PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Annelik kıymeti


Dolunaynur
11-05-09, 17:07
Bir Annenin Mektubu
Muhterem Efendim,

Esim ve ben Kazakistan'ın Almatı sehrinde ogretmenlik yaparken adını "Yuksel" koydugumuz bir oglumuz oldu. Yuksel butun dostların sevdigi, Kazak, Rus herkesin ilgi gosterdigi nurtopu gibi bir bebekti. Dort yasına kadar adı gibi yukselerek, yasıtlarından daha once bir gelisim gostererek buyuyen, konuskan, akıllı, hicbir rahatsızlıgı olmayan bir cocuktu.

Yuksel dort yasına girmek uzereydi ki, uc-bes gun gibi kısa bir sure de farklılastı. Bir aralık, hoplayıp zıplamaya, kosup gulmeye, sanki tavandan bir kus uzerine geliyormus gibi ellerini yuzune gererek garip hareketler yapmaya basladı. O an, ipligin koptugu andı. Daha sonra oglum bizden uzaklastı, hic konusmaz oldu.

Yuksel ateslenmedi, dusmedi, kafasını bir yerlere carpmadı, korkmadı, yalnız kalmadı, ona kızan olmadı... hersey yolunda giderken birden degisti ve baska biri oluverdi. Artık oglum, konusmayan, insanlarla ilgilenmeyen, diyalog kuramayan, yasıtlarıyla oyun oynayamayan, yalnız kalmayı tercih eden, garip davranıslar sergileyen, kronik kabızlıga maruz kalan bir cocuk olmustu.

Saskınlıkla neler oldugunu anlayamadık. Yuksel sanki baska bir alemde baskalarıyla beraberdi. Tabii insanın aklına ilk gelen cin oluyor. Biz de yogun bir sekilde dualar okuduk. Cin suresi, Cevsen, Yasin, dua mecmuası.. ne soylenirse okuduk, okuyoruz.

Bu arada hemen bir cocuk psikiyatristine de gittik. Doktor incelemelerini, tahlillerini yaptı; hicbir tuhaflık gorunmuyor, rahatsızlık belirtisine rastlanmıyordu. Doktora gore, zaten bu durum, hastalıgın ozelligiydi. Oglumuz, "cocukluk cagı dezintegratifi" denilen bir sebebe baglı olmaksızın kazanılmıs kabiliyetlerin kaybolması seklindeki bir hastalıga tutulmustu. Yeni tanımlanan bu hastalık, yuzbin cocukta bir gorunecek kadar nadir bir vaka idi.

Hadiseyle adeta sok olmustuk. Artık Yukselim bizimle eskisi gibi iletisim kuramayacak, konusamayacak, kendi basına ihtiyacını goremeyecek ve normal bir insan gibi hayat suremeyecekti. Doktora sunu diyebildim: "Yuksel okula gidebilecek mi?" "Hayır" dedi doktor. Beynim zonklamıs, sanki hersey basıma yıkılmıstı. Daha gecen hafta oglum icin dusundugum muhendislikler, doktorluklar ne anlama geliyor.. doktor neler soyluyordu.

Yuksel artık ozurlu bir cocuktu ve ozel egitim alması gerekecekti. Bildigi renkleri, kavramları, kelimeleri, bulbul gibi okudugu siirleri, Fatiha'yı Ihlas'ı tekrar, destekle ogrenmeye calısacaktı.

Aradan uc yıl gecti. Artık eski gunleri unuttuk ya da unutmak zorunda oldugumuz icin oyle gorunuyoruz. Dualarınıza cok ihityacımız var. Buyuklerin duası, Allah'ın dilemesi olmadan hicbir sey olmuyor. Nasıl oglum konusup dururken sebepler sukut etti ve konusamaz oldu; yine oyle de dualarınızla Rabbim "ol" der, "konus" der, konusuverir diye beklesiyoruz.

