PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şu saray-ı acîbin ustasına,yani şu garip âlemin Sahibine her şey musahhardır.


Kaderi_m
27-11-10, 12:37
Bütün bu âlemin bütün eşyası,
Birbirine bakar gibi
Birbirine yardım eder,
Birbirini görür gibi birbirine elele verir;


Birbirinin işini tekmil için
Birbirine omuz omuza veriyor,
Bel bele verip beraber çalışıyorlar.
Her şeyi buna kıyas et; tâdâd ile bitmez.

İşte, bütün bu haller, iki kere iki dört eder derecesinde kat'î gösterir ki;
Şu saray-ı acîbin ustasına, yani şu garip âlemin Sahibine her şey
MUSAHHAR'dır,
Her şey Onun hesâbına çalışır,

Her şey Ona bir emirber nefer hükmündedir,
Her şey Onun kuvvetiyle döner,
Her şey Onun emriyle hareket eder,
Her şey Onun hikmetiyle tanzim olur.
Her şey Onun keremiyle muâvenet eder,
Her şey Onun merhametiyle başkasının imdadına koşar; yani koşturulur.

Ey arkadaş, haddin varsa buna karşı bir söz söyle.

SÖZLER

kepez
27-11-10, 12:55
MAŞAALLAH..

Evet, kâinatın envâını hikmet dairesinde insanın etrafında toplayıp, bütün hâcâtına kemâl-i intizam ve inâyetle koşturmak, bilbedâhe, iki hâletten birisidir:

Ya kâinatın herbir nev’i, kendi kendine insanı tanıyor, ona itaat ediyor, muavenetine koşuyor—bu ise yüz derece akıldan uzak olduğu gibi, çok muhâlâtı intaç ediyor; insan gibi bir âciz-i mutlakta en kuvvetli bir sultan-ı mutlakın kudreti bulunmak lâzım geliyor. Veyahut bu kâinatın perdesi arkasında bir Kadîr-i Mutlakın ilmiyle bu muavenet oluyor. Demek, kâinatın envâı insanı tanıyor değil; belki insanı bilen ve tanıyan, merhamet eden bir Zâtın tanımasının ve bilmesinin delilleridir.

Ey insan! Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki, bütün envâ-ı mahlûkatı sana müteveccihen muavenet ellerini uzattıran ve senin hâcetlerine lebbeyk dedirten Zât-ı Zülcelâl seni bilmesin, tanımasın, görmesin?

Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor. Sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir. Ve kat’iyen anla ki, senin gibi zaif-i mutlak, âciz-i mutlak, fakir‑i mutlak, fâni, küçük bir mahlûka bu koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek, elbette hikmet ve inâyet ve ilim ve kudreti tazammun eden hakikat-i rahmettir.

Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür ve ciddî ve sâfî bir hürmet ister.

Hatice_Sultan
08-12-10, 14:36
Allah razı olsun kaderim...

ayser
09-12-10, 03:22
Allah razı olsun kardeşim

Nesrin
15-05-12, 21:06
Allah razı olsun kardeşim..