid kulu olursun.
Allah’ın sana olan taksimatına rıza gösterirsen, insanların en zengini olursun.
Komşuna ihsanda bulun ki, kâmil bir Mü’min olursun.
Kendin için istediğini başkası içinde iste ki, kâmil bir Müslüman olursun. Fazla gülme! çünkü fazla gülmek kalbi öldürür.
Tirmizi. Zühd 2/2305
Hz. Ebu Said'den rivayet edildiğine göre Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdular:
"Bir kulun kalbinde dünya sevgisi uyanırsa, Allah onu şu üç hasletle mübtela kılar: Uzun emeli (sayısız istekleri) olur, sonunu getiremez.
Bitmez tükenmez ihtiyaca düşer. Öyle bir meşgaleye tutulur ki, sıkıntılarından kendini kurtaramaz."
(Deylemi)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'dan rivayet edildiğine göre Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Yeryüzünde hiçbir müslüman yoktur ki, farz namaz için hakkıyla abdest alsın da, o gün ayaklarının yürüdüğü, ellerinin tuttuğu, gözlerinin baktığı, kulaklarının dinlediği, dilinin söylediği, nefsinin arzuladığı kötü şeyler ondan affedilmesin.G
(İbni Asakir)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Zayıflarının güçlülerinden hakkının alınamadığı bir milleti, Allah nasıl yüceltir?"
(İbni Mace, Fiten)
Hz. İbn-i Abbas'tan rivayet edildiğine göre Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) bir ümmete gadab ederse; onların pazarında pahalılık, çarşısında kesadlık olur. Aralarında fesad çoğalır ve iş başındakilerin
zulmü artar. Bundan sonra zenginleri zekat vermez, yöneticiler, halkı iyi idare etmez ve fukarası da namaz kılmaz olur."
(İbni Neccar)
Hz. İbn-i Abbas'tan rivayet edildiğine göre Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) bir ümmete gadab ederse; onların pazarında pahalılık, çarşısında kesadlık olur. Aralarında fesad çoğalır ve iş başındakilerin
zulmü artar. Bundan sonra zenginleri zekat vermez, yöneticiler, halkı iyi idare etmez ve fukarası da namaz kılmaz olur."
(İbni Neccar)
İbni Ömer radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Biriniz cuma namazına gideceği zaman boy abdesti alsın."
(Buhârî, Cum`a 2, 5, 12; Müslim, Cum`a 1, 2, 4; Tirmizî, Cum`a 3; Nesâî, Cum`a, 7, 25; İbni Mâce, İkâmet, 80)
---
Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her bâliğ olan kimseye cuma günü boy abdesti almak gereklidir."
(Buhârî, Ezan 161, Cum`a 2, 3, 12; Müslim, Cum`a 5, 7; Ebû Dâvûd, Tahâret 127; Nesâî, Cum`a 2, 6, 8, 11; İbni Mâce, İkâmet 80)
---
Semüre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Her kim cuma günü abdest alırsa ne iyi eder; hele boy abdesti alırsa, o daha iyidir."
(Ebû Dâvûd, Tahâret 128; Tirmizî, Cum`a 5. Ayrıca bk. Nesâî, Cum`a 9)
Hz. Enes'den rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir cemaat Allah'ı zikretmek için bir yerde otururlarsa, bir münadi gökten onlara şöyle nida eder:
"Allah'ın mağfiretine nail olmuş olarak kalkınız."
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Ibni Mes'ud Radiyallahu Anh'dan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Kafir veya müslüman bir adam bir iyilik yaparsa Allah teala ona sevap verir."
Denildi ki: "Kafire sevap nasıl olur?"
Buyurdu ki: "Eğer o sıla-i rahim yapsa veya bir sadaka verse veya bir hasene işlese, Allah ona mal, çocuk, sıhhat ve bunun benzerlerini verir."
Denildi ki: "Ahirette karşılığı nedir?"
Buyurdu ki: "Azabı hafif olur."
(Beyhaki/fiuab)
Hz. Ebu Umame Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kavim, hidayetten sonra dalalete, ancak aralarında başlayan mücadele ile düşerler."
(Tirmizi)
Beşir el-Ganauî'den rivayetle:
İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel
kumandandır, onu fetheden askerde ne güzel askerdir.
Hadis-i Şerif Meali - Camiu's Sağir - Hadis No : 7227
Ebû Hüreyre ile İbni Ömer radıyallahu anhüm'den rivayet edildiğine göre bu iki sahâbî Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in minber üzerinde şöyle buyurduğunu duymuşlardır:
"Bazı kimseler cuma namazlarını terketmekten ya vazgeçerler veya Allah Teâlâ onların kalplerini mühürler de gafillerden olurlar."
(Müslim, Cum`a 40. Ayrıca bk. Nesâî, Cum`a 2; İbni Mâce, Mesâcid 17)
---
Resûlullah sallallahu aleyhi vessellem buyurdular ki:
"Cuma namazlarını önemsemeyerek üç hafta cuma namazı kılmayan kimsenin kalbini Allah Teâlâ mühürler"
(Ebû Dâvûd, Salât 204; Tirmizî, Cum`a 4; Nesâî, Cum`a 2; İbni Mâce, İkâmet 93).
Ebû Hüreyre (r.a.) rivayet ediyor:
Cuma gününde her mescidin bütün kapılarında melekler bulunur. Gelenleri öncelik sırasına göre yazarlar. İmam minbere oturduğunda defterlerini dürerler de hutbede yapılan zikri dinlemeye gelirler. Sevap olarak önce gelenlere bir deve kurban etmiş gibi, ondan sonra gelene bir inek kurban etmiş gibi, ondan sonra gelene bir koç kurban etmiş gibi, ondan sonra gelene bir tavuk sadaka vermiş gibi, ondan sonra gelene de bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap yazarlar.
Hadis-i Şerif Meali - Camiu's Sağir - Hadis No : 804
Ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile temenna edip: "Bizim hakkımızda Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız" derler.
Tirmizi, Zühd 61
“Sana faydalı olan şeye karşı hırslı ol; Allah’tan yardım iste ve sakın acizlik gösterme. Eğer başına bir şey gelirse; keşke şöyle şöyle... yapsaydım deme. Aksine: ‘Bu Allah’ın kaderidir. Allah dilediğini yapar.’ de Çünkü ‘Keşke...’ şeytanın amelinin anahtarıdır.”
(Müslim, Kader, 34; İbnu Mace, Mukaddime, 10)
Hz.Cerir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselem şöyle buyurdular:
"Bir adam, bir topluluk arasında bir günah işler ve onlar da onu önlemeye güçleri yettiği halde mani olmazlarsa, ölümlerinden evvel, Allah onlara bir azab verir."
(İbn Neccar)
"Gün içinde yapılan hiçbir amel yoktur ki, günün sonunda onun üzerine mühür vurulmasın."
Bir mü'min hasta olunca melekler derler ki:
"Ey Rabbimiz! Kulun falancayı hastalıkla amelden hapsettin."
Rab şöyle buyurur:
"İyileflinceye veya ölünceye kadar, evvelce her gün yaptığının misli ile onun amellerini mühürleyin."
(Ahmet bin Hanbel)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hiç kimse yoktur ki, Allah'a bir dua etsin de, Allah istediğini ona vermesin veya kötülükten bir miktarı onun üzerinden kaldırmasın. Şayet o dua, günah işlemeye ait veya sıla-i rahmi kesmeye dair bir dua değilse."