Bu bir takdirdir; Allah'ın takdirine razıyız. Bilemeyiz, belki bizim icin ibretler vardır, boylesi hayırlıdır. Belki nimetleri iliklerimize kadar hissetmemiz gerekiyordu. Artık bazı seyleri o kadar iyi anlıyorum ki; soyle dusunuyorum:

Hayatta farkında olmadıgım o kadar cok nimet varmıs ki; gunesin dogup batmasını dusunurdum de, cocuklarımın bana "anne" diye seslenmesinin, konusmasının, gozlerimin icine bakmasının, bana sarılmasının bir nimet oldugu hic de aklıma gelmezdi.

Oglum aksama kadar belki yuz kere "anne" derdi. Ama bunu, "anne" diye muhatap alınmanın hazzını, insana ne kadar buyuk bir zevk verdigini simdi anlayabiliyorum. Olsun, yine de sanslı sayılırım, cunku kac tane anne, cocugu "anne" dedigi icin iliklerine kadar mutlulugu hissetmistir. Gec de olsa ben hissediyorum bunu. Iki kucuk dudagın arasından yarım yamalak dokuluveren bir "anne" sozu iliklerime kadar isler, yuregimi sevincle doldurururdu da, elimdeki herseyi, isimi gucumu bir tarafa fırlatır ve ogluma sarılır "Annen kurban, efendim yavrum, birsey mi istedin?" derdim. Ne buyuk mutluluktur bu... bunu herhalde ancak benim gibiler anlar. Ben ve engelli cocukların anneleri.. bunun icin sanslıyız iste, cocuklarımız bizi cok basit seylerle mutlu edebildikleri icin.

Oglum bundan uc yıl once uyanır uyanmaz seslenirdi; "anneee.. uyandımmm.." kosa kosa giderdim yanına, operdim, ondan sonra kalkardı. Bu sahnenin tekrarını o kadar cok bekledim ki!... Hala da bekliyorum; hastalıgı veren O, sifasını da verebilecek O'dur.

Annesinden dogan bir cocuk nasıl ogrenir konusmasını, yurumesini.. nasıl tanır hayatı?
Cok kabiliyetli cocukların basarılarını, dillerinin tatlılıgını annelerinin ilgisine, bilgisine ve ogretisine borclu oldugunu sanırız. Oglum o kadar cok sey bilir, o kadar guzel sarkılar soyler, masallar anlatırdı ki, cevre bunun tabii farkındaydı ve beni takdir ederlerdi. Ben de ister istemez kendime pay cıkarır, bununla gurur duyardım.

Ne buyuk hata etmisim ya Rabbi, Sen soyletmezsen soyleniyor mu? Sen bildirmezsen biliniyor mu? Istedigin kadar cocuk psikolojisi oku, istedigin kadar ilgilen, kendini parcalarcasına ogretmeye, konusturmaya calıs.. Sen izin vermemissen eger olmuyor.. olmuyor.

Ya Rabbi, Senin kudretini, bizim acizligimizi iliklerimize kadar hissediyoruz. Senin Safi oldugunu, bizimse devaya muhtac hastalar oldugumuzu vicdanımızla duyuyoruz.

Ya Rabbi, Sen bize ve ogluma Kadir isminle, Safi isminle, Fettah isminle muamelede bulun... Amin, amin, amin.

Reyhan Yılmazturk/ Denizli

Dolunaynur
11-05-09, 17:09
lütfen okuyun sıkılmayın

irzanur
11-05-09, 17:18
Rabbim razı olsun inş en yakın zaman da eskı saglıgına kavusru inş.

nurgul
11-05-09, 17:28
Rabbim acil şifalar versin inş enkısa zamanda eski sağlına kavuşur kardeşimiz..

Kaderi_m
11-05-09, 17:42
derdi veren Rabb'im dermanına verendir.Tez zamanda eski sağlığına kavuşur inşAllah...Rabbim yar ve yardımcıları olsun.

Duamızda unutmayacağız inşAllah...

keçeli
11-05-09, 18:18
Allah razı olsun...

ayser
14-05-09, 05:12
Allah razı olsun