Eman
06-05-09, 11:12
Korunmasız genç kızlar öldürülüyor... Kötü yollara itiliyor... Tecavüze uğruyor... Hattâ bazı namussuzlar tarafından satılıyor... Genç kızlar jinekologlara gidiyor, söylemesi ayıp işler yaptırılıyor... Genç kızlar içkiye ve uyuşturucuya bağımlı hale getiriliyor... Genç kızlar ahlâk, erdem, iffet ve hayâ sınırlarını aşıyor... Genç kızlar kötü yollara düşüyor...
Bütün genç kızlar böyle mi oluyor? Hayır, ben böyle bir şey söylemiyorum. Bazı gerçekleri dile getiriyorum. Bütün kelimesini kullanmadım.
Ahlâklı, iffetli, faziletli, erdemli, hayâ ve ar sahibi, görgülü, vasıflı, temiz genç kızlarımızı tenzih ederim, kendilerini tebrik ederim.
Bir kısım genç kızlarımıza ilk paragrafta saydığım kötülükler yapılırken toplum ne yapıyor?
Bu toplumun düşünürleri, elitleri, aydınları, sorumluları, yön vermekle ve denetlemekle yükümlü olanları, eğitimcileri, psikologları, rehberleri, uzmanları vazifelerini yapıyor mu?
Bu soruya evet cevabını vermek için vurdum duymaz olmak gerek.
Bir genç kız feci ve vahşi şekilde öldürülünce bütün Türkiye ayağa kalkmalı ve kızın hem kanına sahip çıkmalı, hem de durumu her cephesiyle inceleyip, bir daha tekerrür etmemesi (tekrarlanmaması) için çareler, çözümler aramalı, tedbirler almalıydı. Bu yapılmış mıdır?
Onbeş yaşındaki bir kız tecavüze uğrayınca en az 15 milyon Türkiyelinin feryat edip haykırması gerekmez mi?
Sadistçe öldürülen bir kızın ardından vah vah demekle iş bitmiyor.
Kızlarımızı korumak için ne yapıyoruz?
Şuna bakınız, ne diyor? "Sadece bir kız öldürüldü, onun gibi yaşayan öteki kızlara bir şey olmadı, sen yaygara kopartıyorsun..."
Çocuklarımızı, kızlarımızı, gençliğimizi korumayan, onlara karşı olan vazifelerini yerine getirmeyen herkes haindir, vicdansızdır.
Ana babalar, aileler vicdansızdır.
Hısım akraba vicdansızdır.
Toplum vicdansızdır.
Eğitim sistemi vicdansızdır.
Resmî ideoloji vicdansızdır.
Hepimiz vicdansızız.
Bu satırları yazdığım için sadece ben vicdansızmışım... Böyle söyleyen halt etmiş.
Kız feci ve vahşi şekilde öldürüldükten sonra dizini dövmenin faydası yoktur.
Başta kız çocuklarımız, genç kızlarımız olmak üzere gençliği korumak konusunda düşünmemiz, olumlu bir şekilde tartışmamız gerekir. Çareler ve çözümler bulmamız gerekir. Bunları hayata geçirmemiz gerekir.
İstanbul gibi canavar bir megakentte genç bir kız kendi başına bırakılamaz.
Genç bir kızın yabancı bir erkeğin evine yalnız başına gitmesine izin verilemez.
Genç bir aile kızının aşırı dekolte kıyafete bürünmesine izin verilemez.
Anneler babalar, toplum, eğitim sistemi, devlet, Diyanet, çocukların ve gençlerin koruyucu meleği olmalıdır.
Okullarda uyuşturucu kullanma yaşı 11'e düşmüş. Buna kim izin ve fırsat veriyor? İzin verilmiyor mu? O halde niçin fırsat veriliyor?
Evlenme yaşına gelmiş kızların müstakbel eşlerini sadece kendi heva ve kafalarına göre seçmeleri yanlıştır. Bu konuda onlara rehberlik etmek gerekir.
Bizim kültürümüzde eşlerin birbiriyle küfüv (denk) olmaları gerekir.
Sabataycılar, kendi kızlarının Müslümanlarla, Türklerle evlenmesine izin veriyorlar mı?
Fakir veya orta halli bir kız, zengin bir delikanlı ile tanışıp gezip tozmaya başlıyor. Fakir kızın ailesi ümitleniyor, zengin bir damadımız olacak, kızımız refah ve lüks içinde yaşayacak.Öyle mi?.. Hayır hayır... Bu evlilikte denklik olmaz ve bu yuva ayakta durmaz.
İnsanlar sekiz karakterden birine mensuptur. Bazı karakterler vardır ki, onlara sahip kadın ve erkeklerin izdivacı başarılı olmaz.
Öldürülen, tecavüze uğrayan genç kızlar konusunda terbiyeciler, din adamları, ahlâkçılar, ziyalı kişiler bir araya gelmeli ve müzakereler, tartışmalar yapılmalıdır.