(Ahmed bin Hanbel)
Hatice_Sultan
11-06-09, 10:32
Ebu Hureyre Hazretleri Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
Sevdiğin kişiyi ölçülü sev.
Yoksa, bir gün gelir o insan gözünde sevimsizleşir de önceki aşırı muhabbetinden dolayı elemin iyice ziyadeleşir.
Kızdığın kimseye karşı da ölçülü ol ve nefret hissinin önünü kes. Aksi halde, gün döner de o şahıs dostun oluverirse evvelki öfkeli tavırlarının mahcubiyeti seni çok üzer.
(Tirmizi, Birr, 59)
Ey Ebu Hureyre, vera sahibi ol (harama götürme şüphesi olan şeylerden de kaçın) ki insanların Allah'a en iyi kulluk edeni olasın! Kanaatkarlığı esas al ki insanların Allah'a en iyi şükredeni olasın. Nefsin için sevdiğini insanlar için de sev ki (kamil) mü'min olasın. Sana komşu olanlara iyi komşuluk et ki (kamil bir) müslüman olasın. Gülmeyi az yap, zira çok gülmek kalbi öldürür.
(Kütüb-i Sitte, 7257
http://islamcokguzel.files.wordpress.com/2007/07/hadis.jpg
"Yeryüzünde hiçbir müslüman yoktur ki, farz namaz için hakkıyla abdest alsın da, o gün ayaklarının yürüdüğü, ellerinin tuttuğu, gözlerinin baktığı, kulaklarının dinlediği, dilinin söylediği, nefsinin arzuladığı kötü şeyler ondan affedilmesin.
(İbni Asakir)
îbni Amr'dan (r.a.) rivayetle:
iman bakımından mü'minlerin en üstünü, birşey istediğinde kendisine verilen, verilmediği zaman da istemekte ısrar etmeyendir.
Hadis-i Şerif Meali - Camiu's Sağir - Hadis No : 1294
Hz. İbni Mes'ud Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Sizden birisi imam arkasında namaz kıldığı zaman sussun. Zira imamın kıraatı kendisinin kıraatı; onun namazı kendisinin namazı demektir."
(Hatib/Tarih)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Hiçbir adam yoktur ki, kendinde büyüklük duygusu taşısın ve kibirli yürüsün de, Allah'a kavuştuğunda,
onu kendine karşı hışımlı bulmasın."
(Buhari)
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden biri içiyle dışıyla Müslüman olursa, yaptığı herbir hayır en az on mislinden, yedi yüz misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sâdece misliyle yazılır. Bu hâl, Allah'a kavuşuncaya kadar böyle devam eder."
Buharî, İman 31; Müslim, İman 205, (129).
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez.
Regaib gecesi,
Şabanın 15. gecesi (Beraat gecesi),
Cuma,
Ramazan bayramı ve
Kurban bayramı gecesi."
[İbn-i Asâkir]
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder."
[Gunye]
---
"Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır."
[Ebu Yala]
---
"Kim Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutarsa, oruç tutulan günler dile gelip 'Ya Rabbi onu mağfiret et' derler."
[Ebû Muhammed]
---
"Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, 'Geçmiş günahların affoldu' der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti.
[Taberânî]
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Hiçbir adam yoktur ki, kendinde büyüklük duygusu taşısın ve kibirli yürüsün de, Allah'a kavuştuğunda,
onu kendine karşı hışımlı bulmasın."
(Buhari)
Hz. Safvan İbni Assal Radiyallahu Anh'tan rivayet edildiğine göre Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Evinden ilim öğrenmek için çıkan kimseye, melekler, hoşnudlukları sebebiyle kanadlarını gererler."
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Ebu Bekre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) tarafından, devlete isyan ve akraba ile alakayı kesmek gibi, cezası hem dünyada peşin
olarak verilen, hem de ahirette cezalandırılmayı hak eden başka bir iş yoktur."
(Ebu Davud; Tirmizi)
Hz. İbni Mes'ud Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Sizden birisi imam arkasında namaz kıldığı zaman sussun. Zira imamın kıraatı kendisinin kıraatı; onun namazı kendisinin namazı demektir."
(Hatib/Tarih)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse müslüman bir kişiyi, onun ırz ve şerefine halel gelecek bir yerde yalnız bırakırsa, Allah da onu Allah'ın yardımını çok beklediği bir sırada yalnız bırakır."
(Ahmed bin Hanbel; Ebu Davud)
"Hiç kimse yoktur ki, Allah'a bir dua etsin de, Allah istediğini ona vermesin veya kötülükten bir miktarı onun üzerinden kaldırmasın. Şayet o dua, günah işlemeye ait veya sıla-i rahmi kesmeye dair bir dua değilse."
(Ahmed bin Hanbel)
Resulullah (sav) "Allah'tan hakkıyla haya edin!" buyurdular. Biz: "Ey Allah'ın Resulü, elhamdülillah, biz Allah'tan haya ediyoruz" dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur."
"Sizden birisi imam arkasında namaz kıldığı zaman sussun. Zira imamın kıraatı kendisinin kıraatı; onun namazı kendisinin namazı demektir."
(Hatib/Tarih)
"Ölenlerden kimse yoktur ki, sözü ile ameli (ayrı ayrı) tartılmasın. Sözü amelinden ağır gelenin ameli
kabul olmaz. Eğer ameli sözünden ağır gelirse, ameli kabul edilir."
(Deylemi)
Hatice_Sultan
03-07-09, 10:32
Üç kişi var ki duaları reddedilmez
Üç kişi vardır duaları reddedilmez.(mutlaka kabul edilir):
Adil devlet başkanı, iftarını yaptığı zaman oruçlu ve zulme uğramış kişinin duası.
Allah,mazlumun duasını bulutların fevkine çıkarır ve onlara sema kapıları açılır ve Allah Teala hazretleri:
"İzzetime yemin olsun!Vakti uzasa da duanı mutlaka kabul edeceğim!"buyurur.
(Kütüb-ü Sitte,Hadis No.5099)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Hak sözden daha faziletli bir sadaka yoktur."
(Taberani/Kebir)
Hz. Selman Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah'a (c.c.), tövbekar gençten daha sevgili, isyan haline devam eden ihtiyardan daha nefretlik bir insan yoktur. Sevaplar içinde de Cuma günü ve gecesinde yapılan iyilikten daha sevimlisi, günahlar içinde de yine Cuma günü ve gecesinde işlenilen günahtan daha nefretlisi yoktur."
(Ebu Muzaffer Sem’ani)
Hz. Ebu Ümame Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) bir kavme yağmuru rahmetinden, kıtlığı ise gadabından verir."
(Ebu'ş-Şeyh)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Her şeyin bir süsü vardır. Kur'an'ın süsü de güzel sestir."
(Taberani/Kebir)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır. Mescid-i Haramda kılınan bir namaz ise, diğer yerlerdeki yüzbin namazdan efdaldir."
(Tahavi; Ahmet bin Hanbel)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, diğer mescidlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır. Mescid-i Haramda kılınan bir namaz ise, diğer yerlerdeki yüzbin namazdan efdaldir."
(Tahavi; Ahmet bin Hanbel)
ELHAMDÜLİLLAH kılmak nasib oldu
rAbbim her mümine nasib etsin
ELHAMDÜLİLLAH kılmak nasib oldu
rAbbim her mümine nasib etsin
Aminnnnnnnn
Hz. İbni Abbas rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Hz.Ömer (Radiyallahu Anh.) müslüman olunca Cebrail (Aleyhisselam) Bana geldi ve dedi ki:
– Gök ehli, Ömer'in müslüman olmasından şenlik ediyor."
