PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Nasıl oluyor da Nurları herkes anlayabiliyor..?


Hakendiş
05-04-10, 11:24
Risale-i Nur eczaları, bütün mühim hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeyi,

hattâ en muannide karşı dahi parlak bir surette ispatı,

çok kuvvetli bir işaret-i gaybiye ve bir inâyet-i İlâhiyedir.

Çünkü hakaik-i imaniye ve Kur'âniye içinde öyleleri var ki,

en büyük bir dâhi telâkki edilen İbni Sina, fehminde aczini itiraf etmiş, "Akıl buna yol bulamaz" demiş.

Onuncu Söz risalesi, o zâtın dehâsıyla yetişemediği hakaiki,

avamlara da, çocuklara da bildiriyor.

28. Mektub

Hakendiş
05-04-10, 11:24
Zannederim ki, o enâniyet-i ilmiyeyi fazla taşıyan zatlar da anladılar ki,

neşrolunan Sözler, hakaik-i Kur'âniyenin birer anahtarı

ve o hakaiki inkâr etmeye çalışanların başlarına inen birer elmas kılıçtır.

O ehl-i fazl ve kemal ve kuvvetli enâniyet-i ilmiyeyi taşıyan zatlar bilsinler ki,

bana değil, Kur'ân-ı Hakîme talebe ve şakirt oluyorlar; ben de onların bir ders arkadaşıyım.

Haydi, farz-ı muhâl olarak, ben üstadlık dâvâ etsem,

madem şimdi ehl-i imanın tabakatını, avamdan havassa kadar,

maruz kaldıkları evham ve şübehattan kurtarmak çaresini bulduk;

o ulema ya daha kolay bir çaresini bulsunlar

veyahut bu çareyi iltizam edip ders versinler, taraftar olsunlar.

29. Mektub

Hakendiş
05-04-10, 11:38
Felillâhilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi.

Hem sırr-ı temsil cihetü'l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı.

Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi.

Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu.

Akıl ile beraber vehim ve hayal, hattâ nefis ve hevâ teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu.

Elhasıl, yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur'âniyenin lemeâtındandır.

Benim hissem, yalnız şiddet-i ihtiyacımla taleptir ve gayet aczimle tazarruumdur.

Dert benimdir, devâ Kur'ân'ındır.

Said Nursi

Barla Lâhikası

nuryolcusu
05-04-10, 15:43
Evet bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kal'aları sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan; her mü'min, tek başıyla dalaletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur bu vazifeyi; en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda; hakaik-i Kur'aniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini, gayet kuvvetli bürhanlar ile isbat ederek; o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirdleri dahi, bulundukları kasaba ve karye ve şehirlerde -hizmet-i imaniye itibariyle- âdeta birer gizli kutub gibi, mü'minlerin manevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i maneviye-i itikadları cesur birer zabit gibi; kuvve-i maneviyeyi, ehl-i imanın kalblerine verip, mü'minlere manen mukavemet ve cesaret veriyorlar.
Mektubat ( 467 )

nuryolcusu
05-04-10, 15:48
Şimdi hakikat-ı hal böyle olduğu halde, en birinci vazifesi ve en yüksek mesleği olan imanı kurtarmak ve imanı tahkikî bir surette umuma ders vermek, hattâ avamın da imanını tahkikî yapmak vazifesi ise; manen ve hakikaten hidayet edici, irşad edici manasının tam sarahatını ifade ettiği için, Nur şakirdleri bu vazifeyi tamamıyla Risale-i Nur'da gördüklerinden, ikinci ve üçüncü vazifeler buna nisbeten ikinci ve üçüncü derecedir diye, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini haklı olarak bir nevi Mehdi telakki ediyorlar.
Emirdağ Lahikası-1 ( 266 )

Hakendiş
05-04-10, 17:53
Onuncu Söz risalesi, o zâtın dehâsıyla yetişemediği hakaiki,

avamlara da, çocuklara da bildiriyor.

28. Mektub





Avamın anlamasını anladım da, çocuk nasıl anlayabiliyor böyle mühim bir hakaikı..?

serihan
30-04-10, 18:41
Felillâhilhamd, sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi.

Hem sırr-ı temsil cihetü'l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı.

Hem sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi.

Hem sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu.

Akıl ile beraber vehim ve hayal, hattâ nefis ve hevâ teslime mecbur olduğu gibi, şeytan dahi teslim-i silâha mecbur oldu.

Elhasıl, yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur'âniyenin lemeâtındandır.



Allah razı olsun..

Nesrin
17-03-12, 01:36
Herkes istidadı nisbetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız herbir mes'eleyi tam anlamasa da, ruh, kalb ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz, büyük bir kazançtır."

Sözler ( 772 )

Allah razı olsun