PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : HRİSTYANLIK ZAFERİ


keçeli
04-04-11, 15:31
Keriman Hâlis – Türk kızının güzellik yarışmasına katılmasını -Hıristiyanlık Zaferi- olarak kutladılar (http://www.kumpinar.com/keriman-halis-turk-kizinin-guzellik-yarismasina-katilmasini-hiristiyanlik-zaferi-olarak-kutladilar-15808.html)

1932 senesinde Cumhûriyet Gazetesinin tertiplediği güzellik yarışmasını Keriman Hâlis kazanmıştı. Aynı yıl Belçika’nın Spa şehrinde 28 ülkenin katılmasıyla dünyâ güzellik yarışması düzenlenmişti. Keriman Hâlis bu yarışmaya Türkiye’yi temsilen katıldı. Günlerce Spa şehrinde kalan güzeller, çeşitli kimselerle görüştü ve konuştular. Yarışma gününde jürinin önünden kızlar birer birer geçip giyimleriyle, bakışlarıyla, tebessümleriyle puan toplamaya çalıştılar. Jüri salona geçip puan değerlendirmesi yapmak istedi. Başkan kürsüye geçerek şöyle konuştu: “Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünyâ üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir. Onu Avrupa Hıristiyanları bitirmiştir. Elbette Amerika’nın ve Rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. Neticede bu, Hıristiyanlığın zaferidir. Müslüman kadınların temsilcisi, Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. Ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. Bu sene Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdâhale eden Kanûnî Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sütyen ile önümüzdedir. Kendini bizlere beğendirmek istemektedir. Biz de bize uyan bu kızı beğendik, Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünyâ güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.”

nickimyokbenim
14-04-11, 00:39
Bu konuşmanın belgelendiği herhangi bir basılı, yazılı veya görsel doküman mevcut mudur elinizde?

ulviye
14-04-11, 08:14
Eyvahlar olsun..:(:(

keçeli
14-04-11, 12:29
Cumhuriyet gazetesi yayımlamış. Hem belge olmesına ne gerek var. Şuan o kadın gibi binlerce var. Ama ablalarımız hizmet ediyorlar, inşaallah düzeleceğiz.

nickimyokbenim
15-04-11, 22:34
Cumhuriyet gazetesi yayımlamış. Hem belge olmesına ne gerek var. Şuan o kadın gibi binlerce var. Ama ablalarımız hizmet ediyorlar, inşaallah düzeleceğiz.

Bence çok ufak şeylere takılıyoruz biz halkça... Bu bir mesele değildir, hatta bu batının faşizmine karşılık başka bir faşizm yaratmaktır. Müstehcenliğin batının zaferi olarak görülmesi biraz yersiz bir bakış açısı bana kalırsa... Netice itibariyle müstehcenlik insanlık tarihinin başından beri vardır. Hatta insanlık tarihinin başında çıplaklık "müstehcenlik" bile değildi; sıradan bir olguydu.

Demem o ki bir insanın tabiri caizse "soyunması" ve kendisini başkalarına beğendirmeye çalışması herhangi bir kesiminin hatta koskoca bir "kıtanın" zaferi olamaz. Bence asıl bu tip kışkırtmalarla müslüman aleminin aklı başka taraflara çeliniyor ve insanalar burunların dibindeki tehlikeleri göremez oluyorlar.

asilNUR
16-04-11, 16:01
Bence çok ufak şeylere takılıyoruz biz halkça... Bu bir mesele değildir, hatta bu batının faşizmine karşılık başka bir faşizm yaratmaktır. Müstehcenliğin batının zaferi olarak görülmesi biraz yersiz bir bakış açısı bana kalırsa... Netice itibariyle müstehcenlik insanlık tarihinin başından beri vardır. Hatta insanlık tarihinin başında çıplaklık "müstehcenlik" bile değildi; sıradan bir olguydu.

Demem o ki bir insanın tabiri caizse "soyunması" ve kendisini başkalarına beğendirmeye çalışması herhangi bir kesiminin hatta koskoca bir "kıtanın" zaferi olamaz. Bence asıl bu tip kışkırtmalarla müslüman aleminin aklı başka taraflara çeliniyor ve insanalar burunların dibindeki tehlikeleri göremez oluyorlar.


