keçeli
07-05-09, 12:11
Bismihi Sübhanehu ve Bihi Nestain
http://www.kumpinar.com/wp-content/100_165820-20820nisan20haberi20philippines1.jpg (http://www.kumpinar.com/wp-content/100_165820-20820nisan20haberi20philippines1.jpg)Filipinler Marawi Okuma Programı
Onlar farklı mecralardan geldiler- bazıları çiftliklerinden, bazıları üniversitelerinden, kimileri uzak denizötesi adalardan, fakat hepsi Nurun hâdimi olmuş kahramanlardı Filipinler’de. Onlar farklı kabilelere mensuplardı, - bazıları denizlerin üzerinde yaşayan köylülerdi, bazıları ormanların derinliklerindeki savasçı kabilelerden, bazıları şehirliydi, fakat hepsi Nurun saff-ı evvelleriydi Filipinler’de. Kimisi hayatının baharındaydı, kimisi gençligin altın çagında, bazısı yeni doğmuş bebeğiydi Islamın, fakat Nurcularıydı hepsi Filipinlerin. Nurcu kardeşler, hepsi, okuma (http://www.kumpinar.com/tag/okuma)ya gelmişlerdi, okuma (http://www.kumpinar.com/tag/okuma)k için toplanmışlardı. Bazıları, hayatı boyunca bir kitapçıgın kapağına bile dokunmamıştı, okulda zoraki okuduklari kitaplar müstesna, bir kaçında adet olmuştu okumak, fakat onlar şimdi Risale-i Nur’un divanesi olmuş gençleriydi Filipinler’in.
Risale-i Nur okuyucuları. 16 Mart’ta Marawi okuma kampına gelen ilk grup Cagayan De Oro Nur Talebeleriydi. Derhal okuma ateşini Marawi’de kalan kardeşleriyle beraber tutuşturdular. Sonraki grup Pagadian dershanesinde kalanlardi, 24 Mart’ta geldi bu grup, marifetullah’da derinleşmeye azmetmiş Nur Dairesini genişlettiler… Birkaç gün sonra Zamboanga ve Basilan’dan grup grup geldi Nur kafileleri, dağ esintileri beraberlerinde, ellerinde Risale-i Nur’lar adeta alem olmus Nurculuklarina, “biz de variz” diyorlardı.
İlk elli sahifesini okuyan bir Nurcu: “Bu bir mucize! Okumaktan yılandan kaçar gibi kaçan ben, 50 sahife okudum Nurlardan, okudukça okuyasim geliyor, bırakamıyorum.” diyordu. Bir başkası: “Daha evvelden günde ancak 100 sahife okuyabiliyordum, şimdi bu okuma kampi beni 200 sahifeye ulaştırdı. Okuma aşkım ziyadeleşti. Hayatım adeta ölüme yakın bir hayat okumadığım anlarda, bütün zerratım okumak için çarpıyor, hissiyatimi tarif edemiyor, Nurlardaki bu iksir nedir acaba?” Bazıları ise, “Eğer Kulliyat’ı 10 defa bitirmem istense ben o on defayi sonsuz on defalar yapmak için dua edeceğim Rabbime, zira ben Rabbimin isimlerini ve o isimlerin cilvelerini ve beni Yaradan’ın sifatlarini sadece anlamak degil, hissetmek ve yaşamak istiyorum” diye haykırıyordu.
Kamptaki kardeşlere göre; sabrın değeri, iktisadın kıymeti, tekrarin bir eğitim modeli olması, ve nefsin terbiyesi ‘Risale-i Nurdan eserlerin saatlerce ara vermeksizin okunmasiyla ve bu nurlarla meşguliyetle, çok kısa bir zamanda gelişti ve terakki etti.
Üstad Bediüzzaman diyor: “Aklın nuru funun-u medeniyyedir, vicdanın ziyası ulum-u diniyedir”.. İşte Risale-i Nur, hem aklın nuru ve hem de vicdanın ziyasıdır, manaları kardeşlerin kalbine gelmiş.