Bu konuda laf, edebiyat, magazin haberi, fasa fiso istemiyoruz, çare ve çözüm istiyoruz.
Sadece vah vah diyen sorumlular vicdansızdır.
Mehmet Şevket Eygi
Bütün genç kızlar böyle mi oluyor? Hayır, ben böyle bir şey söylemiyorum. Bazı gerçekleri dile getiriyorum. Bütün kelimesini kullanmadım.
Ahlâklı, iffetli, faziletli, erdemli, hayâ ve ar sahibi, görgülü, vasıflı, temiz genç kızlarımızı tenzih ederim, kendilerini tebrik ederim.
Bir kısım genç kızlarımıza ilk paragrafta saydığım kötülükler yapılırken toplum ne yapıyor?
Bu toplumun düşünürleri, elitleri, aydınları, sorumluları, yön vermekle ve denetlemekle yükümlü olanları, eğitimcileri, psikologları, rehberleri, uzmanları vazifelerini yapıyor mu?
Bu soruya evet cevabını vermek için vurdum duymaz olmak gerek.
Bir genç kız feci ve vahşi şekilde öldürülünce bütün Türkiye ayağa kalkmalı ve kızın hem kanına sahip çıkmalı, hem de durumu her cephesiyle inceleyip, bir daha tekerrür etmemesi (tekrarlanmaması) için çareler, çözümler aramalı, tedbirler almalıydı. Bu yapılmış mıdır?
Onbeş yaşındaki bir kız tecavüze uğrayınca en az 15 milyon Türkiyelinin feryat edip haykırması gerekmez mi?
Sadistçe öldürülen bir kızın ardından vah vah demekle iş bitmiyor.
Kızlarımızı korumak için ne yapıyoruz?
Şuna bakınız, ne diyor? "Sadece bir kız öldürüldü, onun gibi yaşayan öteki kızlara bir şey olmadı, sen yaygara kopartıyorsun..."
Çocuklarımızı, kızlarımızı, gençliğimizi korumayan, onlara karşı olan vazifelerini yerine getirmeyen herkes haindir, vicdansızdır.
Ana babalar, aileler vicdansızdır.
Hısım akraba vicdansızdır.
Toplum vicdansızdır.
Eğitim sistemi vicdansızdır.
Resmî ideoloji vicdansızdır.
Hepimiz vicdansızız.
Bu satırları yazdığım için sadece ben vicdansızmışım... Böyle söyleyen halt etmiş.
Kız feci ve vahşi şekilde öldürüldükten sonra dizini dövmenin faydası yoktur.
Başta kız çocuklarımız, genç kızlarımız olmak üzere gençliği korumak konusunda düşünmemiz, olumlu bir şekilde tartışmamız gerekir. Çareler ve çözümler bulmamız gerekir. Bunları hayata geçirmemiz gerekir.
İstanbul gibi canavar bir megakentte genç bir kız kendi başına bırakılamaz.
Genç bir kızın yabancı bir erkeğin evine yalnız başına gitmesine izin verilemez.
Genç bir aile kızının aşırı dekolte kıyafete bürünmesine izin verilemez.
Anneler babalar, toplum, eğitim sistemi, devlet, Diyanet, çocukların ve gençlerin koruyucu meleği olmalıdır.
Okullarda uyuşturucu kullanma yaşı 11'e düşmüş. Buna kim izin ve fırsat veriyor? İzin verilmiyor mu? O halde niçin fırsat veriliyor?
Evlenme yaşına gelmiş kızların müstakbel eşlerini sadece kendi heva ve kafalarına göre seçmeleri yanlıştır. Bu konuda onlara rehberlik etmek gerekir.
Bizim kültürümüzde eşlerin birbiriyle küfüv (denk) olmaları gerekir.
Sabataycılar, kendi kızlarının Müslümanlarla, Türklerle evlenmesine izin veriyorlar mı?
Fakir veya orta halli bir kız, zengin bir delikanlı ile tanışıp gezip tozmaya başlıyor. Fakir kızın ailesi ümitleniyor, zengin bir damadımız olacak, kızımız refah ve lüks içinde yaşayacak.Öyle mi?.. Hayır hayır... Bu evlilikte denklik olmaz ve bu yuva ayakta durmaz.
İnsanlar sekiz karakterden birine mensuptur. Bazı karakterler vardır ki, onlara sahip kadın ve erkeklerin izdivacı başarılı olmaz.
Öldürülen, tecavüze uğrayan genç kızlar konusunda terbiyeciler, din adamları, ahlâkçılar, ziyalı kişiler bir araya gelmeli ve müzakereler, tartışmalar yapılmalıdır.
Bu konuda laf, edebiyat, magazin haberi, fasa fiso istemiyoruz, çare ve çözüm istiyoruz.
Sadece vah vah diyen sorumlular vicdansızdır.
Mehmet Şevket Eygi