Bakınız sevgili "nickimyokbenim" arkadaşım..

Her türlü fikir "değerlidir". Lakin bu felsefi yaklaşımlarınız, biraz HADDİ zorlar boyut aldı ve PAYLAŞIMLARINIZDAKİ AMACINIZ hakkında bize olumsuz izlenimler vermeye başladı, bilmenizi istiyorum..

Öncelikle "UFAK ŞEYLER" dediğiniz meseleye konu olan, İnsanlığın EZELİ REHBERİ ve YAŞAM KILAVUZU olan KUR'AN-I KERİMDE, Rabbimizin KESİN EMRİ BULUNAN "TESETTÜR EMRİNE" AÇIK MUHALEFET ile HARAMLAR KISMINA GİREN BİR MESELEDİR..

Yani sizin AZIMSADIĞINIZ kadar küçük bir mesele değil.. En azından SİZİN AÇINIZDAN ÖYLE İSE BİLE, BİZİM AÇIMIZDAN ÖYLE DEĞİL..

"MÜSTEHCENLİK" hakkındaki fikrinizde de tamamen bir yanıldı içindesiniz..

Tarih boyunca -bizim bakış açımıza konu olan- İSLAM TARİHİ BOYUNCA, KUR'AN-I KERİM'DEKİ "TESETTÜR EMRİ" İLK EMREDİLDİĞİ ANDA NEYSE, TARİH BOYUNCA DA AYNI KALMIŞ, ŞİMDİ DE AYNI ÖLÇÜDE EHEMMİYETLİDİR..

Her halde, BAŞKA MİLLETLERİN TARİHİNİ kendimize ölçü alacak değiliz.. Bizim ölçümüz TARİHTEN ÖTE, KUR'AN-I KERİMDİR, HADİSTİR.. Bizim TARİHİMİZ de budur..

Son olarak da, KUR'ANIN EMİRLERİ ve PEYGAMBERİMİZİN; HAYATIMIZA IŞIK TUTAN REHBERLİĞİ, HİÇ BİR ZAMAN, "KIŞKIRTMALAR İLE, MÜSLÜMAN ALEMİNİN AKILLARINI BAŞKA TARAFLAR ÇELMEK ve TEHLİKE" DEĞİLDİR, AKSİNE, ASIL TEHLİKE; KUR'AN'DAN UZAKLAŞILDIKÇA, SÜNNET-İ SENİYYEDEN TAVİZ VERİLMEYE BAŞLADIKÇA MEYDANA ÇIKAR.. "TARİH, BUNA ŞAHİTTİR"..

nickimyokbenim
20-04-11, 01:41
Bakınız sevgili "nickimyokbenim" arkadaşım..

Her türlü fikir "değerlidir". Lakin bu felsefi yaklaşımlarınız, biraz HADDİ zorlar boyut aldı ve PAYLAŞIMLARINIZDAKİ AMACINIZ hakkında bize olumsuz izlenimler vermeye başladı, bilmenizi istiyorum..

Öncelikle "UFAK ŞEYLER" dediğiniz meseleye konu olan, İnsanlığın EZELİ REHBERİ ve YAŞAM KILAVUZU olan KUR'AN-I KERİMDE, Rabbimizin KESİN EMRİ BULUNAN "TESETTÜR EMRİNE" AÇIK MUHALEFET ile HARAMLAR KISMINA GİREN BİR MESELEDİR..

Yani sizin AZIMSADIĞINIZ kadar küçük bir mesele değil.. En azından SİZİN AÇINIZDAN ÖYLE İSE BİLE, BİZİM AÇIMIZDAN ÖYLE DEĞİL..

"MÜSTEHCENLİK" hakkındaki fikrinizde de tamamen bir yanıldı içindesiniz..

Tarih boyunca -bizim bakış açımıza konu olan- İSLAM TARİHİ BOYUNCA, KUR'AN-I KERİM'DEKİ "TESETTÜR EMRİ" İLK EMREDİLDİĞİ ANDA NEYSE, TARİH BOYUNCA DA AYNI KALMIŞ, ŞİMDİ DE AYNI ÖLÇÜDE EHEMMİYETLİDİR..

