Orijinalini görmek için tıklayınız : En büyük Muallim a.s.m.
http://www.fotokritik.com/photos/orig/2/7/6/276392/5eab1e467d62abea99c65a3dfc10b08c.jpg
Hem madem Hâlıkımız,
bize en büyük muallim
ve en mükemmel üstad
ve şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehber olarak
Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmı tayin etmiş
ve en son elçi olarak göndermiş.
Biz dahi,
ilmelyakîn mertebesinden aynelyakîn ve hakkalyakîn mertebelerine
terakki ve tekemmül etmek üzere,
herşeyden evvel bu üstadımızdan,
Hâlıkımızdan sorduğumuz suali sormaklığımız lâzım geliyor.
Çünkü o zât, Hâlıkımız tarafından
herbiri birer nişane-i tasdik olan bin mu'cizâtıyla,
Kur'ân'ın bir mu'cizesi olarak,
Kur'ân'ın hak ve kelâmullah olduğunu ispat ettiği gibi;
Kur'ân dahi, kırk nevi i'câz ile o zâtın bir mucizesi olup,
onun doğru ve Resulullah olduğunu ispat ederek,
ikisi beraber,
biri âlem-i şehadet lisanı
(bütün hayatında, bütün enbiya ve evliyanın tasdikleri altında)
diğeri âlem-i gayb lisanı bütün semâvî fermanların
ve kâinat hakikatlerinin tasdikleri içinde
binler âyâtıyla iddia ve ispat ettikleri hakikat-i haşriye
elbette güneş ve gündüz gibi bir kat'iyettedir.
On Birinci Şuâ | 200
http://www.fotokritik.com/photos/orig/2/8/4/284860/69cb352eecdffd0f65391990567164d7.jpg
YEDİNCİ REŞHA:
İşte, bak:
Şu cezîre-i vâsiada
vahşî ve âdetlerine mutaassıb ve inatçı muhtelif akvâmı,
ne çabuk âdât ve ahlâk-ı seyyie-i vahşiyânelerini def'aten
kal' ve ref' ederek
bütün ahlâk-ı hasene ile teçhiz edip
bütün âleme muallim
ve medenî ümeme üstâd eyledi.
Bak, değil zâhirî bir tasallut,
belki akılları, ruhları, kalbleri, nefisleri feth ve teshîr ediyor.
Mahbub-u kulûb,
muallim-i ukûl,
mürebbî-i nüfûs,
sultan-ı ervâh oldu.
19. Söz | 216
http://www.fotokritik.com/photos/orig/3/1/1/311711/1a2d15b51ec92a2029b53814d05f37f0.jpg
Dördüncü Esas:
Hem mâden-i kemâlât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan
o dellâl-ı vahdâniyet ve saadet,
kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor.
Evet, Hâlık-ı Kâinat tarafından söylettiriliyor.
Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, sonra ders verir.
Çünkü, sabık işaretlerde kısmen beyan edilen binler delâil-i nübüvvetle,
Hâlık-ı Kâinat,
bütün mu'cizâtı onun elinde halk etmekle gösterdi ki,
o, Onun hesabına konuşuyor, Onun kelâmını tebliğ ediyor.
Hem ona gelen Kur'ân ise,
içinde, dışında kırk veçh-i i'câz ile gösterir ki,
o Cenâb-ı Hakkın tercümanıdır.
Hem o kendi zâtında
bütün ihlâsıyla
ve takvâsıyla
ve ciddiyetiyle
ve emanetiyle
ve sair bütün ahval ve etvârıyla gösterir ki,
o kendi namına, kendi fikriyle demiyor,
belki Hâlıkı namına konuşuyor.
Hem onu dinleyen bütün ehl-i hakikat,
keşif ve tahkikle tasdik etmişler ve ilmelyakîn İmân etmişler ki,
o kendi kendine konuşmuyor;
belki Hâlık-ı Kâinat onu konuşturuyor,
ders veriyor, onunla ders verdiriyor.
Öyleyse, onun sıdk ve hakkaniyeti,
bu dört gayet kuvvetli esasların icmâına istinad eder.
19. Mektup | 191
Allah razı olsun ablam...
http://www.fotokritik.com/photos/orig/0/2/4/024374/48a35a96c1abc6ebf1a77d07ceae96a7.jpg
Altıncısı:
Bu Zatın ümmiliğiyle beraber
getirdiği hakaik-ı kudsiye
ve ihtira ettiği ulum-u aliye
ve keşfettiği marifet-i İlahiyenin
dersiyle ve talimiyle,
mertebe-i ilmiyede en yüksek makama yetişen
milyonlar asfiya-i müdakkikin
ve sıddikin-i muhakkikin
ve dahi hükema-i müminin,
bu Zatın üssül-esas dâvâsı olan vahdâniyeti
kuvvetli bürhanlarıyla bilittifak ispat ve tasdik ettikleri gibi,
bu muallim-i ekberin ve bu üstâd-ı azamın
hakkaniyetine ve sözlerinin hakikat olduğuna
ittifakla şehadetleri,
gündüz gibi bir hüccet-i risaleti ve sadıkıyetidir.
Mesela, Risale-i Nur yüz parçası ile bu Zatın sadakatinin birtek bürhanıdır.
19. Mektup | 214
Cennettasa kardeşim ne güzel aktarımlar
ALLAH razı olsun :)
http://www.fotokritik.com/photos/orig/0/0/2/002851/631492ca224fe1038bac731603f39624.jpg
Sekizincisi:
Bu kâinat,
nasıl ki kendini icad ve idâre ve tertip eden ve tasvir ve takdir ve tedbir ile
bir saray gibi,
bir kitab gibi,
bir sergi gibi,
bir temaşagâh gibi tasarruf eden
saniine ve katibine ve nakkaşına delalet eder;
öyle de, kainatın hilkatindeki makâsıd-ı İlahiyeyi
bilecek ve bildirecek ve
tahavvülâtındaki Rabbâni hikmetleri ta'lim edecek
ve vazifedarâne harekâtındaki netîceleri ders verecek
ve mâhiyetindeki kıymetini ve içindeki mevcudâtın kemalâtını ilan edecek
ve o kitâb-ı kebirin mânâlarını ifâde edecek
bir yüksek dellal,
bir doğru keşşaf,
bir muhakkik üstad,
bir sâdık muallim
istediği ve iktizâ ettiği
ve her halde bulunmasına delâlet ettiği cihetiyle,
elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan
bu Zâtın hakkâniyetine
ve bu kâinat Halıkının
en yüksek ve sâdık bir memuru olduğuna şehâdet ettiğini bildi.
19. Mektub | 214
Allah razı olsun inşaallah..
Allah razı olsun kardeşim
vBulletin v3.8.2, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.