PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Risale-i Nur Nedir?Nasıl bir Tefsirdir?


m_safiturk
10-05-09, 16:08
Risale-i Nur kendi kendini izah eden ..Bir kolaylık bir merhamet ve rahmetin hikmetle ihsan ettiği bir eserdir...Risale-i nur İman hakikatlarını hayattar ve çözümlemeli ve yaşanılır şekliyle talim eden bir şahaser,bir inayet ve veraset-i nubuvvet nurundan insibağ ve talim ettirilmiş bir nurani mecmuadır...

Kur'anada bulunan İrşadi hassaya haiz..Her tabakanın istifadesine müsait..delilli ve ikna edeci özelliğiyle saadeti dareyne vesile olacak hasiyete malik bir mihmandarı hakaiktir...

İstikametli teklifleriyle ..hisse ve sair kuvve ve latifelere aksettirdiği fıtrat bürhanlarının en müzlim ve karanlık noktalara nufuzu temin eden bir harıka makes bir muhteşem mirat bir şefkatli tabib bir muin keremin tezahür ettiği arı ve sehil bir kitab-ı marifettir...

Tanınma bilinme ve iman ile sevilme üzerine marziyat-ı ulviye ile inşa edilmiş bu alemin Banisini o emir ve davet üzere eserden müessire sanattan sani'e güzellikten güzele,muhabbetten mahbuba intikal edecek bir rahim ve vedud taarrüfün aksi cezbine vabeste bir incizap merkezidir...

Beşerin en müşkül suallerini..Tevhidden kadere en ince imani hassa ve ameli nedenlerin muarrifi ve muallimi noktalarından talim-i Habibullah..Makbul-u evliyaullah,Ruhaniyat, ins ve can'nın ve zamanı ademden kıyamete kadar olan şahs-ı manevi-i islamiyetin ahir zaman hasiyeti gibi özellikleriyle kalbi hükmünde bir dersi ruhu,şuur ve vicdandır...

Risale-i nur ;Yaratan ve yaratılan arasındaki bütün nisbeti gerekçeleri ve nitelikleriyle izah ve isbat eden..en muannid duruşun dahi mukavemetini kıran ..insafı varsa onu ikna yoksa ilzam eden..mantık yüklü ilmi bir silsilenin aklıdan kalbe bütün intikallerini tamamlama özelliği olan bir ikram-ı Rahmanidir...

Risale-i Nur ..dersini verdiği ve ihtiva ettiği hakikatlerele kıymet bulmuş..Ve cenahlarını kainatın var edilme nedenleri üzerine müesses..Allemlerin Rabbi CC ve kullarıyla olan münasebetini..akrebiyet ve kurbiyet ile isbat edip..o yakınlığı ..alemde ve duada gösterip..Yıldızların ve galaksilerin deveranı içinde ..mahlukatın sevk ve idaresindeki o azim faaliyet içinde.."Bir kalbin en gizli sesini işitir"diye..Allahın CC yakınlığını Kalp telefonu mesabesinde duada..ve vucuddaki Ehadiyet nuruyla en gizli en sır mananın dahi ondan gizli olmadığına getirdiği bürhanlarla..aklı delilleriyle şahit ettiği birlik ile dehşetten...kalbi kurbiyet nurlarıyla haşyetten kurtaran bir muazzam hizmeti cihetiyle ve mazhariyetiyle kudsi bir ayine ve kabiliyetince asıl ve cami bir içtima-i nur-u marifettir muhabbettir...

Risale-i Nur..Alemin muaammasının müfessiridir...Risale-i nur bu asra bakan..Ve Asr-ı saadetten sonra gelişen hadisat ile İslamiyeti bir manada gizleyen o hikayat ve israiliyat perdesinin altındaki yüzünü parlatma hizmeti ile vazifeli bur tefsirdir...

Risale-i Nur Kur'anın hayata yaptığı teklifi..Ve Ahirete olan daveti..Ve Şu kainat denilen büyük kitab-ı kebiri keyfiyet kemmiyet gibi gerekçe ve özellikleriyle fıtratı beşere açan izah eden bir hayat ve içindekilerinin tefsiridir..Rızanın ve razıların..hükümler altındaki şaşkınlığını;Ayat-ı Kur'aniyenin ;Külli akıl mahiyetiyle hikmeti hidayetin ışığında gösteren nur siracı bir tefsirdir...

