Mutella
24-05-09, 20:07
Hem seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alışverişini yap, gel; ve senden kaçan ve sana iltifat etmeyen kafilelerin arkalarından beyhûde koşma, yorulma.
Hem muvakkat bir seyrangâhtır. Öyle ise nazar-ı ibretle bak ve zâhirî çirkin yüzüne değil, belki Cemîl-i Bâkîye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faydalı bir tenezzüh yap, dön; ve o güzel manzaraları irâe eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla, akılsız çocuk gibi ağlama, merak etme.
"Hem bir misafirhânedir. Öyle ise onu yapan Mihmandâr-ı Kerîmin izni dairesinde ye, iç, şükret; kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık, git; herzekârâne fuzûlî bir sûrette karışma. Senden ayrılan ve sana âit olmayan şeylerle mânâsız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma" gibi zâhir hakikatlerle dünyanın iç yüzündeki esrârı gösterip dünyadan müfârakatı gayet hafifleştirir, belki hüşyar olanlara sevdirir ve rahmetinin herşeyde ve her şe'ninde bir izi bulunduğunu gösterir.
On Yedinci Söz
Nasıl ki bizler bir yolcuyuz ve bu misafirhaneye gönderilmişiz bize ikram edilen nimetler bir bir sunulmuş
her ihtiyacımıza yetecek tarzda nimetlerle karşı karşıyayız ,bu nimetler maddi manevi olsun hepsine birden
sahip olmamız düşünülemez..bize verilene şükür ,verilmeye de isyanımız olmamalı
Bu geçici dünyada görmüş olduğumuz her mevcut, Cenabı hakkın isimlerine bakar bizler zahirde
gördüğümüz yüze değil, batınındaki esmaya bakmalıyız ve bize bunları gösteren
Rabbimize ulaşmak için
gayretimiz olmalı ve bu bakış insana lezzet verir ,buda ancak iman ile görülen bir bakıştır
eğer bakışımız zahiri kalırsa bizim aldanmamız ve sıkıntılarımız çoğalır
dünya hayatımızıda cennet etme çabasında olmalıyız
Vesselam..
(Yanlışımız olabilir kusura bakılmasın..)
Hem muvakkat bir seyrangâhtır. Öyle ise nazar-ı ibretle bak ve zâhirî çirkin yüzüne değil, belki Cemîl-i Bâkîye bakan gizli, güzel yüzüne dikkat et, hoş ve faydalı bir tenezzüh yap, dön; ve o güzel manzaraları irâe eden ve güzelleri gösteren perdelerin kapanmasıyla, akılsız çocuk gibi ağlama, merak etme.
"Hem bir misafirhânedir. Öyle ise onu yapan Mihmandâr-ı Kerîmin izni dairesinde ye, iç, şükret; kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık, git; herzekârâne fuzûlî bir sûrette karışma. Senden ayrılan ve sana âit olmayan şeylerle mânâsız uğraşma ve geçici işlerine bağlanıp boğulma" gibi zâhir hakikatlerle dünyanın iç yüzündeki esrârı gösterip dünyadan müfârakatı gayet hafifleştirir, belki hüşyar olanlara sevdirir ve rahmetinin herşeyde ve her şe'ninde bir izi bulunduğunu gösterir.
On Yedinci Söz
Nasıl ki bizler bir yolcuyuz ve bu misafirhaneye gönderilmişiz bize ikram edilen nimetler bir bir sunulmuş
her ihtiyacımıza yetecek tarzda nimetlerle karşı karşıyayız ,bu nimetler maddi manevi olsun hepsine birden
sahip olmamız düşünülemez..bize verilene şükür ,verilmeye de isyanımız olmamalı
Bu geçici dünyada görmüş olduğumuz her mevcut, Cenabı hakkın isimlerine bakar bizler zahirde
gördüğümüz yüze değil, batınındaki esmaya bakmalıyız ve bize bunları gösteren
Rabbimize ulaşmak için
gayretimiz olmalı ve bu bakış insana lezzet verir ,buda ancak iman ile görülen bir bakıştır
eğer bakışımız zahiri kalırsa bizim aldanmamız ve sıkıntılarımız çoğalır
dünya hayatımızıda cennet etme çabasında olmalıyız
Vesselam..
(Yanlışımız olabilir kusura bakılmasın..)