Bir kardeş: “En zor zamanlarda dahi sabır ve şükür ile, en korkulu zamanlarda cesaret benim Üstadımın hayatından ve Nurlardan aldığım hayâti üç derstir” diyordu.
Buna mukabil genç bir nurcu: ” Evet Üstad Bediüzzaman’ın hayatı, bana Allah için bir hayatı feda etmenin ne demek olduğunu öğretti ve beni hizmet-i Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)’a hayatımı dahi feda etmem lazım geldiğine ikna etti.” diye cevap veriyordu.
Bir üniversite talebesi, ‘Risale-i Nur Külliyatı, kuşkusuz bir Deha-i İslam’ın Allah’ın lütf-u keremiyle ancak vücuda getirebileceği bir eserdir, -ben ömrümde İslam’ı bu kadar güzel, bu kadar anlaşılır ve açık ifade eden ikinci bir Bediüzzaman tanımıyorum. Nurun her küçük parçasını hatta cümlelerini bir hazine ve bir ihsan-i ilahi olarak goruyorum. Hakikat, hayat-ı dünyanın kıymetsizliği ve ahiret hayatının kıymetini Nurlar’da anladım; Allah ve Resulü’nün bizden istediği başka nedir ki. Her sahifesi marifet, hidayet ve ilham ile dolu, hele de bizim gibi gençler için. Kendimi asr-ı saadette iman (http://www.kumpinar.com/tag/iman)ı kazanmış Müslümanlar gibi hissediyorum Nurları okudukça. Ümidim o ki, Allah benim gibi nice gençleri bu Nurlar’la hidayete erdirecek.
Kimisi Mucizat-ı Kur’aniyye’yi okumuş, “hayranlıktan dil tutuldu abi” diyorlar, “biz de bu Mucizat-i Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)iyye Risalesinin belagatından ne diyeceğimizi şaşırdık, bedevi Arap gibi secdelere vardık” deyip tebessüm ettirdiler.
Okuma kampının en mühim yanı, lisan-i hal dersleriydi. 10 ayrı kabileden Müslümanlar vardı, ama kalpler birdi, bu kabilelerin kimisinin mabeyninde asırlardır süren savaşlar var. Risale-i Nur nasıl bir iksir ki, biz düşman idik kalplerimizi yumuşatıp bizi kardeş eyledi, bu Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)’ın bu asırdaki bir dersi değildir de nedir? Asr-ı saadet bir kere daha mümkün, eğer alem Nurları anlarsa.
Herkes şu noktalarda hemfikirdi, Risale-i Nur bir tevazu dersi veriyor, iman (http://www.kumpinar.com/tag/iman)ı kuvvetlendiriyor, su-i zan ve su-i niyetleri kalpten def u ref etmekle münafıklığı bile ortadan kaldırıyor, ilham veriyor, nurlandırıyor ve bir maden-i hidayet olarak sırat-i müstakime sevkediyor.
Bir mücahid henüz ormandan gelmiş ve namaz için 10 dakika dershaneye uğramıştı, “bu ne uhuvvetli hal, muhabbet adeta havada bile var. İslama olan muhabbet ve adanmışlığımın sizlerin yaninda hiç olduğunu farkettim.”
Bazı nurcular geldikleri yerlere döndüler, bazıları daha fazla okumak için kaldılar, fakat sevgili Üstadımızın 23.Mektup’ta dediği gibi; “bizim gibi ahiret ve hakikat kardeşleri için, zamanın ve mekânın farklılığı sohbetimize mani olmuyor. Hatta birimiz şarkta, birimiz garbta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, biri dünyada, öteki ahirette de olsa, onlar hala beraber telakki ve tasavvur edilebilirler ve konuşabilirler.”
Ey Rabbimiz! Salat ve selam “Müminler sağlam bir binanın taşları gibidirler, birbirlerine öyle muavenet ederler” diyen Habib’in Muhammed Mustafa’nın ve Onun ehli ile ashabının üzerine olsun.