(Ebu Nuaym)
Enes b. Malik Radiyallahu Anh'tan rivayet edildiğine göre Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle derdi:
"Allahümme bareklena fi Recebe ve Şaban ve belliğna Ramazan. (Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır.)"
(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Muhakkak zaman, Allah'ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır."
(Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)
Hz. İbni Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kupa su, biraz ekmek ve bir duvar veya ağaç gölgesinden fazlası sebebiyle, Adem oğlu kıyamette
hesaba çekilir."
(Deylemi)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah'ın, birliğine inanan bir kimseye Rahmetle bakması, Allah üzerine haktır."
(Hatib/Tarih)
http://img.webme.com/pic/t/tevhid-imucadele/hadisanasayfa.jpg
Kim Allah Teala hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah'a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) atar.:)
"Kulların eriştiği her sabah, bir münadi şöyle nida eder:
'Ey insanlar, toprak olmak için doğun, harcayıp yoketmek için (mal) toplayın ve harap olmak için bina kurun.'"
(Beyhaki/fiuab)
Hz. Ömer ibni Yezid Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse bir serçeyi sebepsiz yere öldürürse, o kuş kıyamette şöyle bağırır:
"Yarabbi, bu kulun beni boş yere öldürdü. Hem kendisi benden faydalanmadı, hem de beni bırakmadı ki senin yarattığın yeryüzünde (özgürce) yaşayayım."
(Taberani/Kebir)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Ölenlerden kimse yoktur ki, sözü ile ameli (ayrı ayrı) tartılmasın. Sözü amelinden ağır gelenin ameli
kabul olmaz. Eğer ameli sözünden ağır gelirse, ameli kabul edilir."
(Deylemi)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'dan rivayetle Efendimiz Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Mü'min, Allah'ın indindeki azabı bilseydi, Cenneti ümid etmeye mecali kalmazdı. Kafir de Allah yanındaki Rahmeti bilseydi, Cennetten asla ümidini kesmezdi."
(Tirmizi)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'dan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
"Derece cihetinden, söylediğini doğru söyleyen, adaletle idare eden ve merhametli olan bir idareciden (Allah'a daha) sevgili insan yoktur."
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hiç kimse yoktur ki, Allah'a bir dua etsin de, Allah istediğini ona vermesin veya kötülükten bir miktarı onun üzerinden kaldırmasın. Şayet o dua, günah işlemeye ait veya sıla-i rahmi kesmeye dair bir dua değilse."
(Ahmed bin Hanbel)
"Allah'a (c.c.), tövbekar gençten daha sevgili, isyan haline devam eden ihtiyardan daha nefretlik bir insan yoktur. Sevaplar içinde de Cuma günü ve gecesinde yapılan iyilikten daha sevimlisi, günahlar içinde de yine Cuma günü ve gecesinde işlenilen günahtan daha nefretlisi yoktur."
(Ebu Muzaffer Sem’ani)
Men tevâdaa rafeahullâhu ve men tekebbera vedaahullâhu." "Allah için tevazu göstereni Allah yüceltir. Kibirli olanı ise Allah alçaltır." (Ahmed bin Hanbel Müsned 3/76)
"Hz.Ömer (RadiyAllahu Anh.) müslüman olunca Cebrail (Aleyhisselam) Bana geldi ve dedi ki:
– Gök ehli, Ömer'in müslüman olmasından şenlik ediyor."
(Ebu Nuaym)
Hatice_Sultan
10-07-09, 11:19
Allah Resulü'nden (ASM)...
İbni Abbas (r.a.) rivayet ediyor;
Resûlullah, "Cennet bahçesine uğradığınızda manen besleniniz" buyurdu.
Sahabîler, "Yâ Resûluliah, Cennet bahçeleri nedir?" diye sordular. Peygamberimiz, 'İlim meclisleridir" buyurdu.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 860
"Hiçbir müslüman yoktur ki, bir mü'min kardeşine gıyaben (arkasından) dua etsin de, bir melek, 'sana da bir o kadarı olsun' demesin."
(Müslim; Ebu Davud)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Erkek veya kadın, hiçbir kul yoktur ki, günde yetmiş kere istiğfar etsin de, Allah onun yedi yüz günahını affetmesin."
(Deylemi)
"Allah Tealanın 100 rahmeti vardır. Ondan (yeryüzüne indirdiği) bir rahmet ile canlılar birbirlerine acırlar. Doksan dokuz rahmeti ise kıyamet günü içindir."
(Müslim - 2702)
Hadis : (Ravi der ki) Bana ulaştığına göre, (kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz.
HadisNo : 5067
"Gözlerinden Allah korkusundan sinek başı kadar bir yaş çıkan hiçbir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüne aksın da, o yüze ebediyen ateş dokunsun."
(İbni Mace)
"Hiçbir kul yoktur ki, onun gökte bir ünü olmasın. Eğer gökteki ünü güzel ise, yerde de ona güzel ün
yazılır. E¤er gökteki ünü fena ise, yerde de ona kötü ün verilir."
(Beyhaki/Sünen)
Mehmetakif
18-07-09, 08:30
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Ashabım ile ümmetimin misali, yemekte tuzun misali gibidir. Yemeğin ancak tuzla tadı gelir."
(Ramuz)
"Bir adam duasının kabul olmasını ve sıkıntıdan kurtulmasını isterse, darlığa uğrayan insana yardım
etsin."
(İbn-i Ebiddünya
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Tirmizî, İlm, 14.
"Bir adama, bir din kardeşi fikir danışır ve o da bilerek kendisine isabetsiz bir görüş belirtirse, o
adam o kardeşine hiyanet etmiş olur."
(İbni Cerir)
"Genişlik ve rahatlık halinde, (şükür ve itaatla) kendini Allah'a tanıt ki, O da sıkıntılı anında
(yardıma koşmakla) seni tanısın."
(Camiussagîr, 3317)
"Kim gününün başlangıcını hayırla açıp onu hayırla tamamlarsa, Allah meleklerine: "Bu iki hayır arasında işlenen günahları bu kulumun aleyhine yazmayın" buyurur."
(Taberani/Kebir
Hz.Ukbe Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse bir adamın eliyle müslüman olursa, Cennet o aracı kişiye vacip olur."
(Taberani/Kebir)
Hz.Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Bir adam ahireti murad eder ve onu kazanmaya gayret ederse, Allah (c.c.), zenginliği onun kalbine kor, geçimini derleyip toparlar. Artık o zat, zengin olarak sabahlar, zengin olarak akşamlar."
(İbni Neccar)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir adamın haksız yere malına saldırılır ve o da malını müdafaa ederken öldürülürse şehiddir."
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Erkek veya kadın, hiçbir kul yoktur ki, günde yetmiş kere istiğfar etsin de, Allah onun yedi yüz günahını affetmesin."
(Deylemi)
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Üç yerde lezzet ve haz duymakta ileri gidin:
Namazda,
Kur'an okuma esnasında,
Allah'ı anarken."
(Salih b. Beflir el-Mürri)
Hz. Ali Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hiçbir kul yoktur ki, bir günah yapsın ve ardından kalkıp güzelce abdest alıp iki rek'at namaz kılarak bu günahından mağfiret dilesin de, Allah onu affetmesin."
(Tirmizi)
Hz. Ebu Umame'den rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hiç bir kimse yoktur ki, on kişiye veya daha yukarısına baş olsun da, kıyamet günü eli boynuna bağlı gelmesin. O bağı adaleti çözer, zulmü de sıkılaştırır."
