PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Domuz gribinin ihtârı..!


Hakendiş
23-10-09, 13:30
Norveç'te ilk kez bir domuz çiftliğinde 'domuz gribi' vakasına rastlandı. Norveç'in Trondelag Bölgesi'nde yer alan domuz çiftliği 'domuz gribi' teşhisiyle karantinaya alınarak çiftlikteki 500 hayvan telef edildi. Bölgeye yakın bir diğer çiftlikteki 900 domuzda da A(H1N1) virüsüne rastlanıldığı ve önümüzdeki günlerde bu çiftlikteki hayvanların da telef edileceği açıklandı. Telef edilecek domuz sürüsünün tarım yapılmayan bir alana gömüleceğini açıklayan Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bölgedeki tüm çiftliklerde taramaların devam ettiğini ifade etti. Norveç'te şimdiye kadar domuz gribi vakasından sadece bir kişi hayatını kaybetti. Geçtiğimiz ay gerçekleşen vakada, Danimarkalı bir tır şoför domuz gribi teşhisiyle hastaneye kaldırılmış ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

(CHA)


Bu avrupa'daki haberleri okuyunca, hatırıma Hz İsa a.s.'ın ahirzamanda domuzu öldürmesi geldi..

Belki bu hastalık vesilesi ile, hristiyan âlemi, domuz yemekten vazgeçecekler..?

Şerden hayr halkeder Allah..

asilNUR
23-10-09, 13:51
(CHA)

Şerden hayr halkeder Allah..



AMENNA..

Allah razı olsun abla

Hakendiş
23-10-09, 20:20
Norveçli yetkililer, bazı okullarda domuz gribi vakaları görülmesiyle alarma geçti.

Nittedal şehrindeki bir ilkokulda iki öğrencide domuz gribi virüsü tespit edilmesi üzerine, okul bir hafta tatil edildi. Kirkeby İlköğretim Okulu Müdürü Heier Johannsen, "Bütün öğrenci velilerine mektup göndererek, en küçük bir belirtide hemen hastaneye gitmeleri şeklinde uyarıda bulunduk. Okul olarak gerekli önlemleri alıyoruz." açıklamasını yaptı.

Şehirdeki diğer bir okul Li ilköğretim okulunda da benzer bir vakaya rastlanıldığı ve okuldaki tüm öğrencilerin kontrolden geçirildiği belirtildi. Virüsün diğer okullardaki öğrencilere yayılmasından endişe ediliyor.

Başkent Oslo'da bulunan Sagene ilköğretim okulunda da birçok öğrencide grip belirtileri görüldüğü bildirildi.

Norveç'te şu ana kadar 17 domuz çiftliğinde hastalığa rastlanıldı. Özellikle ülkenin kuzeyinde Trondelag bölgesindeki domuz çiftliklerinde rastlanan H1N1 virüsü sebebiyle, bölgedeki çiftlikler tamamı karantinaya alınmış ve binlerce domuz itlaf edilmişti.

Norveç'te domuz gribinden dolayı toplam 7 kişi hayatını kaybetti. Son olarak geçtiğimiz hafta, Bergen şehrinde yaşayan 50 yaşındaki bir adam domuz gribi teşhisiyle hastaneye kaldırılmış ve kurtarılamamıştı.

star

Hakendiş
23-10-09, 20:21
Hastalığın kaynağı

Hastalığa grip virüsünün normalde domuzları etkileyen

ancak zaman zaman insanlara da bulaşan bir tipinin dönüşüm geçirmiş halinin yol açtığı düşünülüyor.

Bu virüs alışıldık mevsimsel grip salgınlarına yol açan tipin,

normalde domuz ve kuşları etkileyen türden genetik malzeme içerecek şekilde dönüşmüş hali.

Şu anda varolan aşıların bu virüs tipine karşı ne kadar etkili olacağı belirsiz.

bbc.turkish.com

ayser
24-10-09, 02:08
Allah razı olsun

Hakendiş
03-11-09, 11:19
http://img689.imageshack.us/img689/7543/abdest.jpg (http://img689.imageshack.us/img689/7543/abdest.jpg)


Abdest ve Domuz gribi


Domuz gribi hastalığı konuşulmaya başlandıktan sonra, televizyonlar da temizliğe daha çok dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili reklamlar verilmeye başlandı. “Ellerinizi daha sık ve daha uzun süreli yıkayın” diyor herkes. “Temiz aile çocuğu hasta olmaz!”mesajı veriliyor. Bu reklamları medyada gördükçe, “Temizlik imandandır!” hadisini hatırlıyorum.


Abdest alırken ellerinizi kaç kez yıkadığınızı hiç düşündünüz mü? Reklamların etkisiyle olsa gerek, ilk defa abdest alırken ellerimizi ne kadar yıkadığımızı saydım. İsterseniz siz de sayın! Domuz gribine karşı elleri daha sık yıkama tedbiri, bana “Abdest üstüne abdest almak, nur üstüne nur gibidir!” hadisini hatırlattı. Rahmetli Onk. Dr. Haluk NURBAKİ Hocanın, “Namazın Sırları” adlı kitabında, abdestin insan sağlığına faydaları ile ilgili tespitleri çok çarpıcı. Bu tespitleri, hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var.


Abdestin getirdiği tıbbi mucizeler

Abdestin Dolaşım Sistemine Verdiği Sağlık Nimetleri:
Özellikle ağız, burun ve boynun iki yanının ile teması, kafa kaidesinin etki ile beyin dolaşımını zenginleştirir.
Bu sayede kalp ve dolaşım basıncı rahatlayacak. Bu sayede beyin ve sinir sistemi tüm uyuşukluklarından kurtulacaktır. Bugün sinir yorgunluklarının tek doğal ilacı olarak da gusül tarzında genel yıkanma en sağlıklı tedavi usulüdür.
Daha incesi abdest alma alışkanlığı ile oruç ve namazın hayat boyu sağlığımıza verdiği kazancı beraber düşünürsek, ciltlerce kitapta saymakla bitiremeyiz.