Mutlak maslahatı işleyen..Mevhum marazata hiç bir faydayı feda etmeyen...Asrın süratine ve asr insanın fıtratına ve etkilendiği alanların vucudi ve ademi mahiyetlerini iman ve küfür müvazeneleyle tefsir ederek en istenilen yanıyla bir ubudiyeti rıza dairesine taşıyan..his ve envaını hak ve hakikate isale ettiren bir cadde-i kübranın müfessiridir...

Risale-i Nur başakalarının okuması için, belki üstadımızın duası İle"İnsanların kalplerini Risale-i Nur'a musahhar yap"niyazına himmeti ve hizmeti iştirakla amin amin...

Fakat Bu gün Risale-i Nur nimetine mazhar ve içeriğine aşina bir derslikte olsa bir muhatabiyet ,vicdani bir sada ile davet ettiği o azim netice için okunması gerektiği her karinin ruhunda hissedeceği bir mahiyettir bir manadır...

Risale-i Nur verdiği dersin Özelliği açısından okunması kaçınılmaz ve mecbur; bir Samadani Nur'un Külliyatıdır...


selam ve dua

sedahan
10-05-09, 16:20
Kur'anada bulunan İrşadi hassaya haiz..Her tabakanın istifadesine müsait..delilli ve ikna edeci özelliğiyle saadeti dareyne vesile olacak hasiyete malik bir mihmandarı hakaiktir...

Beşerin en müşkül suallerini..Tevhidden kadere en ince imani hassa ve ameli nedenlerin muarrifi ve muallimi noktalarından talim-i Habibullah..Makbul-u evliyaullah,Ruhaniyat, ins ve can'nın ve zamanı ademden kıyamete kadar olan şahs-ı manevi-i islamiyetin ahir zaman hasiyeti gibi özellikleriyle kalbi hükmünde bir dersi ruhu,şuur ve vicdandır...

Risale-i nur ;Yaratan ve yaratılan arasındaki bütün nisbeti gerekçeleri ve nitelikleriyle izah ve isbat eden..en muannid duruşun dahi mukavemetini kıran ..insafı varsa onu ikna yoksa ilzam eden..mantık yüklü ilmi bir silsilenin aklıdan kalbe bütün intikallerini tamamlama özelliği olan bir ikram-ı Rahmanidir...

Risale-i Nur Kur'anın hayata yaptığı teklifi..Ve Ahirete olan daveti..Ve Şu kainat denilen büyük kitab-ı kebiri keyfiyet kemmiyet gibi gerekçe ve özellikleriyle fıtratı beşere açan izah eden bir hayat ve içindekilerinin tefsiridir..Rızanın ve razıların..hükümler altındaki şaşkınlığını;Ayat-ı Kur'aniyenin ;Külli akıl mahiyetiyle hikmeti hidayetin ışığında gösteren nur siracı bir tefsirdir...




Allah razı olsun çok güzel anlatılmış, aktarılmış maşallah..

Hakendiş
10-05-09, 16:28
Kur'anada bulunan İrşadi hassaya haiz..Her tabakanın istifadesine müsait..delilli ve ikna edeci özelliğiyle saadeti dareyne vesile olacak hasiyete malik bir mihmandarı hakaiktir...


İ'lem eyyühe'l-aziz!

Tevfik-i İlahi refiki olan adam, tarikat berzahına girmeden

zahirden hakikate geçebilir.

Evet, Kur'an'dan, hakikat-i tarikati, tarikatsiz feyiz suretiyle gördüm ve bir parça aldım.

Ve keza, maksud-u bizzat olan ilimlere

ulüm-u aliyeyi okumaksızın isal edici bir yol buldum.

Seriüsseyir olan bu zamanın evladına,

kısa ve selâmet bir tariki ihsan etmek rahmet-i hakimenin şânındandır.

Mesnevi-i Nuriye - 180

hediye
12-05-09, 16:54
RİSALE-İ NUR NEDİR VE NASIL BİR TEFSİRDİR?

Kur'ânın hakikatlarını müsbet ilim anlayışına uygun bir tarzda izah ve isbat eden Risale-i Nur Külliyatı, her insan için en mühim mesele olan "Ben neyim? Nereden geliyorum? Nereye gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudat nereden gelip nereye gidiyorlar? Mahiyet ve hakikatları nedir?" gibi suallerin cevabını vâzıh ve kat'î bir şekilde, çekici bir üslûb ve güzel bir ifade ile beyan edip ruh ve akılları tenvir ve tatmin ediyor.