(Ebu Said/Kaza)
Hz.Cerir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselem şöyle buyurdular:
"Bir adam, bir topluluk arasında bir günah işler ve onlar da onu önlemeye güçleri yettiği halde mani olmazlarsa, ölümlerinden evvel, Allah onlara bir azab verir."
(İbn Neccar)
"Bir kimse erkek ve kadın tüm mü'minlere duada bulunursa, geçmiş ve gelecek mü'min adedince
sevab alır."
(Taberani/Kebir)
Hz. Ebu Bekir'i Sıddîk Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam buyurdular ki:
"Kim sabahleyin Allah'a taat niyeti ve azmiyle güne başlarsa, Allah ona o günün tamamını sevap
olarak yazar, arada günah bile işlese."
(Deylemi)
Hz. Ebu Bekir'i Sıddîk Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam buyurdular ki:
"Kim sabahleyin Allah'a taat niyeti ve azmiyle güne başlarsa, Allah ona o günün tamamını sevap
olarak yazar, arada günah bile işlese."
(Deylemi)
---
Müslümanın niyeti amelinden daha önemlidir. Eğer sabah güne Allah'ın adını anarak ve o günü de taat içinde geçirmeye niyet ederek gününe başlasa, Rahmeti Sonsuz tarafından bu niyet günün tamamını sevap olarak yazma şeklinde tezahür ediyor
Hz. İbni Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimsenin malına veya bedenine bir musibet isabet etse ve bu hali insanlardan gizleyip şikayet
etmese, onu mağfiret etmek, Allah'a hak olur."
(Taberani/Kebir)
Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem Miracını haber verdiğinde Kureyş müşrikleri, hemen, Hz. Ebu Bekir'in yanına vardılar. Ona:
"Ey Ebu Bekir! Senin sahibin hakkındaki şeyden haberin var mı?
O, güya, bu gece Beytü'l-Makdis'e varmış![1] Orada namaz kılmış! Sonra da Mekke'ye dönmüş!?" dediler.
Hz. Ebu Bekir:
"Siz onun hakkında yalan söylüyorsunuz!" dedi.
Müşrikler:
"Hayır! Kendisi, şuradaki Mescid'de halka böyle söyledi!" dediler.
Hz. Ebu Bekir:
"Vallahi, eğer o bunu söyledi ise, muhakkak, doğrudur!" dedi.
Müşrikler:
"Sen onu doğruluyor, kendisinin bir gecede Beytü'l-Makdis'e gidip sabahtan önce Mekke'ye geldiğini doğru buluyor musun?" dediler.
Hz. Ebu Bekir:
"Evet! Bunda şaşacağınız ne var?
Vallahi, ben onu bundan daha uzak olanında, gecenin veya gündüzün herhangi bir saatinde kendi******sine semadan haber geldiğini bana haber verdiğinde tasdik edip duruyorum!" dedikten sonra, Peygamberimiz (a.s.)ın yanına geldi ve:
"Ey Allah'ın Peygamberi! Sen şu halka bu gece Beytü'l-Makdis'e gittiğini söyledin mi?" diye sordu.
Peygamberimiz (a.s.):
"Evet!" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir:
"Ey Allah'ın Peygamberi! Onu bana tarif ve tavsif et! Çünkü, ben oraya gitmişimdir" dedi.
Beytü'l-Makdis, hemen, Peygamberimiz (a.s.)ın gözünün önüne geldi. Peygamberimiz (a.s.), ona bakarak, Hz.Ebu Bekir'e Beytü'l-Makdis'i birer birertarif etmeye başlamış; anlattıkça, Hz. Ebu Bekir de:
"Doğru söylüyorsun! Ben şehadet ederim ki; sen Allah'ın Resûlüsün!" demiştir.
Peygamberimiz (a.s.) da:
"Ey Ebu Bekir! Sen, Sıddîk'sın!" buyurmuş ve o gün ona Sıddık ismini vermiştir.
---
İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39, Zehebî, s. 247-248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.
İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 3, s. 113.
İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 39-40, Zehebî, s. 248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.
Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 248.
Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.
Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 248; Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21.
İbn İshak, İbn Hişam, c. 2, s. 40.
İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 2, s. 40, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 56, Zehebî, Târîhu'l-islâm, s. 247-248, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21-22.
İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 2, s. 39-40, Ebu'l-Fidâ, Tefsîr, c. 3, s. 21-22.)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Allah (c.c.) buyurur: "Ben mü'min bir kulumu hasta ettiğimde, o da Beni ziyaretçilerine şikayet etmediğinde; onu, hastalıktan, etinin yerine daha hayırlı bir et, kanının yerine de daha hayırlı bir kan vererek iyileştiririm. Ve eski yaptıklarını silip, yeni bir defterle onu amele başlatırım."
(Beyhaki/Sünen)
Hz. İbni Ömer Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
"Bir kul, bir şeyi ancak ve yalnız Allah için terk ederse, Allah o kula din ve dünya hususunda o terkettiğinden daha hayırlısını, bedel olarak ihsan edecektir."
(Ebu Nuaym/Hilye)
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Ashabım ile ümmetimin misali, yemekte tuzun misali gibidir. Yemeğin ancak tuzla tadı gelir."
(Ramuz)
îbni Mes'ûd (r.a.) rivayet ediyor:
Miraca götürüldüğüm gece ibrahim'i (a.s.) gördüm. Bana şöyle dedi: "Ey Muhammedi Ümmetine selâm söyle ve onlara bildir ki, Cennet toprağı hoş ve temiz suyu tatlı ve kendisi düz ve boş bir arazidir. Bitkileri ise, "Sübhanallahi,
ve'lhamdülillah ve lâ ilahe illallahü val-lahü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billah"tır.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 4379
Böyle bir evlâda sâhip olmak, her ana-baba için büyük bir ebediyet kazancıdır.
Allâh Rasûlü -sallallâhu aleyhi ve sellem-, hadîs-i şerîflerinde bu kazancı şöyle ifâde buyurur:
“Allâh Teâlâ cennetteki sâlih kulunun derecesini yükseltir de, hayrete düşen kul:
«−Yâ Rabbî! Bu terfî bana hangi sebeple verildi?» der.
Allâh Teâlâ da:
«−Çocuğunun sana yaptığı istiğfar ve duâ sebebiyle.» buyurur.” (Ahmed bin
Hanbel, II, 509; İbn-i Mâce, Edeb, 1
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:
"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim."
Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder."
(İbni Mâce, İkame, 191.)
Cabir (r.a.) rivayet ediyor:
Gece kalkıp ibadet yapmayı ihmal etmeyin. Çünkü bu sizden önceki salih insanların âdetidir. Yüce Allah'ın yakınlığına vesiledir. Kötülüklerden
ahkoyucudur. Günahlara karşı keffarettir. Bedenden hastalıkları
kovucudur.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 5573
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Zenginlerin zekatı fakirlere yeterli gelmiyecek olsaydı. Allah onlara ayrıca nafaka çıkarırdı. (Fukara aç kalıyorsa zenginlerin zulmü, fakirin hakkını vermemesi yüzündendir.)"
(Askeri)
lbni Amr'dan (r.a.) rivayetle:
Hiçbir kuş veya başka bir hayvan yoktur ki, haksız yere öldürülsün de Kıyamet Günü haklanın alınmasını istemesin.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 8025
Hz. Enes Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Malından gizlice veya aşikare infakta bulunan (Allah cc. yolunda harcayan) hiçbir müslüman yoktur ki, Cennet onu 'hele bana gel, bana gel' diye çağırmasın."
