PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : En büyük Muallim a.s.m.


Hakendiş
22-04-09, 11:03
http://www.fotokritik.com/photos/orig/2/7/6/276392/5eab1e467d62abea99c65a3dfc10b08c.jpg


Hem madem Hâlıkımız,

bize en büyük muallim

ve en mükemmel üstad

ve şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehber olarak

Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmı tayin etmiş

ve en son elçi olarak göndermiş.

Biz dahi,

ilmelyakîn mertebesinden aynelyakîn ve hakkalyakîn mertebelerine

terakki ve tekemmül etmek üzere,

herşeyden evvel bu üstadımızdan,

Hâlıkımızdan sorduğumuz suali sormaklığımız lâzım geliyor.

Çünkü o zât, Hâlıkımız tarafından

herbiri birer nişane-i tasdik olan bin mu'cizâtıyla,

Kur'ân'ın bir mu'cizesi olarak,

Kur'ân'ın hak ve kelâmullah olduğunu ispat ettiği gibi;

Kur'ân dahi, kırk nevi i'câz ile o zâtın bir mucizesi olup,

onun doğru ve Resulullah olduğunu ispat ederek,

ikisi beraber,

biri âlem-i şehadet lisanı

(bütün hayatında, bütün enbiya ve evliyanın tasdikleri altında)

diğeri âlem-i gayb lisanı bütün semâvî fermanların

ve kâinat hakikatlerinin tasdikleri içinde

binler âyâtıyla iddia ve ispat ettikleri hakikat-i haşriye

elbette güneş ve gündüz gibi bir kat'iyettedir.

On Birinci Şuâ | 200

Hakendiş
22-04-09, 11:06
http://www.fotokritik.com/photos/orig/2/8/4/284860/69cb352eecdffd0f65391990567164d7.jpg



YEDİNCİ REŞHA:

İşte, bak:

Şu cezîre-i vâsiada

vahşî ve âdetlerine mutaassıb ve inatçı muhtelif akvâmı,

ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyânelerini def'aten

kal' ve ref' ederek

bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip

bütün âleme muallim

ve medenî ümeme üstâd eyledi.

Bak, değil zâhirî bir tasallut,

belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri feth ve teshîr ediyor.

Mahbub-u kulûb,

muallim-i ukûl,

mürebbî-i nüfûs,

sultan-ı ervâh oldu.

19. Söz | 216

Hakendiş
23-04-09, 17:44
http://www.fotokritik.com/photos/orig/3/1/1/311711/1a2d15b51ec92a2029b53814d05f37f0.jpg




Dördüncü Esas:

Hem mâden-i kemâlât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan

o dellâl-ı vahdâniyet ve saadet,

kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor.

Evet, Hâlık-ı Kâinat tarafından söylettiriliyor.

Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, sonra ders verir.

Çünkü, sabık işaretlerde kısmen beyan edilen binler delâil-i nübüvvetle,

Hâlık-ı Kâinat,

bütün mu'cizâtı onun elinde halk etmekle gösterdi ki,

o, Onun hesabına konuşuyor, Onun kelâmını tebliğ ediyor.

Hem ona gelen Kur'ân ise,

içinde, dışında kırk veçh-i i'câz ile gösterir ki,

o Cenâb-ı Hakkın tercümanıdır.

Hakendiş
23-04-09, 17:46
Hem o kendi zâtında

bütün ihlâsıyla

ve takvâsıyla

ve ciddiyetiyle

ve emanetiyle

ve sair bütün ahval ve etvârıyla gösterir ki,

o kendi namına, kendi fikriyle demiyor,

belki Hâlıkı namına konuşuyor.

Hem onu dinleyen bütün ehl-i hakikat,

keşif ve tahkikle tasdik etmişler ve ilmelyakîn İmân etmişler ki,

o kendi kendine konuşmuyor;

belki Hâlık-ı Kâinat onu konuşturuyor,

ders veriyor, onunla ders verdiriyor.

Öyleyse, onun sıdk ve hakkaniyeti,

bu dört gayet kuvvetli esasların icmâına istinad eder.

19. Mektup | 191

sedahan
09-05-09, 14:47
Allah razı olsun ablam...

Hakendiş
09-05-09, 15:12
http://www.fotokritik.com/photos/orig/0/2/4/024374/48a35a96c1abc6ebf1a77d07ceae96a7.jpg


Altıncısı:

Bu Zatın ümmiliğiyle beraber

getirdiği hakaik-ı kudsiye

ve ihtira ettiği ulum-u aliye

ve keşfettiği marifet-i İlahiyenin

dersiyle ve talimiyle,

mertebe-i ilmiyede en yüksek makama yetişen

milyonlar asfiya-i müdakkikin

ve sıddikin-i muhakkikin

ve dahi hükema-i müminin,

bu Zatın üssül-esas dâvâsı olan vahdâniyeti

kuvvetli bürhanlarıyla bilittifak ispat ve tasdik ettikleri gibi,

bu muallim-i ekberin ve bu üstâd-ı azamın

hakkaniyetine ve sözlerinin hakikat olduğuna

ittifakla şehadetleri,

gündüz gibi bir hüccet-i risaleti ve sadıkıyetidir.

Mesela, Risale-i Nur yüz parçası ile bu Zatın sadakatinin birtek bürhanıdır.

19. Mektup | 214

cuppulino
09-05-09, 18:11
Allah razı olsun...

gulname
09-05-09, 18:22
Cennettasa kardeşim ne güzel aktarımlar
ALLAH razı olsun :)

Hakendiş
10-05-09, 13:44
http://www.fotokritik.com/photos/orig/0/0/2/002851/631492ca224fe1038bac731603f39624.jpg


Sekizincisi:

Bu kâinat,

nasıl ki kendini icad ve idâre ve tertip eden ve tasvir ve takdir ve tedbir ile

bir saray gibi,

bir kitab gibi,

bir sergi gibi,

bir temaşagâh gibi tasarruf eden

saniine ve katibine ve nakkaşına delalet eder;

öyle de, kainatın hilkatindeki makâsıd-ı İlahiyeyi

bilecek ve bildirecek ve

tahavvülâtındaki Rabbâni hikmetleri ta'lim edecek

ve vazifedarâne harekâtındaki netîceleri ders verecek

ve mâhiyetindeki kıymetini ve içindeki mevcudâtın kemalâtını ilan edecek

ve o kitâb-ı kebirin mânâlarını ifâde edecek

bir yüksek dellal,

bir doğru keşşaf,

bir muhakkik üstad,

bir sâdık muallim

istediği ve iktizâ ettiği

ve her halde bulunmasına delâlet ettiği cihetiyle,

elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan

bu Zâtın hakkâniyetine

ve bu kâinat Halıkının

en yüksek ve sâdık bir memuru olduğuna şehâdet ettiğini bildi.

19. Mektub | 214

sedahan
10-05-09, 13:57
Allah razı olsun abla..

Kaderi_m
31-05-09, 16:05
Allah razı olsun.

Mutella
22-03-11, 13:18
Allah razı olsun inşaallah..

ayser
26-03-11, 04:29
Allah razı olsun kardeşim