m_safiturk
01-06-09, 00:10
Yayından tutup geriyorum vaktimi…Zaman mananın nihai imamesi…Bulutları taşıyan hayaller var…Kirpik dağlarının ardında..Deniz gözlü sessizlik misafirim…Hoş geldin ağrım sızım hoş geldin…
Bütün bu refleksler en büyük sekmenin ön yargısı…Belki tanısı…Ellerin bir birini tutup bırakması..Gönüllerin belli olmayan yerlerine atfen”işte kalbim benim”denildiği bir hüzzam makam…Bir sabah hüzün…Bir rakkase temenni…Ayrılmak nedensiz.. koşu yolundan bir heyecanı kahırla yakalamaktır…Yoksa içinin sımsıcak gülüşü bu kadar uzakta mıdır?
Yoksa bir dibek hilesini boynuna asıp hiç ulaşamamak mıdır…Ne oldu ey matem..Gel anlat derdini..Senin de yasların var mı aşk gibi…Senide olur olmaz her derde davet ederler mi?
Seninde siretini bir şiire bir şarkıya sokup bir karanlığa katık mı yazdılar…Akortlayıp mırıltılarını her çıkmaza tabelamı yaptılar…
Bu kadar kolaymı seni bulmak..Sen bu kadar kolay mı gelirsin..Senin aklın var da bir şuurla anlam mı dolusun…Bu alemin havası suyu gibi seninde bir yurdun var sende de iki odalımısın..Cennet kadar kocaman…Cehennem gibi korkunç…Üzerine basılası kormusunYoksa içine çekilen harmısın…Hakikat sen varmısın…?
Hani şu az bulunan siyah bir çiçek sultanı..Hani o tomurcuk..Hani o kanaryanın ötüşü hani o bahçelerin şenliği…Yaz gecesini cırcırı seherin sevinç çığlığı..Hani sevgi apar topar birini karşılarken..Bir şefkat kainatı kucaklarken..Biri birkaç satırlık meramını olur’a verirken…
Ağıllarından dökülen sürüler ..oğullara uçan arılar ve babalar…O elvan elvan halıları zeminin hayatla dolarken…Bir bardak su hararete yanaşırken..Sen var mı sın…?Yoksa sen o firaktan gelen elemim arkasında mısın?
Hani yitti gitti denilen…Hani beğenilmemiş bir yemek..Sevilmemiş bir söz…Övülmemiş resim…Kıymeti bilinmemiş hediye…Bir elvedanın binler şubesiyle her birinin bıraktığı iz ile o iftirak menzillerinde elemnak olmuş matem senmisin?
Ocaklar söndüren… Kara sevdayı tüttüren…O vuslatın baş belası ..O umid dağlayan…Ciğere ciğere oturan senmisin..?Yoksa sen o peçenin arkasında bir güzellikmisin…?
Vara kıymet veren yoğa sabır taşıyan…Sen içinde anlam olan her şeyi bir ebedi seyehatına sallanan mendilmisin…?
Bekleyen ve beklenenin boşlukta kavuşmuş sinesine Ben geldim ..al bu talanı duaya taşı diyen senmisin…Sen alaycı lambaların yalancı ışıkların altındaki gülüşleri donduran…Sabırdan müteşekkil bir duruşu dolduran..içine vakardan azık katan senmisin…?
Öyleyse hoş geldin..Ey sesiz misafirim…Hoş geldin…Gel ki şu kendini dert zanneden zan gitsin…Aç bana kapını içinde adını bile diyemediğim, senin baş ucu beklediğin Rabbani sevmekten bir aşk bulayım…
Ey matem;sana bir matemde ben olayım…
m…………………
Bütün bu refleksler en büyük sekmenin ön yargısı…Belki tanısı…Ellerin bir birini tutup bırakması..Gönüllerin belli olmayan yerlerine atfen”işte kalbim benim”denildiği bir hüzzam makam…Bir sabah hüzün…Bir rakkase temenni…Ayrılmak nedensiz.. koşu yolundan bir heyecanı kahırla yakalamaktır…Yoksa içinin sımsıcak gülüşü bu kadar uzakta mıdır?
Yoksa bir dibek hilesini boynuna asıp hiç ulaşamamak mıdır…Ne oldu ey matem..Gel anlat derdini..Senin de yasların var mı aşk gibi…Senide olur olmaz her derde davet ederler mi?
Seninde siretini bir şiire bir şarkıya sokup bir karanlığa katık mı yazdılar…Akortlayıp mırıltılarını her çıkmaza tabelamı yaptılar…
Bu kadar kolaymı seni bulmak..Sen bu kadar kolay mı gelirsin..Senin aklın var da bir şuurla anlam mı dolusun…Bu alemin havası suyu gibi seninde bir yurdun var sende de iki odalımısın..Cennet kadar kocaman…Cehennem gibi korkunç…Üzerine basılası kormusunYoksa içine çekilen harmısın…Hakikat sen varmısın…?
Hani şu az bulunan siyah bir çiçek sultanı..Hani o tomurcuk..Hani o kanaryanın ötüşü hani o bahçelerin şenliği…Yaz gecesini cırcırı seherin sevinç çığlığı..Hani sevgi apar topar birini karşılarken..Bir şefkat kainatı kucaklarken..Biri birkaç satırlık meramını olur’a verirken…
Ağıllarından dökülen sürüler ..oğullara uçan arılar ve babalar…O elvan elvan halıları zeminin hayatla dolarken…Bir bardak su hararete yanaşırken..Sen var mı sın…?Yoksa sen o firaktan gelen elemim arkasında mısın?
Hani yitti gitti denilen…Hani beğenilmemiş bir yemek..Sevilmemiş bir söz…Övülmemiş resim…Kıymeti bilinmemiş hediye…Bir elvedanın binler şubesiyle her birinin bıraktığı iz ile o iftirak menzillerinde elemnak olmuş matem senmisin?
Ocaklar söndüren… Kara sevdayı tüttüren…O vuslatın baş belası ..O umid dağlayan…Ciğere ciğere oturan senmisin..?Yoksa sen o peçenin arkasında bir güzellikmisin…?
Vara kıymet veren yoğa sabır taşıyan…Sen içinde anlam olan her şeyi bir ebedi seyehatına sallanan mendilmisin…?
Bekleyen ve beklenenin boşlukta kavuşmuş sinesine Ben geldim ..al bu talanı duaya taşı diyen senmisin…Sen alaycı lambaların yalancı ışıkların altındaki gülüşleri donduran…Sabırdan müteşekkil bir duruşu dolduran..içine vakardan azık katan senmisin…?
Öyleyse hoş geldin..Ey sesiz misafirim…Hoş geldin…Gel ki şu kendini dert zanneden zan gitsin…Aç bana kapını içinde adını bile diyemediğim, senin baş ucu beklediğin Rabbani sevmekten bir aşk bulayım…
Ey matem;sana bir matemde ben olayım…
m…………………