(Hatib/Tarih)
Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Eğer birinci saftaki sevabı bilseydiniz, oraya ancak kur'a ile geçerdiniz."
(Müslim, Salat)
Hz. İbni Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyli Vessellem buyurdular ki:
"Kıyamet gününde, Allah, Hacer-i Esvedi, bakar iki gözü ve konuşan bir dili olduğu halde yeniden ortaya çıkaracak ve o kendisine sadık bir niyet ile selam vermiş (el sürmüş) olana şehadet edecektir."
(Ahmed bin Hanbel)
"Bir kimsenin malına veya bedenine bir musibet isabet etse ve bu hali insanlardan gizleyip şikayet
etmese, onu mağfiret etmek, Allah,a hak olur."
(Taberani/Kebir)
Hz. Ebu Musa Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Dünyada bir musibet ile müptela olan bir kul yoktur ki, bu, bir günahı sebebi ile olmasın. Allah cc. ise kerem sahibidir ve af cihetiyle büyüktür. O günahı sebebiyle kıyamet gününde, o kuluna tekrar sual sormaz."
(Teberani/Kebir)
Hz. Muaz Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Hiçbir kul yoktur ki, yüzünde dünya işlerini görür iki gözü, kalbinde de ahiret işlerini görür iki gözü olmasın. Allah (c.c.) bir kula hayır murad
ettiğinde, onun kalbindeki iki gözünü açar."
(Deylemi)
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Âdemoğlunun işlemiş olduğu her iyilik ve ibadet, sevap bakımından on katından yedi yüz katına, Allah’ın dilediği sayıya kadar artar.
Allah buyuruyor ki: 'Ancak oruçlu böyle değildir. Çünkü oruç sırf Benim rızam için tutulmuştur, Bana aittir. O zevkleri ve yemesini Benim için bırakır.'
Oruçlu için iki sevinç vardır: Birinci sevinci iftar vaktindeki sevincidir. Diğeri de, Rabbine kavuşup mükâfatını aldığı zamanki sevincidir.
Allah'a yemin ederim ki, oruç tutanın ağzının kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur."
(İbni Mâce, Sıyam: 1)
Muaz ibni Cebel Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Bir seferde Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemle beraberdik. Yolda giderken, “Ya Resulallah, bana öyle iyi bir işten haber verin ki, beni Cennete soksun ve Cehennemden uzak tutsun” dedim.
Şöyle cevap verdi:
"Sen büyük bir şey sordun. Böyleyken yine bu dediğin şeyi Allah kime nasip ederse ona kolay gelir.
Allah’a ibadet edip, ona bir şeyi ortak koşma, erkân ve âdâbına uyarak namazı dosdoğru kıl, zekâtı ver, Ramazan orucunu tut; Beytullahı ziyaret et (haccet)."
Bundan sonra da, "Ya Muaz, hayır kapılarını sana göstereyim mi?" buyurdu.
"Evet, ya Resulallah." Dediler ki:
"Oruç bir kalkandır, fenalığa karşı bir siperdir.
Su ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları söndürür.
Gecenin yarısında namaz kılmak salih kulların alametidir." (Tirmizî, İman: 8)
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayet ettiğine göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Oruç tutan bir kimse yalancılığı, yalan yere şahitliği ve cahilce davranışları bırakmaz, böyle günahları işlerse, yemesini içmesini terk etmesine Allah bir değer vermez."
(İbni Mâce, Sıyam: 21)
---
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Öyle oruç tutanlar vardır ki, tuttukları oruçtan görecekleri fayda, aç ve susuz kalmaktır.
Gece kalkıp da öyle namaz kılanlar bulunur ki, uykusuz kalmaktan başka bir şey elde edemezler."
(İbni Mâce, Sıyam: 21)
---
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Biriniz oruçlu bulunduğu gün çirkin söz söylemesin, cahilce davranışlarda bulunmasın. Şayet bir başkası kendisine sataşır veya dövüşmeye kalkarsa, 'Ben oruçluyum, ben oruçluyum' diyerek ondan uzak dursun."
(İbni Mâce, Sıyam: 21)
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Her oruç tutan kulun iftar vaktinde kabul olunacak bir duası vardır. Duasının karşılığı mükâfat olarak ya dünyada verilir veya âhirette ebedî bir surette ihsan edilir."
(Kenzü'l-Ummal, 3:328)
---
Hz. Ömer Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Ramazan günlerinde zikirle meşgul olanlar mağfiret edilir, o günlerde Allah'tan dilekte bulunanlar da eli boş dönmezler."
(Kenzü’l-Ummâl, 8:464)
---
İbni Ömer Radiyallâhu Anhümânın rivayet ettiği şu hadis-i şerifte Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem zikrin çeşitlerini ifade ederler:
"Kim Ramazan ayında sessizlik ve sükunet içinde bir gün oruç tutarsa, tekbir getirir, kelime-i tevhit okur, Allah'a hamd eder, helali helal, haramı da haram bilirse, Allah onun bütün geçmiş günahlarını bağışlar."
(Kenzü’l-Ummâl, 8:482)
Abdullah ibni Abbas Radiyallâhu Anhümâ rivayet ediyor:
"Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, hayır, iyilik, yardım yapma hususunda insanların en cömerdiydi. Ramazan ayında da Cebrail Aleyhisselâmla buluştuğu zaman çok daha cömert davranırdı.
Cebrail her Ramazan gecesi Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemle bir araya gelir, tâ ayın sonuna kadar Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem ona Kur'ân'ı okur, dinletirdi.
Cebrâil'le buluştuğu günlerde Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem hayır-hasenat hususunda esen rüzgârdan daha cömert olurdu."
(Beyhakî, 4:305)
Enes ibni Mâlik Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:
Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Veselleme "En faziletli sadaka ne zaman verilendir?" diye soruldu.
Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Ramazan ayı içinde verilen sadakadır" buyurdu.
(Beyhakî, 4:305)
Cabir ibni Abdullah Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Ümmetime Ramazan ayında beş şey ihsan edildi. Bunlar daha önceki peygamberlerin ümmetine verilmemişti.
Birincisi: Ramazan ayının ilk gecesi olunca Cenab-ı Hak onlara rahmetiyle bakar. Allah kime rahmetiyle bakarsa, onu hiçbir zaman azaba çarptırmaz.
İkincisi: Oruç tutanların ağızlarının kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoştur.
Üçüncüsü: Gece ve gündüz melekler oruç tutanların bağışlanması için Allah'a yalvarırlar.
Dördüncüsü: Allah o gün Cennetine emir verir ve şöyle buyurur: 'Ey Cennet, kullarım için hazırlan, süslen. Dünya sıkıntılarından kurtulup Benim huzuruma ve ikramıma gelip istirahat etmeleri yaklaştı.'
Beşincisi: Ramazan'ın son gecesi gelince de, Allah oruç tutan kullarının hepsini affeder."
Sahabilerden bir zat sordu: "Ya Resulallah, bu gece Kadir Gecesi midir?"
Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellem "Hayır," dedi, "bilmez misiniz, işçiler gün boyu çalışıp da işlerini bitirdikleri zaman ücretlerini almıyorlar mı?"
(et-Tergib ve’t-Terhib, 2:92)
Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu Anhüma rivayet ediyor:
Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem ile birlikte çıkmıştık. Biz gençtik ve evlenme imkânımız yoktu. Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:
"Ey gençler! Evlenmeye imkânı olan evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan korur, iffeti muhafaza eder. Evlenmeye imkân bulamayan da oruç tutsun. Çünkü oruç cinsel arzuları kırar, azaltır."
