m_safiturk
10-05-09, 14:18
Evet, nefsini beğenen ve nefsine itimad eden, bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. Öyle ise sen bahtiyarsın.
Fakat bazan olur ki, nefs-i emmâre, ya levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder, fakat silâhlarını ve cihâzâtını âsâba devreder. Âsab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emrâz-ı kalbden vâveylâ etmişler. İşte bu zatlardaki, nefs-i emmâre değil, belki âsâba devredilen nefs-i emmârenin vazifesidir. Maraz ise, kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir.
İnşaallah, aziz kardeşim, size hücum eden nefsiniz ve emrâz-ı kalbiniz değil, belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibarıyla âsâba intikal eden ve terakkiyât-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir hâlettir.
Risale-i Nur Külliyatı Mektubat... 26. mektup Dördüncü Mebhas
Demek ki İnsan latifeleri üzerinde cerayan eden bir çok mana ile bir mücahedenin içinde imtihan olmaktadır...Tâ ki;ondan maksud olan neticeyi meyveyi versin...Eğer bu mücahedeler olmasa tek düze bir hayat ve meyvesiz bir ömür ortaya çıkacak...Ve Tevhid denilen hakikat ancak bu tür çarpışmaların neticesinde istimdat ve medet arayışlarının lisanlarıyla terennüm etkikleri ve dile getirdikleri hacetlerinin yol göstermesiyle ortaya çıkacaktır..Her şeyin sahibi kim olduğu insanın takatinden aciz kaldığı ve herşeye sözü geçen ve gücü yeten bir kudretten medet dilemesindeki elzemiyet ve sığınma..Malik'ül Mülk'ün kim olduğunu tesbit ettirir ve o tesbit ve karar ise hadisat ve mevcudat arasındaki gerçeği gösterir...
İnsan kendine malik değildir...
Nefsisnin terbiyesinden acizdir...
O seni senden ziyade düşünür...
Kadir-i Rahimin rahmetine itimad et...
Ve bir çok meselede üstadımız İnsanın Nefsindeki o mevhum Rububiyet hissi eneniyetinden Hakikat olarak kurtuluşunu temin etmek hem alemde iki tağutla mücadelem var dediği tabiat ve enaniyet olarak ifade ettiği ve enaniyetin kendini Rahmet denizine bırakmasındaki mutmainne teslimi tesis etmek için ve İnsanın terakkisini temin eden mücahadenin tarifçisi yol göstericisi olmuş...
Fakat bazan olur ki, nefs-i emmâre, ya levvâmeye veya mutmainneye inkılâp eder, fakat silâhlarını ve cihâzâtını âsâba devreder. Âsab ve damarlar ise, o vazifeyi âhir ömre kadar görür. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü halde, onun âsârı yine görünür. Çok büyük asfiya ve evliya var ki, nüfusları mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ etmişler. Kalbleri gayet selim ve münevver iken, emrâz-ı kalbden vâveylâ etmişler. İşte bu zatlardaki, nefs-i emmâre değil, belki âsâba devredilen nefs-i emmârenin vazifesidir. Maraz ise, kalbî değil, belki maraz-ı hayalîdir.
İnşaallah, aziz kardeşim, size hücum eden nefsiniz ve emrâz-ı kalbiniz değil, belki mücahedenin devamı için beşeriyet itibarıyla âsâba intikal eden ve terakkiyât-ı daimîye sebebiyet veren, dediğimiz gibi bir hâlettir.
Risale-i Nur Külliyatı Mektubat... 26. mektup Dördüncü Mebhas
Demek ki İnsan latifeleri üzerinde cerayan eden bir çok mana ile bir mücahedenin içinde imtihan olmaktadır...Tâ ki;ondan maksud olan neticeyi meyveyi versin...Eğer bu mücahedeler olmasa tek düze bir hayat ve meyvesiz bir ömür ortaya çıkacak...Ve Tevhid denilen hakikat ancak bu tür çarpışmaların neticesinde istimdat ve medet arayışlarının lisanlarıyla terennüm etkikleri ve dile getirdikleri hacetlerinin yol göstermesiyle ortaya çıkacaktır..Her şeyin sahibi kim olduğu insanın takatinden aciz kaldığı ve herşeye sözü geçen ve gücü yeten bir kudretten medet dilemesindeki elzemiyet ve sığınma..Malik'ül Mülk'ün kim olduğunu tesbit ettirir ve o tesbit ve karar ise hadisat ve mevcudat arasındaki gerçeği gösterir...
İnsan kendine malik değildir...
Nefsisnin terbiyesinden acizdir...
O seni senden ziyade düşünür...
Kadir-i Rahimin rahmetine itimad et...
Ve bir çok meselede üstadımız İnsanın Nefsindeki o mevhum Rububiyet hissi eneniyetinden Hakikat olarak kurtuluşunu temin etmek hem alemde iki tağutla mücadelem var dediği tabiat ve enaniyet olarak ifade ettiği ve enaniyetin kendini Rahmet denizine bırakmasındaki mutmainne teslimi tesis etmek için ve İnsanın terakkisini temin eden mücahadenin tarifçisi yol göstericisi olmuş...