Orijinalini görmek için tıklayınız : Sonra o yolcu, cevvdeki rüzgâra bakar, görür ki:
Hava o kadar çok vazifelerle gayet hakîmâne ve kerîmâne istihdam olunur ki,
güya o câmid havanın şuursuz zerrelerinden herbir zerresi,
bu Kâinat Sultanından gelen emirleri dinler,
bilir ve hiçbirini geri bırakmayarak,
o kumandanın kuvvetiyle yapar ve intizamla yerine getirir bir vaziyetle,
zeminin bütün nüfuslarına nefes vermek
ve zîhayata lüzumu bulunan hararet ve ziya ve elektrik gibi maddeleri ve sesleri nakletmek
ve nebatatın telkîhine vasıta olmak gibi çok küllî vazifelerde ve hizmetlerde,
bir dest-i gaybî tarafından
gayet şuurkârâne
ve alîmâne
ve hayatperverâne istihdam olunuyor.
Ayetü'l-Kübra
Hatice_Sultan
11-02-11, 13:55
Allah razı olsun sevdenurum...
Allah razı olsun kardeşim
Allah razı olsun kardeşim.
MAŞAALLAH..
Kâinatta MÜKEMMEL BİR İNTİZAM var.. Ve HERŞEY, VAZİFELERİNDE ÖYLE BİR DİKKATLİ ÇALIŞTIRILIYOR Kİ.. Hem de HEPSİ, İNSANA HİZMETKÂR VERİLMİŞ.. PEKİYİ BU HİZMETKÂRLIK NE İÇİN?.. İNSAN BUNA MUKABİL; "KİME ve NEYE" HİZMET EDECEK?...
Allah razı olsun kardeşim.. Yine istifadeye medar bir paylaşım olmuş.. Tefekküre vesile oldu inşaallah..
MAŞAALLAH..
Kâinatta MÜKEMMEL BİR İNTİZAM var.. Ve HERŞEY, VAZİFELERİNDE ÖYLE BİR DİKKATLİ ÇALIŞTIRILIYOR Kİ.. Hem de HEPSİ, İNSANA HİZMETKÂR VERİLMİŞ.. PEKİYİ BU HİZMETKÂRLIK NE İÇİN?.. İNSAN BUNA MUKABİL; "KİME ve NEYE" HİZMET EDECEK?...
Risale-i Nurda bürhanlarla izahına iktifaen....
ÜÇÜNCÜ REMİZ
Hayatın Yirmi dokuzuncu hassasında denilmiştir ki: Kâinatın neticesi hayat olduğu gibi, hayatın neticesi olan şükür ve ibadet dahi, kâinatın sebeb-i hilkati ve ille-i gayesi ve maksud neticesidir.
Evet, bu kâinatın Sâni-i Hayy-ı Kayyûmu, bu kadar hadsiz envâ-ı nimetiyle kendini zîhayatlara bildirip sevdirdiğine mukabil, elbette zîhayatlardan o nimetlere karşı teşekkür; ve sevdirmesine mukabil sevmelerini; ve kıymettar san'atlarına mukabil medh ü senâ etmelerini; ve evâmir-i Rabbânîsine karşı itaat ve ubudiyetle mukabele etmelerini ister.
İşte bu sırr-ı rububiyete göre teşekkür ve ubudiyet, bütün envâ-ı hayatın ve dolayısıyla bütün kâinatın en ehemmiyetli gayesi olduğundandır ki, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan pek çok hararetle ve şiddetle ve halâvetle şükür ve ibadete sevk ediyor. Ve "İbadet Cenâb-ı Hakka mahsus ve şükür Ona lâyık ve hamd Ona hastır" diye çok tekrarla beyan ediyor.
BİRİNCİ MESELE: Nihayet kemâlde bir cemâl ve nihayet cemâlde bir kemâl, kendini görmek ve göstermek istemesine ve tanıttınp sevdirmesine mukâbil, îman ile Onu tanımayı ve ubûdiyetle kendini Ona sevdirmeyi ders veriyor.
LEM'ALAR
Zamanın müsadesizliğinden.Binler bürhanlarından bir BÜRHAN..
VESSELAM..
Allah razı olsun kardeşim...
vBulletin v3.8.2, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.