(Neseî, Sıyam: 43)
Ebu Melike Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Şu üç kişi rızıklarını helalinden temin ettikleri zaman âhirette hesaba çekilmez. Oruç tutan, sahura kalkan, Allah yolunda cihat eden."
(Kenzü’l-Ummal, 3:328)
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur."
(İbni Mâce, Sıyam: 44)
Sehl ibni Sa’d Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"Cennette Reyyan denilen bir kapı vardır. Kıyamet Gününde o kapıdan ancak oruç tutmuş olanlar girer, onlarla birlikte o kapıdan başka hiç kimse giremez.
O vakit, 'Dünyada iken oruç tutmuş olanlar nerededir?' diye bir ses yükselir. Onlar gelir, Cennete o kapıdan girerler. Oruçluların en son kalanı da girince kapı kapatılır, artık başka hiç kimsenin girmesine müsaade edilmez. O kapıdan kim Cennete girerse ebedi olarak susuzluk çekmez."
(Buhari, Savm: 4, Bed’ü’l-Halk: 9; Müslim, Sıyâm: 166; Tirmizî, Savm: 55)
Ebu Ümame Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Dedim ki: "Ya Resulallah, bana hayırlı bir amel tavsiye eder misiniz?"
Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Oruç tut, çünkü oruca denk bir ibadet yoktur" buyurdu.
Tekrar sordum: "Bana güzel bir iş yapmamı tavsiye eder misiniz?"
"Oruç tutmaya bak. Çünkü Allah yanında onun kadar sevaplı bir ibadet yoktur" buyurdular.
(Nesâi, Sıyam: 43)
---
Ali ibni Ebi Talib Radiyallâhu Anhın rivayetine göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurdu:
"Oruç, içinin çektiği yiyecek ve içeceklerden kimi alıkoyarsa, Cenab-ı Hak ona Cennet meyvelerinden yedirir ve sularından içirir."
(Kenzü’l-Ummal, 3:329)
Abdullah ibni Hars Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Oruç tutan insanın uykusu ibadettir, susması da tesbih sayılır. İyilik ve ibadetlerine kat kat sevap verilir. Duası kabul olunur, günahları da affedilerek silinir."
(Kenzü’l-Ummal, 3:327)
Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayetle Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuşlardır:
Kim ki inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir Gecesini ibadetle geçirirse
geçmiş günahları bağışlanır.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 8902
Huzeyfe Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
"İnsanı, ailesi, malı, kendi nefsi, çocukları ve komşusu yüzünden maruz kaldığı fitneye karşı, oruç, namaz, sadaka (iyiliği tavsiye edip, kötülüklerden sakındırmak) gibi ibadetler korur, keffaret olur."
(Buhari, Savm: 3; Müslim, Fiten: 26)
Abdullah ibni Abbas Radiyallâhu Anhümâ rivayet ediyor:
"Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem, oruçlunun boş, çirkin ve ölçüsüz sözlerden temizlenmesi ve fakirlere bir azık olması için fıtır sadakasını emretti. Kim bunu bayram namazından önce öderse, o makbul bir sadaka olur. Kim de bayram namazından sonra verirse, o başka vakitlerde verilen sadakalardan birisi olur."
(İbni Mâce, Zekât: 21)
Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğunu anlatıyor:
"Kim inanarak ve karşılığını sadece Allah'tan umarak Kadir Gecesini ihya edip ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır."
(Buhari, İman: 35; Tirmizî, Savm: 1)
---
Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu Anhümâdan gelen bir rivayette Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, "Kadir Gecesini aramak isteyen yirmi yedinci gecede arasın" (Müsned, 2:27) buyurmuş, böylece yirmi yedinci geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.
---
Yine bu geceyi Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemin Hz. Âişe Radiyallâhu Anhâya öğrettiği şu dua ile kutlarsak daha faziletli olur:
"Allâhümme inneke afüvvün, kerîmün, tühibbü'l-afve, fa'fü annî."
(Allah’ım, Sen çok affedicisin, çok cömertsin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle.)
(Tirmizî, Daavât: 84)
Ebu Said el-Hudri Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
"Sahur yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler."
(Müsned, 3:44)
---
Enes Radiyallâhu Anh'ın rivayetine göre ise Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem sahur yemeğini yememizi özel olarak tavsiye ederek şöyle buyururlar:
"Sahur yemeği yiyin, zira sahur yemeğinde bereket vardır."
(Buhari, Savm: 20, Müslim, Sıyâm: 45; Tirmizî, Savm: 17; Nesâi, Savm: 18.)
---
Amr ibni Âs Radiyallâhu Anhın rivayet ettiği bir hadiste Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurur:
"Bizim orucumuzla Ehl-i Kitabın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir."
(Müslim, Sıyâm: 46; Ebu Dâvud, Savm: 15; Tirmizî, Savm: 17; Nesâi, Savm: 27)
Hz. Âişe Radiyallâhu Anhâ anlatıyor:
"Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Ramazan'ın son on gününde itikâf ederdi. Bunu vefat edinceye kadar böylece devam ettirdi."
(Buhari, İtikâf: 1; Müslim, İtikâf: 2)
---
"Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Ramazan ayının son on günü girince elini eteğini toplar, geceyi ihya eder ve ev halkını uyandırırdı."
(Buhari, Kadr: 5)
---
"Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Ramazan'ın son on gününde vefatına kadar îtikâfa girdi. Vefatından sonra da hanımları îtikâfa devam ettiler."
(Buhari, Îtikâf: 1)
Sehl ibni Sa’d Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdular ki:
"İnsanlar iftarda acele ettikleri sürece hayır üzere devam ederler."
(Buhari, Savm: 45; Müslim, Sıyam: 48; Muvatta, Sıyâm: 6; Tirmizî, Savm: 13.)
---
İmam Mâlik, Abdulkerim ibni Ebi'l-Muharik'in şöyle söylediğini işitmiştir:
"Peygamberlik amellerinden biri de iftarda acele edilmesi, sahurun da geciktirilmesidir."
(Muvatta, Kasru’s-Salât: 46.)
Ebu Mes’ud el-Gıffari Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Bir gün Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemden işittim.
Ramazan'ı tebrik ettikten sonra buyurdular ki:
"Eğer ümmetim Ramazan ayının kıymetini, şerefini ve önemini hakkıyla bilmiş olsaydı, bütün bir yılın Ramazan olmasını temenni ederdi."
(et-Tergib ve’t-Terhib, 2:102)
Hz. Hasan (r.a.) rivayet ediyor:
Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphelendirmeyene bak. Şüphesiz doğruluk kalbin yatıştığı şeydir. Yalan ise kalbin kuşku duyduğu şeydir.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 4213
Hz. İbni Ömer'den:
"Dört şey bir mü'minde toplanırsa, Allah ona, bu sebeple Cenneti vacib kılar:
Dilde doğruluk,
malda cömertlik,
kalbde sevgi,
gizlice ve aşikare hep insanların iyiliğini istemek, hayırhahlık."
(Hakim/Müstedrek)
Kulun, kiyamet gununde ilk hesaba cekilecegi sey namazdir. Eger onu tamamlamissa onun icin "Tam" diye yazilir. Eger tamamlamamissa, Aziz ve Celil olan Allah Meleklerine soyle buyurur: "Bakin bakalim, kulumun farzlarini tamamlayacaginiz nafile ibadetinden bir sey bulacak misiniz?" Sonra Zekat da boyledir. Sonra diger ameller de bu sekilde ele alinir.