Yirminci asrın Kur'an Felsefesi olan bu eserler, bir taraftan teknik, fen ve san'at olarak maddiyatı, diğer taraftan iman ve ahlâk olarak mâneviyatı câmi ve havi olacak Türk medeniyetinin, sadece maddiyata dayanan sair medeniyetleri geride bırakacağını da isbat ve ilân etmektedir...

Risale-i Nur nasıl bir tefsirdir?

Tefsir iki kısımdır. Birisi: Malûm tefsirlerdir ki, Kur'anın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin mânalarını beyan ve izah ve isbat ederler. İkinci kısım tefsir ise: Kur'ânın imanî olan hakikatlarını kuvvetli hüccetlerle beyan ve isbat ve izah etmektir. Bu kısmın çok ehemmiyeti var. Zâhir malûm tefsirler, bu kısmı bazan mücmel bir tarzda dercediyorlar; fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannîd feylesofları da susturan bir mânevî tefsirdir.

Risale-i Nur sübjektif nazariye ve mütâlâalardan uzak bir şekilde, her asırda milyonlarca insana rehberlik yapan mukaddes kitabımız olan Kur'ânın hakikatlarını rasyonel ve objektif bir şekilde izah edip insaniyetin istifadesine arzedilen bir külliyattır.

Risale-i Nur!.. Kur'an Âyetlerinin nurlu bir tefsiri... Baştan başa îman ve tevhid hakikatlarıyla müberhen... Her sınıf halkın anlayışına göre hazırlanmış... Müsbet ilimlerle mücehhez... Vesveseli şübhecileri ikna ediyor... En avamdan en havassa kadar herkese hitab edip, en muannid feylesofları dahi teslime mecbur ediyor...

Risale-i Nur!.. Nurlu bir külliyat... Yüzotuz eser... Büyüklü küçüklü risaleler halinde... Asrın ihtiyaçlarına tam cevab verir... Aklı ve kalbi tatmin eder... Kur'an-ı Kerim'in yirminci asırdaki -lâfzî değil- manevî tefsiri...

İsbat ediyor!.. Akla gelen bütün istifhamları... Zerreden Güneşe kadar îman mertebelerini... Vahdaniyet-i İlâhiyyeyi... Nübüvvetin hakikatını...

İsbat ediyor!.. Arz ve Semavatın tabakatından, melâike ve ruh bahsinden, zamanın hakikatından, Haşir ve Âhiretin vukuundan, Cennet ve Cehennemin varlığından, ölümün mahiyet-i asliyesinden ebedî saadet ve şekavetin menbaına kadar... Akla gelen ve gelmeyen bütün imanî meseleleri en kat'î delillerle aklen, mantıken, ilmen isbat ediyor... Pozitif ilimlerin müşevviki... Riyazi meselelerden daha kat'î delillerle aklı ve kalbi ikna edip, merakları izale eden bir şaheser..

Bu mânevi tefsir; "Sözler", "Mektubat", "Lem'alar", "Şualar" diye dört büyük kısımdan müteşekkil olup, yekûnu yüz otuz risaledir.

***

Büyük şâirimiz, edebiyatımızın medâr-ı iftiharı merhum Mehmed Âkif, bir üdebâ meclisinde, "Viktor Hügo'lar, Şekspirler, Dekartlar; edebiyatta ve felsefede, Bediüzzaman'ın bir talebesi olabilirler." demiştir.

***

Bediüzzaman, beşeri Risale-i Nur'la sefâhet ve dalâletten kurtarırken, korku ve dehşet vermek tarzını tâkib etmiyor. Gayr-ı meşru bir lezzetin içinde, yüz elemi gösterip, hissi mağlûb ediyor. Kalb ve ruhu hissiyata mağlûb olmaktan muhafaza ediyor. Risale-i Nur'da müvazenelerle küfür ve dalâlette, bir zakkum-u Cehennem tohumu olduğunu ve dünyada dahi Cehennem azabları çektirdiğini ve îman ve İslâmiyet ve ibâdette, bir Cennet çekirdeği ve leziz lezzetler ve zevkler ve Cennet meyveleri bulunduğunu, dünyada dahi bir nevi mükâfata nâil eylediğini isbat ediyor.