Abdestin Korunma Sistemine Verdiği Sağlık Nîmetleri:
Korunma sistemimiz (mikroplara ve kansere karşı) bildiğimiz dolaşım sisteminden farklı; daha ince damar şebekesinden kurulu ayrı bir yapıya sahiptir. Bu sistem beyaz kan sistemi, ya da tıp ismi ile lenf sistemidir. Bu sistemin sağlıklı işlemesi de dolaşım sistemi kadar önemlidir. Üstelik lenf (beyaz kan) damarları kan damarlarından on defa daha incedir. Üşüttüğümüz zaman bir organda meydana gelen lenf damarı büzüşmeleri pek çok mikroplu hastalığın nedenidir (anjin, zâtürre, zâtülcenb vs.).


İşte abdest bu sistem için akıl almaz bir nîmettir. Onun kıldan ince damarlarını da esnek tutar. Hele bu sistemin özel merkezleri olan burun arkası ve boğazın sık sık yıkanması (gusül), korunma sistemimize yeniden güç ve hareketlenme kazandırır. Abdest ve guslün lenf sistemine kazandırdığı uyarı, tüm hastalıklar, hatta kanser gibi konularda fevkalâde ciddi yarar sağlar.


Abdestin Vücudun Statik Elektriğini Giderici Etkisi:
Tüm hücreler çevresinde belli bir statik elektrik vardır. Ancak vücudun tümü bu statik elektriğin olumlu dengesi içindedir. Bunu his dahi etmeyiz. Ne var ki, gerek havada artan iyonlar, gerek özellikle çağımızda bir mesele olan plastik giysiler, vücudun dış yüzünde elektron artmasına neden olur. Bu olay dıştan içe doğru bizi etkilemektedir. Özellikle sinir sistemi üzerinde ciddi rahatsızlıklar yaratır. Bir önemli etki de deri üzerindedir. Bahis konusu olan elektron artışı deri altındaki çok minik kasları yorar ve onların vaktinden önce esnekliklerinin kaybolmasına neden olur ki; bu sonuç yüzde kırışmaların baş nedenidir. Vücut kırışma ve sarkmaları da bu statik elektrikle yakından ilgilidir.


Eskiden beri tedavi edici etkisine inanılan ve günümüzde pek moda olan akupunktur bu statik elektriği dışarı atmanın bir tarzıdır.
Vücudun statik elektriğinin aşırısını dışarı atmanın iki yolu vardır. Ya çıplak el ve ayakla toprağı elleyerek bir nevi toprak hattı yapmak. Ya da su ile yıkanarak bu elektronları dışarı aktarmak.


Size daha ilginç bir açıklama yapacağım. Abdest almada bu amaca özellikle dikkat edilmiştir. Bakın nasıl:


1) Su olmadığı zaman yapılan teyemmüm de tam bir elektron boşalmasıdır.


2) Durgun su, güneşte ısınmış su ve kullanılmış su ile abdest olmaz. Bunun bilimsel hikmeti: Bu tarz sular iyonizosyonunu kaybettiğinden, elektron boşaltma kabiliyetini yitirir.


3) Baş mesh edilmesi saçlardaki elektronları atmaktadır. Şu halde abdest, elektronları en tabii yoldan boşaltarak:
Yüze ve genelde derimize zindelik, güzellik verir. Çocukluğundan beri abdest alan nur yüzlü nineler bu sırra ermiştir. Sinirsel gerginliklerimizi, eklem ağrılarımızı yok eden ilâhi bir reçetedir. İnanınız gün gelecek aklı başında herkes abdest alacaktır.
* * * * * *
Mikroplara karşı abdest silahı!
Hasta olan çocuk, ilaç kullanmak veya iğne vurulmak istemeyince, yavrusunu çok seven anne baba ne yapar? “Çocuğum istemiyorsa içmesin!” diyen bir annenin evladına sevgisini herkes sorgular. “İçmek istesen de istemesen de bu ilacı içecek, bu iğneyi vurulacaksın!” der anne. Çünkü evladının daha büyük acı çekmesini, daha kötü hastalıklara yakalanmasını istemez.


Abdest almanın faydalarını tekrar okuyunca, “Allah’ım, sen bizi ne kadar çok seviyorsun öyle. Bizi her türlü hastalıktan, mikroptan korumak için abdest ve namazı emretmen, bize olan sevginin en güzel ispatlarından birisi” diye düşündüm.

“Abdest Müminin silahıdır!” hadisi üzerine, yukarıda ki bilgiler doğrultusunda tekrar düşünmek gerek. Bulaşıcı mikroplara, salgın hastalıklara karşı insanı en iyi koruyacak silah, sık sık abdest almak olamaz mı?


Abdest almak, sadece manevi bir kalkan değil, aynı zamanda maddi bir kalkandır. Abdest almak, bulaşıcı mikroplara karşı insanı koruyan en etkili “aşı”lardan birisidir.


“Domuzdan post, gavurdan dost olmaz!” atasözü, içimize o kadar çok işlemiş ki, birçoğumuz batıdan gelen ilaçlara şüpheyle bakıyoruz. Domuz gribine karşı kullanılacak olan aşıların, sağlığa etkisiyle ilgili bir yorum yapacak değilim. Ancak biz, hem kendimize hem çevremize abdest aşısını daha iyi anlatabilmeliyiz.


Bizde Avrupa’ya abdest aşısı mı göndersek?
Sait ÇAMLICA - Eğitimci / Yazar