Hatice_Sultan
03-01-10, 14:08
Uyumsuz hanım, benim sevap yumağımı büyütüyordu!"
Yazımıza başlık olarak aldığımız söz, sıradan birine ait olsa üzerinde durulmayabilir Ancak bu sözün sahibi, Sultan Mahmud Gaznevi'nin de hocası olan kutb-u zaman, kutb-u ârifân ve gavs-ı devren gibi seçkin sıfatlara layık görülen tasavvuf büyüğü Hasan-ı Harakani Hazretleri olunca üzerinde durmak gerekiyor
Bakalım bu sözü nasıl bir uyumsuz hanımla yaşarken söylemiş, verdiği mesajla bizim aile hayatımıza nasıl bir hoşgörü anlayışıyla bakmamızı işaretlemiş?
Bayezid-i Bistami'nin izinden giderken uyguladığı kesin tasavvuf kaidelerinden de anlıyoruz ki, Hasan-ı Harakani, benzeri az görülen bir züht ve takva hayatı yaşamış, hizmetiyle birçok maneviyat büyüğü yetiştirerek gönülleri fethetmiştir Bu yüzden Harakan'daki misafirhanesi ziyaretçi akınına uğramış, gelip gidenlerin sayısı sınırlanamaz olmuştur
Ancak onu ziyarete layık görmeyen tek insan vardır O da hanımından başkası değildir Hatta ziyaretçilere ters cevaplar vermesiyle meşhur olan hanımı:
- Ne var bu boş adamda ki, akın akın ziyaretine geliyorsunuz, anlaşılan siz de onun gibi boş adamlarsınız diyecek kadar beyini de, ziyaretçilerini de hafife almakta; fakat büyük veli, hanımın bu uyumsuzluğundan şikâyetçi de görünmemektedir
Mahmut Gaznevi'nin dahi 'mürşidim' diyerek ziyaretine geldiği kocasını, gösterilen ilgiye layık görmeyen hanımın kaba saba tavrı, artık herkes tarafından bilinir hale geldiğinden, ziyaretçiler çekinerek gelmeye başlarlar Bu yüzden bir ara ziyaretine gelen bir grup, kapıdan ürkek bir tavırla seslenir:
- Valide! Efendi Hazretleri evdeler mi acaba?
Korku içinde tepkili bir cevap beklerken tam aksi olur, hürmetli bir karşılık gelir:
- Efendi Hazretleri şu anda evde yoklar Siz yan taraftaki misafirhaneye buyurun, ben hemen haber göndereyim, duyunca gelir, sizin gibi kıymetli misafirleri çok sever, bekletmez
Şaşırırlar hanımın bu saygılı mukabelesine 'Efendi Hazretleri hanımını irşat etmiş anlaşılan' diyerek misafirhanede konuşurken Harakani Hazretleri de içeriye girer Biri beklemeden sorar:
- Efendim der, artık validemizi irşat etmişsiniz ki, bize çok saygılı bir üslupla cevap verdi Demek hizmetinize o da sahip çıkıyor artık
Maneviyat büyüğü:
- Beni ziyaretçilerime karşı mahcup eden o uyumsuz hanım gitti, şimdi yerine bu uyumlu hanım geldi, der Sevinirler
- Öyle ise derler, kurtulmuşsunuz o uyumsuz hanımdan
İşte Harakani Hazretleri'nin cevabı:
- O uyumsuz hanım benim sevap yumağımı büyütüyordu Bu uyumlu hanım ise kendi sevap yumağını büyütüyor!
Benim de dikkatinize vermek istediğim söz bu sözdü
Hizmet sırasında çıkardığı zorluklarla kendisini çevresine mahcup eden uyumsuz hanıma bakışını böyle ifade ediyor büyük veli:
- Hizmetimde bana zorluk çıkaran o hanım, benim sevap yumağımı hep büyütüyordu Bu hanım ise hizmete destek veriyor, o da hep kendi sevap yumağını büyütüyor, diyor
Burada size sormak istediğim sorum da şudur:
- Siz de zaman zaman eşinizle olan uyumsuzluğunuza, benim sevap yumağımı büyütüyor, diye hoşgörü ile bakabiliyor musunuz? Evet, birinci sorum bu
- Yoksa sizin eşiniz de hizmetinize zorluk çıkarmıyor destek veriyor da, o da kendi sevap yumağını mı büyütüyor? İkinci sorum da budur
Bence, maneviyat büyüğünün bu sevap yumağını büyütme olayını, bugün her aile kendi içinde düşünmeli, kendini bu anlayış içinde değerlendirmeye tabi tutmalıdır
- Kim, kimin sevap yumağını büyütüyor? Hanım, beyin sevap yumağını mı, yoksa bey, hanımın sevap yumağını mı büyütüyor?
- Yoksa ikisinde de uyum var da, herkes kendi sevap yumağını mı büyütüyor?
Eğer kimse ötekinin hizmetine zorluk çıkamıyor da destek veriyorsa, herkes kendi sevap yumağını büyütüyor demektir Aslında ideal olanı da budur Herkesin kendi sevap yumağını büyüten bir uyumluluk içinde muhatap bulmasıdır Böyle iseniz tebriğe layık bir uyumunuz var demektir
Rabb'imiz herkesi, sizin gibi kendi sevap yumağını büyüten uyumlulardan eylesin..