SÜBHANEKA LA İLMELENA İLLA MA ALLEMTENA İNNEKA ENTEL ALİMUL HAKEM VELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN
Risale-i Nur Institute of Philippines / Multimedia Section
http://www.kumpinar.com/wp-content/100_165820-20820nisan20haberi20philippines1.jpg (http://www.kumpinar.com/wp-content/100_165820-20820nisan20haberi20philippines1.jpg)Filipinler Marawi Okuma Programı
Onlar farklı mecralardan geldiler- bazıları çiftliklerinden, bazıları üniversitelerinden, kimileri uzak denizötesi adalardan, fakat hepsi Nurun hâdimi olmuş kahramanlardı Filipinler’de. Onlar farklı kabilelere mensuplardı, - bazıları denizlerin üzerinde yaşayan köylülerdi, bazıları ormanların derinliklerindeki savasçı kabilelerden, bazıları şehirliydi, fakat hepsi Nurun saff-ı evvelleriydi Filipinler’de. Kimisi hayatının baharındaydı, kimisi gençligin altın çagında, bazısı yeni doğmuş bebeğiydi Islamın, fakat Nurcularıydı hepsi Filipinlerin. Nurcu kardeşler, hepsi, okuma (http://www.kumpinar.com/tag/okuma)ya gelmişlerdi, okuma (http://www.kumpinar.com/tag/okuma)k için toplanmışlardı. Bazıları, hayatı boyunca bir kitapçıgın kapağına bile dokunmamıştı, okulda zoraki okuduklari kitaplar müstesna, bir kaçında adet olmuştu okumak, fakat onlar şimdi Risale-i Nur’un divanesi olmuş gençleriydi Filipinler’in.
Risale-i Nur okuyucuları. 16 Mart’ta Marawi okuma kampına gelen ilk grup Cagayan De Oro Nur Talebeleriydi. Derhal okuma ateşini Marawi’de kalan kardeşleriyle beraber tutuşturdular. Sonraki grup Pagadian dershanesinde kalanlardi, 24 Mart’ta geldi bu grup, marifetullah’da derinleşmeye azmetmiş Nur Dairesini genişlettiler… Birkaç gün sonra Zamboanga ve Basilan’dan grup grup geldi Nur kafileleri, dağ esintileri beraberlerinde, ellerinde Risale-i Nur’lar adeta alem olmus Nurculuklarina, “biz de variz” diyorlardı.
İlk elli sahifesini okuyan bir Nurcu: “Bu bir mucize! Okumaktan yılandan kaçar gibi kaçan ben, 50 sahife okudum Nurlardan, okudukça okuyasim geliyor, bırakamıyorum.” diyordu. Bir başkası: “Daha evvelden günde ancak 100 sahife okuyabiliyordum, şimdi bu okuma kampi beni 200 sahifeye ulaştırdı. Okuma aşkım ziyadeleşti. Hayatım adeta ölüme yakın bir hayat okumadığım anlarda, bütün zerratım okumak için çarpıyor, hissiyatimi tarif edemiyor, Nurlardaki bu iksir nedir acaba?” Bazıları ise, “Eğer Kulliyat’ı 10 defa bitirmem istense ben o on defayi sonsuz on defalar yapmak için dua edeceğim Rabbime, zira ben Rabbimin isimlerini ve o isimlerin cilvelerini ve beni Yaradan’ın sifatlarini sadece anlamak degil, hissetmek ve yaşamak istiyorum” diye haykırıyordu.
Kamptaki kardeşlere göre; sabrın değeri, iktisadın kıymeti, tekrarin bir eğitim modeli olması, ve nefsin terbiyesi ‘Risale-i Nurdan eserlerin saatlerce ara vermeksizin okunmasiyla ve bu nurlarla meşguliyetle, çok kısa bir zamanda gelişti ve terakki etti.
Üstad Bediüzzaman diyor: “Aklın nuru funun-u medeniyyedir, vicdanın ziyası ulum-u diniyedir”.. İşte Risale-i Nur, hem aklın nuru ve hem de vicdanın ziyasıdır, manaları kardeşlerin kalbine gelmiş.
Bir kardeş: “En zor zamanlarda dahi sabır ve şükür ile, en korkulu zamanlarda cesaret benim Üstadımın hayatından ve Nurlardan aldığım hayâti üç derstir” diyordu.
