PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Husrev Efendinin İslam alemine yazdığı mektup...


Hatice_Sultan
04-05-09, 10:44
“İki hakikî kardeş millet inşâ yakın bir âtide ittihad edecek”
“Âlem-i İslâm merkezlerindeki mübârek Müslüman kardeşlere,
Sizleri, bütün rûh u cânımızla tebrik ediyoruz. Eserleriyle fuhûl-i ulemânın ve fuhûl-i müfessirînin en yükseği olan Bediüzzaman Hazretleri’ne, kıymettar ve mübârek bir mücahit âlim tarafından yazılmış olan bir tebriki takdim etmiştik.

Bediüzzaman Hazretlerinin bizlere yazdığı cevabî mektublarında, o kıymettar, bînazîr Üstad Bediüzzaman Hazretleri, sizleri binlerle tebrik etmiş ve Anadolu’da Kur’ân ve îman kahramanlarının halefleri olan Nûrcularla, Arabistan’daki hakîkat-ı Kur’âniyeye müteveccih İslâmları, iki kardeş olarak hizbül Kur’ânın dairesi içinde çok saflardan iki mütevafık ve müterafık saf teşkil ettiklerini müjdelemiş. Ve o mü’min kardeşlerimizin Risâle-i Nûr’la ciddî alâkalariyle beraber, bir kısmını Arapçaya tercüme edip neşretmek niyetlerinizden fevkalâde memnun olduklarını ve mübârek İslâm cemaatlerinin Urfa’daki Nûr şâkirdleriyle ve Nûr eczalariyle himâyetkârâne alâkadar olmasını yazmaklığımızı bizlere emretmiş bulunuyorlar.

Ey aziz ve necip kavm-i Arabın nûranî âzaları!

Tarihin a’makına gömülen ve mâziden istikbale atlayan ecdatlarımıza, bu millet-i İslâmı parçalamak için bin dörtyüz senedenberi hücum eden küffar orduları, en nihâyet Birinci Harb-i Umumî’de emellerine muvaffak oldular. Türk ve Arap iki hakikî Müslüman kardeşin bin senelik sarsılmayan muhabbetlerini pek çok desiselerle, yalanlarla söndürdüler. Ehl-i İslâmın ve nev-i beşerin medar-ı fahri ve bütün mevcudatın sebeb-i hılkati ve bütün Füyuzât-ı İlâhiyenin mazharı o âlî Peygamberin Ravza-i Mutahharesine yüzler sürmek için pek büyük bir iştiyakı kalblerinde yaşattıklarına tahammül edemediler. O âlî Peygamber-i zîşanın küçücük bir iltifatına mazhar olmak için, ruhlarına varıncaya kadar her şeylerini fedâ ettiklerini hazmedemediler. Bin dörtyüz senedenberi zeminin yüzünde, zamanın sahifeleri üzerinde ve şehidlerin ve gazilerin beyaz kılınç kalemleriyle kırmızı mürekkepleriyle yazıp tarihe emanet bıraktıkları medar-ı iftiharları muhteşem yazılarını Müslümanlara unutturmak istediler. Bu azimle yürüyen o amansız düşmanlar, pek acı işkenceler altında ezdikleri Türk ve Arap bu iki kardeşi, bir daha ittihad etmemek için en müthiş muahedelerin zincirleriyle bağladılar. Çelik zincirler altında senelerle inlettirdiler. Her türlü şenaati Müslümanlığa icra ettiler.
Heyhât! İnâyet-i İlâhiyenin tekrar yar olacağını, Risâle-i Nûr gibi pek büyük ve pek hârika bir tefsir-i Kur’ânla ve onun âlî müellifi Bediüzzaman’la, Müslümanlığın büyük zaferini bilemediler ve göremediler. O eserler ki, vahdaniyet-i İlâhiye ile Risâlet-i Muhamme¬diyeyi (Aleyhisselatü Vesselam) ve hakîkat-ı haşriyeyi o kadar kuvvetli ve hakîkatli bürhanlarla o kadar parlak bir sûrette isbat ediyor ki; şimdiye kadar hiçbir feylesof, hiçbir âlim karşısına çıkıp itiraz edememiş.
Biz Türkler, seyyidleri kesretle içinde bulunan ve necip kavm-i Arap olan sizlere ve sizin ecdatlarınız olan Sahâbe-i Güzîn’e, Allah nâmına, Peygamber-i zîşan hesabına sonsuz bir sevgiyi ve nihâyetsiz bir hürmeti daima kalbimizde, ruhumuzda besliyoruz ve yaşatıyoruz. O âlî Peygamber-i zîşan için ve Onun âlî dîni için, başta ruhumuz ve her şeyimizi fedâya hazırız.

Cenâb-ı Hakk’ın lûtf u kereminden büyük bir ümit ile yalvarıp istiyoruz ki; sevgili Üstâdımız Bediüzzaman Hazretlerinin verdikleri haber-i beşaretle, Türk ve Arap iki hakikî kardeş millet inşâ yakın bir âtide ittihad edecek. Ve o ittihad sayesinde, o müthiş düşmanların Müslümanlar içine saçtıkları fesat tohumları kendi yüzlerine atılacak. Ve zincirler altında inleyen dörtyüz milyon Müslümanlık, yeniden hayat-ı kudsiye-i İslâmiye ile, nev-i beşerin başına geçip, sulh ve müsâlemet-i umûmiyeyi temin edecek, inşâ.

Risâle-i Nûr’un âciz bir şâkirdi Husrev”

(Târihçe-i Hayat, s. 309)

Ahyednur
14-05-09, 15:58
Türk ve Arap iki hakikî Müslüman kardeşin bin senelik sarsılmayan muhabbetlerini pek çok desiselerle, yalanlarla söndürdüler. Ehl-i İslâmın ve nev-i beşerin medar-ı fahri ve bütün mevcudatın sebeb-i hılkati ve bütün Füyuzât-ı İlâhiyenin mazharı o âlî Peygamberin Ravza-i Mutahharesine yüzler sürmek için pek büyük bir iştiyakı kalblerinde yaşattıklarına tahammül edemediler.
Cenâb-ı Hakk’ın lûtf u kereminden büyük bir ümit ile yalvarıp istiyoruz ki; sevgili Üstâdımız Bediüzzaman Hazretlerinin verdikleri haber-i beşaretle, Türk ve Arap iki hakikî kardeş millet inşâ yakın bir âtide ittihad edecek. Ve o ittihad sayesinde, o müthiş düşmanların Müslümanlar içine saçtıkları fesat tohumları kendi yüzlerine atılacak. Ve zincirler altında inleyen dörtyüz milyon Müslümanlık, yeniden hayat-ı kudsiye-i İslâmiye ile, nev-i beşerin başına geçip, sulh ve müsâlemet-i umûmiyeyi temin edecek, inşâallah.

Risâle-i Nûr’un âciz bir şâkirdi Husrev”


ALLAH razı olsun..

Nesrin
03-06-09, 01:29
Allah (c.c) razı olsun ablacığım...

betus
04-12-09, 19:25
Allah razı olsun abla..

ayser
05-12-09, 03:37
Rabbim ebeden razı olsun

kepez
04-02-11, 23:20
Allah razı olsun İNŞAALLAH