***

Kur'an-ı Azîmüşşan bütün zamanlarda gelip geçen nev'-i beşerin tabakalarına, milletlerine ve ferdlerine hitaben Arş-ı A'lâdan irad edilen İlahî ve şümullü bir nutuk ve umumî, Rabbanî bir hitabe olduğu gibi; bilinmesi, bir ferdin veya küçük bir cemaatin iktidarından hariç olan ve bilhassa bu zamanda, dünya maddiyatına ait pek çok fenleri ve ilimleri câmi'dir.

Bu itibarla zamanca, mekânca, ihtisasça daire-i ihatası pek dar olan bir ferdin fehminden ve karihasından çıkan bir tefsir, bihakkın Kur'an-ı Azîmüşşan'a tefsir olamaz. Çünki Kur'anın hitabına muhatab olan milletlerin, insanların ahval-i ruhiyelerine ve maddiyatlarına, câmi' bulunduğu ince fenlere, ilimlere bir ferd vâkıf ve sahib-i ihtisas olamaz ki, ona göre bir tefsir yapabilsin. Hem bir ferdin mesleği ve meşrebi taassuptan hâlî olamaz ki, hakaik-i Kur'aniyeyi görsün, bîtarafane beyan etsin. Hem bir ferdin fehminden çıkan bir dava, kendisine has olup, başkası o davanın kabulüne davet edilemez. Meğer ki bir nevi icmaın tasdikine mazhar ola.

Binaenaleyh Kur'anın ince manalarının ve tefsirlerde dağınık bir surette bulunan mehasininin ve zamanın tecrübesiyle fennin keşfi sayesinde tecelli eden hakikatlarının tesbitiyle, herbiri birkaç fende mütehassıs olmak üzere muhakkikîn-i ülemadan yüksek bir heyetin tedkikatıyla, tahkikatıyla bir tefsirin yapılması lâzımdır. Nitekim kanunî hükümlerin tanzim ve ıttıradı, bir ferdin fikrinden değil, yüksek bir heyetin nazar-ı dikkat ve tedkikatından geçmesi lâzımdır ki, umumî bir emniyeti ve cumhur-u nâsın itimadını kazanmak üzere millete karşı bir kefalet-i zımniye husule gelsin; ve icma-ı millet, hücceti elde edebilsin.

Evet Kur'an-ı Azîmüşşan'ın müfessiri, yüksek bir deha sahibi ve nafiz bir içtihada mâlik ve bir velayet-i kâmileyi haiz bir zât olmalıdır. Bilhassa bu zamanlarda, bu şartlar ancak yüksek ve azîm bir heyetin tesanüdüyle ve o heyetin telahuk-u efkârından ve ruhlarının tenasübüyle birbirine yardım etmesinden ve hürriyet-i fikirlerinden ve taassuplarından âzade olarak tam ihlaslarından doğan dâhî bir şahs-ı manevîde bulunur. İşte Kur'anı ancak böyle bir şahs-ı manevî tefsir edebilir.

***

İşte büyük ülemâ-i İslâm ve meşâyih-i kiram çok tecrübe ve imtihanlarla şöyle bir kanaata varmışlardır ki: Bediüzzaman ne söylerse hakikattır. Bediüzzaman'ın eserleri, sünuhât-ı kalbîye olup, cumhur-u ülemânın tasdik ve takdîrine mazhardır.

***

Risale-i Nur, Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyân'ın bu asırda bir mu'cize-i mâneviyesi olan yüksek ve parlak bir tefsiridir. Evet Risale-i Nur kalblerin fatihi ve mahbubu, ruhların sultanı, akılların muallimi, nefislerin mürebbi ve müzekkîsidir.

***

İşte Bediüzzaman Said Nursî; Kur'an-ı Kerîm'deki bu asrın muhtaç olduğu hakikatları keşfedip, Nur Risalelerinde, herkesin kabiliyeti nisbetinde istifade edebileceği bir tarzda tefsir ve îzah etmek muvaffakıyetine mazhar olmuştur. Bunun içindir ki: Risale-i Nur, emsali görülmemiş bir şâheserdir kanaatına varılmıştır.

Tarihçe-i Hayattan

keçeli
12-05-09, 18:16
Allah razı olsun...