Yazımıza başlık olarak aldığımız söz, sıradan birine ait olsa üzerinde durulmayabilir Ancak bu sözün sahibi, Sultan Mahmud Gaznevi'nin de hocası olan kutb-u zaman, kutb-u ârifân ve gavs-ı devren gibi seçkin sıfatlara layık görülen tasavvuf büyüğü Hasan-ı Harakani Hazretleri olunca üzerinde durmak gerekiyor
Bakalım bu sözü nasıl bir uyumsuz hanımla yaşarken söylemiş, verdiği mesajla bizim aile hayatımıza nasıl bir hoşgörü anlayışıyla bakmamızı işaretlemiş?
Bayezid-i Bistami'nin izinden giderken uyguladığı kesin tasavvuf kaidelerinden de anlıyoruz ki, Hasan-ı Harakani, benzeri az görülen bir züht ve takva hayatı yaşamış, hizmetiyle birçok maneviyat büyüğü yetiştirerek gönülleri fethetmiştir Bu yüzden Harakan'daki misafirhanesi ziyaretçi akınına uğramış, gelip gidenlerin sayısı sınırlanamaz olmuştur
Ancak onu ziyarete layık görmeyen tek insan vardır O da hanımından başkası değildir Hatta ziyaretçilere ters cevaplar vermesiyle meşhur olan hanımı:
- Ne var bu boş adamda ki, akın akın ziyaretine geliyorsunuz, anlaşılan siz de onun gibi boş adamlarsınız diyecek kadar beyini de, ziyaretçilerini de hafife almakta; fakat büyük veli, hanımın bu uyumsuzluğundan şikâyetçi de görünmemektedir
Mahmut Gaznevi'nin dahi 'mürşidim' diyerek ziyaretine geldiği kocasını, gösterilen ilgiye layık görmeyen hanımın kaba saba tavrı, artık herkes tarafından bilinir hale geldiğinden, ziyaretçiler çekinerek gelmeye başlarlar Bu yüzden bir ara ziyaretine gelen bir grup, kapıdan ürkek bir tavırla seslenir:
- Valide! Efendi Hazretleri evdeler mi acaba?
Korku içinde tepkili bir cevap beklerken tam aksi olur, hürmetli bir karşılık gelir:
- Efendi Hazretleri şu anda evde yoklar Siz yan taraftaki misafirhaneye buyurun, ben hemen haber göndereyim, duyunca gelir, sizin gibi kıymetli misafirleri çok sever, bekletmez
Şaşırırlar hanımın bu saygılı mukabelesine 'Efendi Hazretleri hanımını irşat etmiş anlaşılan' diyerek misafirhanede konuşurken Harakani Hazretleri de içeriye girer Biri beklemeden sorar:
- Efendim der, artık validemizi irşat etmişsiniz ki, bize çok saygılı bir üslupla cevap verdi Demek hizmetinize o da sahip çıkıyor artık
Maneviyat büyüğü:
- Beni ziyaretçilerime karşı mahcup eden o uyumsuz hanım gitti, şimdi yerine bu uyumlu hanım geldi, der Sevinirler
- Öyle ise derler, kurtulmuşsunuz o uyumsuz hanımdan
İşte Harakani Hazretleri'nin cevabı:
- O uyumsuz hanım benim sevap yumağımı büyütüyordu Bu uyumlu hanım ise kendi sevap yumağını büyütüyor!
Benim de dikkatinize vermek istediğim söz bu sözdü
Hizmet sırasında çıkardığı zorluklarla kendisini çevresine mahcup eden uyumsuz hanıma bakışını böyle ifade ediyor büyük veli:
- Hizmetimde bana zorluk çıkaran o hanım, benim sevap yumağımı hep büyütüyordu Bu hanım ise hizmete destek veriyor, o da hep kendi sevap yumağını büyütüyor, diyor
Burada size sormak istediğim sorum da şudur:
- Siz de zaman zaman eşinizle olan uyumsuzluğunuza, benim sevap yumağımı büyütüyor, diye hoşgörü ile bakabiliyor musunuz? Evet, birinci sorum bu
- Yoksa sizin eşiniz de hizmetinize zorluk çıkarmıyor destek veriyor da, o da kendi sevap yumağını mı büyütüyor? İkinci sorum da budur
Bence, maneviyat büyüğünün bu sevap yumağını büyütme olayını, bugün her aile kendi içinde düşünmeli, kendini bu anlayış içinde değerlendirmeye tabi tutmalıdır
- Kim, kimin sevap yumağını büyütüyor? Hanım, beyin sevap yumağını mı, yoksa bey, hanımın sevap yumağını mı büyütüyor?
- Yoksa ikisinde de uyum var da, herkes kendi sevap yumağını mı büyütüyor?
Eğer kimse ötekinin hizmetine zorluk çıkamıyor da destek veriyorsa, herkes kendi sevap yumağını büyütüyor demektir Aslında ideal olanı da budur Herkesin kendi sevap yumağını büyüten bir uyumluluk içinde muhatap bulmasıdır Böyle iseniz tebriğe layık bir uyumunuz var demektir
Rabb'imiz herkesi, sizin gibi kendi sevap yumağını büyüten uyumlulardan eylesin..