Buna mukabil genç bir nurcu: ” Evet Üstad Bediüzzaman’ın hayatı, bana Allah için bir hayatı feda etmenin ne demek olduğunu öğretti ve beni hizmet-i Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)’a hayatımı dahi feda etmem lazım geldiğine ikna etti.” diye cevap veriyordu.
Bir üniversite talebesi, ‘Risale-i Nur Külliyatı, kuşkusuz bir Deha-i İslam’ın Allah’ın lütf-u keremiyle ancak vücuda getirebileceği bir eserdir, -ben ömrümde İslam’ı bu kadar güzel, bu kadar anlaşılır ve açık ifade eden ikinci bir Bediüzzaman tanımıyorum. Nurun her küçük parçasını hatta cümlelerini bir hazine ve bir ihsan-i ilahi olarak goruyorum. Hakikat, hayat-ı dünyanın kıymetsizliği ve ahiret hayatının kıymetini Nurlar’da anladım; Allah ve Resulü’nün bizden istediği başka nedir ki. Her sahifesi marifet, hidayet ve ilham ile dolu, hele de bizim gibi gençler için. Kendimi asr-ı saadette iman (http://www.kumpinar.com/tag/iman)ı kazanmış Müslümanlar gibi hissediyorum Nurları okudukça. Ümidim o ki, Allah benim gibi nice gençleri bu Nurlar’la hidayete erdirecek.
Kimisi Mucizat-ı Kur’aniyye’yi okumuş, “hayranlıktan dil tutuldu abi” diyorlar, “biz de bu Mucizat-i Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)iyye Risalesinin belagatından ne diyeceğimizi şaşırdık, bedevi Arap gibi secdelere vardık” deyip tebessüm ettirdiler.
Okuma kampının en mühim yanı, lisan-i hal dersleriydi. 10 ayrı kabileden Müslümanlar vardı, ama kalpler birdi, bu kabilelerin kimisinin mabeyninde asırlardır süren savaşlar var. Risale-i Nur nasıl bir iksir ki, biz düşman idik kalplerimizi yumuşatıp bizi kardeş eyledi, bu Kuran (http://www.kumpinar.com/tag/kuran)’ın bu asırdaki bir dersi değildir de nedir? Asr-ı saadet bir kere daha mümkün, eğer alem Nurları anlarsa.
Herkes şu noktalarda hemfikirdi, Risale-i Nur bir tevazu dersi veriyor, iman (http://www.kumpinar.com/tag/iman)ı kuvvetlendiriyor, su-i zan ve su-i niyetleri kalpten def u ref etmekle münafıklığı bile ortadan kaldırıyor, ilham veriyor, nurlandırıyor ve bir maden-i hidayet olarak sırat-i müstakime sevkediyor.
Bir mücahid henüz ormandan gelmiş ve namaz için 10 dakika dershaneye uğramıştı, “bu ne uhuvvetli hal, muhabbet adeta havada bile var. İslama olan muhabbet ve adanmışlığımın sizlerin yaninda hiç olduğunu farkettim.”
Bazı nurcular geldikleri yerlere döndüler, bazıları daha fazla okumak için kaldılar, fakat sevgili Üstadımızın 23.Mektup’ta dediği gibi; “bizim gibi ahiret ve hakikat kardeşleri için, zamanın ve mekânın farklılığı sohbetimize mani olmuyor. Hatta birimiz şarkta, birimiz garbta, birimiz mazide, birimiz müstakbelde, biri dünyada, öteki ahirette de olsa, onlar hala beraber telakki ve tasavvur edilebilirler ve konuşabilirler.”
Ey Rabbimiz! Salat ve selam “Müminler sağlam bir binanın taşları gibidirler, birbirlerine öyle muavenet ederler” diyen Habib’in Muhammed Mustafa’nın ve Onun ehli ile ashabının üzerine olsun.
SÜBHANEKA LA İLMELENA İLLA MA ALLEMTENA İNNEKA ENTEL ALİMUL HAKEM VELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN
Risale-i Nur Institute of Philippines / Multimedia Section