PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Saf bir tevhit inancına nasıl sahip olunur?


gulname
09-05-09, 18:18
Saf bir tevhit inancına nasıl sahip olunur?

Kur’ân-ı Kerim ve sünnet-i seniye baştan sona tevhid inancını bize ders verir. Nasıl elde edilebileceğini bütün yöntemleriyle beraber gösterir. Şüpheleri yok edecek bütün burhanları açıklar. Kur’ân-ı Kerim’in gerçek bir tefsiri olan Risale-i Nur’da en mükemmel ve en detaylı bir şekilde bu dersleri, yöntemleri ve burhanları bulabilir; onlarla “Allah’ın varlık ve birliğinin delilleri kâinattaki bütün varlıklar sayısıncadır,” diye hükmedebiliriz. Mesela isterseniz burada birkaç tanesine değinelim.

Gàşiye Sûresi’nin17–20 ayetlerinde şöyle buyruluyor:

“Deveye bakmazlar mı, nasıl yaratılmış?

Göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltilmiş?

Dağlara bakmazlar mı, nasıl dikilmiş?

Yeryüzüne bakmazlar mı, nasıl yayılmış?”

Bu ayetler, deve, gök, dağ ve yeryüzü gibi san’at eserlerine bakmamızı isterken, o eserlerin arka planındaki düzenli fiilleri görmemizi emrediyor. Çünkü bu düzenli fiiller, bizi onların failinin varlığına ve birliğine götürecektir. Ayrıca A’raf Sûresi’nin 185. ayetinde aynı yöntem bütün varlıklara uygulanmış:

“Onlar (tevhidi inkâr edenler), göklerin ve yerin melekûtuna (yani onların arka plânında hükmeden düzenli fiillere ve fiillerin failine) bakmazlar mı? Onlar Allah’ın yarattıklarından hiçbir şeye de mi bakmazlar?”

Tevhide ulaştıran bu Kur’ânî yöntemi Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Sözler” adlı kitabın 31. Söz’ünün 18. Pencere’sinde gayet mükemmel şekilde izah etmiştir.
İşte bütün âlemdeki âsâr-ı san'at ve bütün mahlukat, herbiri birer eser-i mükemmel olduğundan, herbiri bir fiile ve fiil ise isme, isim ise vasfa ve vasıf ise şe'ne ve şe'n ise zâta şehadet ettikleri için; masnuat adedince birtek Sâni'-i Zülcelal'in vücub-u vücuduna şehadet ve ehadiyetine işaret ettikleri gibi; heyet-i mecmuası ile, silsile-i mahlukat kadar kuvvetli bir tarzda bir mi'rac-ı marifettir. Hiçbir cihette içine şübhe girmeyen müteselsil bir bürhan-ı hakikattır. Şimdi ey bîçare münkir-i gafil! Silsile-i kâinat kadar kuvvetli şu bürhanı ne ile kırabilirsin? Şu masnuat adedince hakikatın şuaını gösteren hadsiz delikli ve kafesli şu pencereyi ne ile kapatabilirsin? Hangi perde-i gafleti üstüne çekebilirsin?" (Sözler' den 33. Söz, 18. Pencere,

asilNUR
09-05-09, 18:23
Allah razı olsun.. Tefekküre vesile oldu inşaallah.. Allah kabul etsin..

musahhih
09-05-09, 18:47
Muazzam bir tefekkür penceresi açılmış önümüze

Allah(c.c.) razı olsun

ayser
12-05-09, 03:51
Allah razı olsun emeğinize sağlık

serihan
07-07-09, 02:06
Allah razı olsun inş..

Kaderi_m
07-11-09, 11:30
Rabbim razı olsun inşALLAH...

prenses
16-11-11, 12:47
Allah razı olsun inşallah..