tefekkur
08-05-09, 15:27
Bu YOLLAR'da EDEB'le Gidilir... EDEB...EDEB..EDEB...
Asıl mesele söylediğini yaşayabilmek...Söz ile fiil birbirine uygun olmalı.
Hal ve Fiil ... Emir ve Yasaklara İmtisal...
HÂL güzel ise fiil de güzel olur.FİİL güzel ise emir ve yasaklara imtisal de kolaylaşır.
Fiillerdeki istikamet halledeki istikametten gelir.Hâl fiile yansır...Fiil de emir ve yasaklara imtisale yansır..
EVVELA; HÂLİMİZ nasıl ? Ne HÂLdeyiz ? İÇ İKLİMİMİZ HÂLİS mi ? İÇİMİZ DURU VE ŞEFFAF MI ?
Hâl'deki iyilik iki cihete bakar: Biri HAKK'A ,diğeri HALK'A...
HAKK'A BAKAN CİHET'iyle ; rahmeti ittiham etmemeliyiz ki iyi olalım.HAKK'A buğz etmemeliyiz.
RUBUBİYYETİNE teslim olmalı ,HAKK'I tenzih etmeli,O'NUNla olan hukukumuzu düzeltmeli,İçimizi temiz tutmalı,İç alemimizde ciddi bir şekilde acz ve fakrımızı ,nedamet ve şükrümüzü göstermeli ve kulca eğilmeliyiz...
ÖZ VARLIĞIMIZ'a dönmeli, İç kirlerimizi ancak tek temizleyici olan GÖZYAŞI ile yıkamalıyız..
Ruhumuzu MARİFET VE MUHABBET iklimlerinde gezdirmeli ve o manevi cevelanı bütün damarlarımızda gezdirmeliyiz...
İbadet ile ruhumuzu dinlendirip ,Kur'an ve Hadis ve itikad ile cilalandırmalıyız...
Hulasa; içimizi SÂFİ ve ŞEFFAF kılmalıyız...HAKK'a karşı EDEBimizi takınmalıyız...
Riya pazarlarında dolanmadan ,şan ve şeref hissinin maneviyatlarımızı kırmasına izin vermemeliyiz...Süfli ve basit ve faidesi emellerimiz ve amellerimiz olmamalı..
HALK'A bakan cihetle de ; İçimizde Mü'minlere karşı öfke ,kin hased,adavet,kıskançlık,rekabet,intikam hisleri taşımadan SAHABEVÂRİ bir şekilde diğergâm olmalıyız.NEFSiMİZden evvel mümin kardeşimiz gelmeli ki nefsimiz kendiliğinden çıksın..
"NEFSİNİ ISLAH EDEMEYEN BAŞKASINI ISLAH EDEMEZ"hadis-i şerifini yaşayıp, "KENDİSİ İÇİN İSTEDİĞİNİZİ MÜ'MİN KARDEŞİNİZ İÇİN İSTEMEDİKÇE GERÇEK İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ" -hadis-i şerifi kulağımıza küpe değil KULAĞIMIZDAKİ BEYNİMİZDEKİ SES OLMALI...
HALİS UHUVVETLİĞİ YAŞAMALIYIZ...
Asıl mesele söylediğini yaşayabilmek...Söz ile fiil birbirine uygun olmalı.
Hal ve Fiil ... Emir ve Yasaklara İmtisal...
HÂL güzel ise fiil de güzel olur.FİİL güzel ise emir ve yasaklara imtisal de kolaylaşır.
Fiillerdeki istikamet halledeki istikametten gelir.Hâl fiile yansır...Fiil de emir ve yasaklara imtisale yansır..
EVVELA; HÂLİMİZ nasıl ? Ne HÂLdeyiz ? İÇ İKLİMİMİZ HÂLİS mi ? İÇİMİZ DURU VE ŞEFFAF MI ?
Hâl'deki iyilik iki cihete bakar: Biri HAKK'A ,diğeri HALK'A...
HAKK'A BAKAN CİHET'iyle ; rahmeti ittiham etmemeliyiz ki iyi olalım.HAKK'A buğz etmemeliyiz.
RUBUBİYYETİNE teslim olmalı ,HAKK'I tenzih etmeli,O'NUNla olan hukukumuzu düzeltmeli,İçimizi temiz tutmalı,İç alemimizde ciddi bir şekilde acz ve fakrımızı ,nedamet ve şükrümüzü göstermeli ve kulca eğilmeliyiz...
ÖZ VARLIĞIMIZ'a dönmeli, İç kirlerimizi ancak tek temizleyici olan GÖZYAŞI ile yıkamalıyız..
Ruhumuzu MARİFET VE MUHABBET iklimlerinde gezdirmeli ve o manevi cevelanı bütün damarlarımızda gezdirmeliyiz...
İbadet ile ruhumuzu dinlendirip ,Kur'an ve Hadis ve itikad ile cilalandırmalıyız...
Hulasa; içimizi SÂFİ ve ŞEFFAF kılmalıyız...HAKK'a karşı EDEBimizi takınmalıyız...
Riya pazarlarında dolanmadan ,şan ve şeref hissinin maneviyatlarımızı kırmasına izin vermemeliyiz...Süfli ve basit ve faidesi emellerimiz ve amellerimiz olmamalı..
HALK'A bakan cihetle de ; İçimizde Mü'minlere karşı öfke ,kin hased,adavet,kıskançlık,rekabet,intikam hisleri taşımadan SAHABEVÂRİ bir şekilde diğergâm olmalıyız.NEFSiMİZden evvel mümin kardeşimiz gelmeli ki nefsimiz kendiliğinden çıksın..
"NEFSİNİ ISLAH EDEMEYEN BAŞKASINI ISLAH EDEMEZ"hadis-i şerifini yaşayıp, "KENDİSİ İÇİN İSTEDİĞİNİZİ MÜ'MİN KARDEŞİNİZ İÇİN İSTEMEDİKÇE GERÇEK İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ" -hadis-i şerifi kulağımıza küpe değil KULAĞIMIZDAKİ BEYNİMİZDEKİ SES OLMALI...
HALİS UHUVVETLİĞİ YAŞAMALIYIZ...