Ravi: Hz. Temim ed-Derda (r.a.)
Hz. Ebu Eyyub Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyudular ki:
"İlim öğrenmek isteyen öğrenci, kocasına itaat eden kadın, anasına babasına iyilik eden evlat; Peygamberlerle beraber, hesabsız olarak Cennete girerler."
(Rafii)
Hz. Ubade İbni Sabit Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Karada ve denizde telef olan her mal, zekatının verilmemesinden dolayı olmuştur. Onun için malınızı zekatla koruyun. Hastanızı sadaka ile tedavi edin. Belayı da dua ile karşılayın."
(İbni Asakir)
Resulü Ekrem Aleyhissalatü Vesselam buyurdular ki:
"Bayram sabahı Cenab-ı Hak meleklerine şöyle seslenir:
'Ey meleklerim! Benim emrimi yerine getirmek için aç, susuz kalan, geceleri uykusunu bölüp sahura kalkan, geç vakitlere kadar teravihler kılıp zahmetlere katlanan kullarım birşeyler hakettiler mi?
'Ettiler ya Rabbi!'
'Öyleyse sizler şahit olun ki, rızam için oruç tutan, namaz kılan, zekât ve fitresini veren kullarımı ben de affeyledim. Onlardan razı oldum.'"
(Kenzü'l-Ummal, 8:23740.)
Enes ibni Malik Radiyallâhu Anh anlatıyor:
Cahiliye devrinde yılda iki gün vardı ki, halk o günlerde eğlenirdi. Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine’ye gelince şöyle buyurdu:
"Sizin de eğleneceğiniz iki gününüz var. Allah, Cahiliye devrindeki o günlerin yerine size daha hayırlısını verdi. Onlar Ramazan ve Kurban Bayramı günleridir."
(Nesâi, İydeyn: 1)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse, bir ev halkını sevince boğarsa, Allah onun bu sevincinden bir melek yaratır ve bu melek
kıyamete kadar o kimse için istiğfar eder."
(Ebu’fl-fieyh)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki:
"Kim imanın tadını bulmak isterse, sevdiği her kişiyi, yalnız Allah için sevsin. (Sevmediğini de Allah için sevmesin.)"
(Beyhaki/fiuab)
Resulullah Sallahu Aleyhivessellem buyurdular ki:
"İstihare yapan doğrudan mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz, iktisad eden geçim sıkıntısı çekmez."
(Taberani, Evsat)
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Allah'a tevbekar gençten daha sevimli hiçbir insan yoktur."
(Camiussagir)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Kula dünyada verilen nimetlerin en faziletlilerindendir afiyet; ahiretle ilgili verilen nimetlerin de en faziletlisidir mağfiret."
(Hakim)
Hz. Ebu Hureyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Darda olana kolaylık gösterene Allah da dünya ve ahirette kolaylık gösterir."
(İbni Mace)
Hz. Ebu Şüreyk Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir müslümanın içine sevinç sokmak, üzüntüsünü gidermek, borcunu ödemek veya onu açlıktan
doyurmak, Allah'a (c.c.) en sevimli amellerdendir."
(İbnül Mübarek)
İbni Ömer (r.a.) Resûl-ü Ekrem Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet
ediyor:
Her ağacın bir meyvesi vardır. Kalbin meyvesi de çocuktur.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 2413
Hz. Adiyy İbni Hatem Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse, akrabasından veya başkasından olan bir yetimi, o yetim kendisini kurtarana kadar
bakımını uhdesine alsa, o kimseye Cennet vacib olur."
(Taberani/Evsat)
Hz. Ebu Eyyub Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse Ramazan orucunu tuttuktan sonra, ona ilaveten şevvalden altı gün daha oruç tutarsa, bütün seneyi oruç tutmuş gibi olur."
(Ahmed bin Hanbel)
Resulü Ekrem Aleyhissalatü Vesselam buyurdular ki:
"Mü'minle oturursan da, yürürsen de, ortaklık yapsan da sadece sana fayda verir."
(Taberani, Kebir)
Hz. İbni Mes'ud Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse Benden sonra bir müslümanı sevindirirse, Beni kabrimde sevindirmiş olur. Beni kabrimde
sevindireni de Allah Teala kıyamette sevindirir."
(İbni Neccar)
Hz. Esma binti Yezid Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesssellem buyurdular ki:
"Bir kimse din kardeşinin ırzını ve namusunu onun gıyabında müdafaa ederse, o kimseyi Cehennemden
azad etmek, Allah (c.c.)'nun üzerine hak olur."
(İbni Ebiddünya)
Sa'd'dan (r.a.) rivayetle:
Müslümam öldürmek ancak kâfire yakışan bir davranıştır. Müslümana sövmek ise günahtır. Bir Müslümanın din kardeşine üç günden fazla dargın durması
helâl değildir.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 6092
Hz. Aişe Radiyallahu Anh, annemizden rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
"Bir kimse ana babasının veya onlardan birinin kabrini her cuma günü ziyaret eder ve orada
"Yasin" okursa, Allah onu okuduğu Yasinin her harfi miktarınca mağfiret eder."
(Deylemi)
Hz. İbni Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimsenin çocuğu evlendirilecek çağa gelince, ekonomik gücü varsa onu evlendirsin. Evlendirmez
ve çocuk da fena birşey, yaparsa, mes'uliyeti babaya aittir."
(Deylemi)
Hz. Ebu'l-Yüsr Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimseyi, Allah'ın, kendisinin musibetini
def etmesi, dileğini vermesi ve kıyamette Arş-ı A'lanın gölgesinde gölgelendirmesi memnun ediyorsa, darda kalmış adamın borcunun
gününü uzatsın veya o borcu tamamen bağışlasın."
(Abdurrezzak)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse sıkıntı ve musibet zamanlarında kendisinin elini Allah'ın tutmasından hoşlanıyorsa,
bollukta Allah'a çok dua etsin."
(Hakim/Müstedrek)
Hz. Aişe Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
"Mü'minlerin iman cihetinden en kuvvetlileri ve ahlak cihetinden en güzelleri; ailesinin bireylerine lütufkar olanlarıdır."
(Hakim/Müstedrek)
Hz. Abdurrahman ibni Amr Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem şöyle buyurdular:
"Kıyametin yaklaşmasındandır şu 3 şey:
Yağmurun çok, ekinin az oluşu;
okumuşun çok, anlıyanın az oluşu ve
yöneticilerin çok, ama güvenilir adamın az oluşu."
(Taberani/Kebir)
Resûlullah Sallalahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Şu dört şeyden sakınan kimse, Cennete girer:
Cana kıyma,
haram yeme,
zina ve
içki..."
(Bezzar)
"Amel sayfalarının kendisini sevindirmesini isteyen kimse, çokça istiğfar etsin."
(Beyhaki, Şuabü'l-iman)
Hz. Aişe Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Kadının uğurundandır:
Nikahının ve evlenmesinin kolay,
mehrinin hafif ve
çocuk dünyaya getirişinin kolay olması...”
(Hakim/Müstedrek)
Resûlullah Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Sünnetimi yaşatan beni sevmiştir. Beni seven Cennette benimle beraberdir."
(Camiussagir)
Hz. Ömer Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir adamın müslüman din kardeşine hayırla, sevgiyle ve şefkatle nazar etmesi, Benim şu mescidimde bir sene itikaf etmesinden hayırlıdır."