Her halde, BAŞKA MİLLETLERİN TARİHİNİ kendimize ölçü alacak değiliz.. Bizim ölçümüz TARİHTEN ÖTE, KUR'AN-I KERİMDİR, HADİSTİR.. Bizim TARİHİMİZ de budur..

Son olarak da, KUR'ANIN EMİRLERİ ve PEYGAMBERİMİZİN; HAYATIMIZA IŞIK TUTAN REHBERLİĞİ, HİÇ BİR ZAMAN, "KIŞKIRTMALAR İLE, MÜSLÜMAN ALEMİNİN AKILLARINI BAŞKA TARAFLAR ÇELMEK ve TEHLİKE" DEĞİLDİR, AKSİNE, ASIL TEHLİKE; KUR'AN'DAN UZAKLAŞILDIKÇA, SÜNNET-İ SENİYYEDEN TAVİZ VERİLMEYE BAŞLADIKÇA MEYDANA ÇIKAR.. "TARİH, BUNA ŞAHİTTİR"..



Meselenin ufak olmasının sebebi müstehcenliğin dindeki yeri/yersizliği ile alakasızdır beyefendi. Buradaki "ufaklık" işin temeline inilmemesinden ileri gelmektedir. İnsanların birbirleriyle birbirlerini yercesine dalaştığı, barışın ve eşitliğin olmadığı, saygının çok dar bir çerçevede değerlendirildiği, zihinlerin ağ bağladığı ve söylemlerin kin, nefret, öfke ve tiksinti ihtiva ettiği bir toplum gözlerimizin önündeki... Aksini iddia edebileceklerin sayısı ize çok az. Müstehcenlikten önce halledilmesi gereken o kadar çok konu var ki...

Tabii bu müstehcenliğin el değdirilmemesi, göz gezdirilmemesi gereken bir konu olduğunu göstermemekte; bu, bilakis, müstehcenlik sorununu halledebilmek için uygulanması gereken temel çözümlerin aradan çıkarılmasının şart olduğunu vurgulamaktadır.

Bunu kastetmiştim.

Her şeyi, "İşte açılıp saçılıyor, bu Hristiyanlığın ve Batı'nın zaferidir; kendinize gelin arkadaşlar!" mantığıyla ele alırsak, hiçbir şeyi çözemeyiz. Bu mantık asgari müşterekleri dengelemede işe yarayabilir ama bizi daha ileri götürmez. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Bizim bu tip problemleri daha teknik biçimde, yanımıza sosyoloji ve psikolojiyi de alarak, çözmeye çalışmamız gerekir -diye düşünüyorum.

Saygılar.

asilNUR
20-04-11, 08:43
Meselenin ufak olmasının sebebi müstehcenliğin dindeki yeri/yersizliği ile alakasızdır beyefendi. Buradaki "ufaklık" işin temeline inilmemesinden ileri gelmektedir. İnsanların birbirleriyle birbirlerini yercesine dalaştığı, barışın ve eşitliğin olmadığı, saygının çok dar bir çerçevede değerlendirildiği, zihinlerin ağ bağladığı ve söylemlerin kin, nefret, öfke ve tiksinti ihtiva ettiği bir toplum gözlerimizin önündeki... Aksini iddia edebileceklerin sayısı ize çok az. Müstehcenlikten önce halledilmesi gereken o kadar çok konu var ki...

Tabii bu müstehcenliğin el değdirilmemesi, göz gezdirilmemesi gereken bir konu olduğunu göstermemekte; bu, bilakis, müstehcenlik sorununu halledebilmek için uygulanması gereken temel çözümlerin aradan çıkarılmasının şart olduğunu vurgulamaktadır.

Bunu kastetmiştim.

Her şeyi, "İşte açılıp saçılıyor, bu Hristiyanlığın ve Batı'nın zaferidir; kendinize gelin arkadaşlar!" mantığıyla ele alırsak, hiçbir şeyi çözemeyiz. Bu mantık asgari müşterekleri dengelemede işe yarayabilir ama bizi daha ileri götürmez. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Bizim bu tip problemleri daha teknik biçimde, yanımıza sosyoloji ve psikolojiyi de alarak, çözmeye çalışmamız gerekir -diye düşünüyorum.

Saygılar.

Fikir paylaşımınız için teşekkür ederiz..