(İbni Lal)
Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayetle:
Birbirinize kin beslemeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyiniz, dünyalık için birbirinizle yarışa girmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 9725
"Bir kimse Benden sonra bir müslümanı sevindirirse, Beni kabrimde sevindirmiş olur. Beni kabrimde
sevindireni de Allah Teala kıyamette sevindirir."
(İbni Neccar)
"Kıyamet günü ümmetimden bir adam divana getirilir ki, kendisinin Cenneti hak edecek hiç bir sevabı
bulunmaz."
Allah(c.c.) buyurur ki:
"Onu Cennete sokun. Zira o, aile fertlerine karşı merhametli idi."
(İbni Asakir)
"Küçük büyüğe, bir ikiye, az çoğa, binitli yayaya, geçen oturana, ayakta olan oturana selam verir."
(İbnüssünni)
"Cenneti özleyen hayırlara koşar. Cehennemden korkan da şehvetlerden kaçar."
(Beyhaki, Şuabü'l-İman)
"Allah'a (c.c.) şu kulun sesinden güzel ses yoktur ki, vaktiyle yaptığı bir günahdan dolayı içi yanıyor, günahını her hatırladıkça kalbi korku dolarak teessürle feryad edip 'Ya Rabah' (ya Rabbi)
diyor."
(Deylemi)
Muhammed bin Umeyr rivayet ediyor:
Tevazu kulun ancak şerefini arttırır. Öyleyse mütevâzi olun ki, Allah sizi yükseltsin. Affetmek de kulun ancak izzetini arttırır. Öyleyse affediniz ki, Allah sizi aziz kılsın. Sadaka ancak malı arttırır. Öyleyse sadaka veriniz ki, aziz ve celîl olan Allah size merhamet etsin.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 3411
Hz. Aişe Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Kadının uğurundandır:
Nikahının ve evlenmesinin kolay,
mehrinin hafif ve
çocuk dünyaya getirişinin kolay olması...”
(Hakim/Müstedrek)
"Hiçbir kul yoktur ki, sabah veya akşam evinden mescide çıksın da, onun her iki adımından bir adımı günahına kefaret olmasın, diğer adımı da kendisine hasene kazandırmasın."
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Ali Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdular:
Allah (c.c.), kulunun "Rabbiğfirli"
demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "Kulum Benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (Ben de onun günahlarını affettim.)"
(Ahmed bin Hanbel)
"Kıyamet gününde, Allah, Hacer-i Esvedi, bakar iki gözü ve konuşan bir dili olduğu halde yeniden ortaya çıkaracak ve o kendisine sadık bir niyet ile selam vermiş (el sürmüş) olana şehadet edecektir."
(Ahmed bin Hanbel)
"Hiçbir kul yoktur ki, onun biri cennette, biri Cehennemde iki evi olmasın.
Mü'minin Cennetteki evi yapılır, Cehennemdeki evi yıkılır. Kafire gelince, onun Cennetteki evi yıkılır, Cehennemdeki evi yapılır."
(Deylemi)
Hz. İbn-i Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Allah (c.c.) buyurur: "Ben, izzetim
ve Celalim hakkı için zulmedenden er veya geç intikamımı alacağım. Ve mazlumu görüp de yardıma gücü yettiği halde yardım etmeyenden de bunun hesabını soracağım."
(Haraiti)
Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Kişinin davranışı kötü, dili bozuk, cimri ve korkak olması; kötülük olarak ona yeter."
(Beyhaki, Şuabül-İman)
Hz. Ali Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm şöyle buyurdular:
Allah (c.c.), kulunun "Rabbiğfirli"
demesinden hoşlanır ve şöyle buyurur: "Kulum Benden başka günahları affedici bir kimse olmadığını bildi. (Ben de onun günahlarını affettim.)"
(Ahmed bin Hanbel)
Hz. Ebud Derda Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Şehid, kıyamet gününde kendi ev halkından yetmiş kişiye şefaat eder."
(Ebu Davud)
Hz. Cabir Radiyallahu Anh'tan rivayetle Resul-ü Ekrem Aleyhissalatü Vesselam buyurdular ki:
"Cuma günü on iki saattir. Ondan bir saat vardır ki, o saatte mü'min bir kul Allah Teala'dan ne isterse Allah onu kendisine verir. Öyle ise bu vakti ikindinin son saatlerinde arayın."
(Ebu Davud
"Dünyada bir musibet ile müptela olan bir kul yoktur ki, bu, bir günahı sebebi ile olmasın. Allah cc. ise kerem sahibidir ve af cihetiyle büyüktür. O günahı sebebiyle kıyamet gününde, o kuluna tekrar sual sormaz."
(Teberani/Kebir)
"Şu 3 hal üzere ölen kimsenin, diğer bütün günahlarını Allah affeder:
– Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan öleni,
– Sihirle (falcılıkla) uğraşmayanı,
– Müslüman kardeşine kin tutmayanı..."
(Taberani
Hz. İbni Abbas Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimsenin çocuğu evlendirilecek çağa gelince, ekonomik gücü varsa onu evlendirsin. Evlendirmez
ve çocuk da fena birşey, yaparsa, mes'uliyeti babaya aittir."
(Deylemi)
Hz. Ebu Hüreyre Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Bir kimse sıkıntı ve musibet zamanlarında kendisinin elini Allah'ın tutmasından hoşlanıyorsa,
bollukta Allah'a çok dua etsin."
(Hakim/Müstedrek)
"Hiçbir sadaka malı eksiltmez.
Allah, af eden kulun ancak izzetini ve saygınlığını artırır.
Bir kimse Allah için tevazu gösterirse, Allah da onu yükseltir."
(Müslim)
Resul-ü Ekrem Aleyhissalatü Vesselam buyurdular ki:
"Müslümanı aldatıp zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir."
(Rafii)
Bir müslümanın içine sevinç sokmak, üzüntüsünü gidermek, borcunu ödemek veya onu açlıktan
doyurmak, Allah'a (c.c.) en sevimli amellerdendir."
(İbnül Mübarek)
"Mü'minle oturursan da, yürürsen de, ortaklık yapsan da sadece sana fayda verir."
(Taberani, Kebir)
Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Alimlerimize hak ettiği değeri vermeyen bizden değildir."
(Müslim, Tirmizi)
"Hiçbir müslüman yoktur ki, öldüğünde yakın komşularından dört ev halkı 'hayrından başka birşey bilmiyoruz' derlerse, Allah (c.c.) 'Ben de onun hakkında bildiğiniz (iyiliklerin)i kabul ettim ve bilmediğiniz (kötülüklerin)i de mağfiret ettim' der."
(Ahmed bin Hanbel)
"Cuma günü on iki saattir. Ondan bir saat vardır ki, o saatte mü'min bir kul Allah Teala'dan ne isterse Allah onu kendisine verir. Öyle ise bu vakti ikindinin son saatlerinde arayın."
(Ebu Davud)
Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, Müslümanlığının güzelliğindendir.
(Tirmizî, Zühd: 11.)
Hz. Ebu Cuhayfe Radiyallahu Anh'tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:
"Ey Ebud Derda, bedeninin senin
üzerinde hakkı vardır. Ailenin
senin üzerinde hakkı vardır.
Rabbinin de senin üzerinde hakkı
vardır. Şu halde her hak sahibinin hakkını ver."
(Ebu Nuaym/Hilye)
Ibni Abbas (r.a.) Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
1. Ölüm gelmeden önce hayatının,
2. Hastalık gelmeden önce sağlığının,
3. Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
4. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
5. Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin.
Hadis-i Şerif Meali - Camiü's-sağir, 1210
vBulletin v3.8.2, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.