<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title><![CDATA[NURUNALANUR    ***  "Okumaktan geri kaldığım kadar korktuğum bir şey yoktur. "   Zübeyir GÜNDÜZALP  ***       2012 ÖDÜLLÜ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI OKUMA YARIŞMASI BAŞVURU KAYITLARI İÇİN SON 6 GÜN... ***]]></title>
		<link>http://www.nurunalanur.com.tr/</link>
		<description><![CDATA[Hayatınızın NUR'a Açılan Penceresi: NURUNALANUR..]]></description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 14:40:58 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.nurunalanur.com.tr/images/aquafresh2/misc/rss.jpg</url>
			<title><![CDATA[NURUNALANUR    ***  "Okumaktan geri kaldığım kadar korktuğum bir şey yoktur. "   Zübeyir GÜNDÜZALP  ***       2012 ÖDÜLLÜ RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI OKUMA YARIŞMASI BAŞVURU KAYITLARI İÇİN SON 6 GÜN... ***]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[ÜSTADIMIZIN KUR'AN AŞKINI İFADE EDEN CÜMLE..]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10436&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 13:17:37 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*"Kur&#8217;ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; * 
*orası da bana zindan olur. "* 
*BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ* 
  
*CENAB-I HAK...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><font color="#333333"><b><font face="Arial Narrow"><font size="6"><font color="red">&quot;Kur&#8217;ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; </font></font></font></b></font><br />
<font color="#333333"><b><font face="Arial Narrow"><font size="6"><font color="red">orası da bana zindan olur. &quot;</font></font></font></b></font><br />
<font color="#333333"><font size="4"><font color="black"><b>BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ</b></font></font></font></div> <br />
<div align="center"><b><font size="4"><font color="royalblue">CENAB-I HAK ,ÜSTADIMIZDAKİ BU KUR'AN AŞKINI BİZLERİN KALPLERİNE NAKŞEYLESİN..</font></font></b><br />
<b><font size="4"><font color="royalblue">AMİN..AMİN..AMİN..</font></font></b></div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=15">Bediüzzaman Said Nursi</category>
			<dc:creator>Nurlara Müştak</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10436</guid>
		</item>
		<item>
			<title>AMİN..ELFÜ ELFİ AMİN..</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10435&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 13:13:06 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Allah'ım, Mekkî, Medenî, Hâşimî ve Kureyşî olan Habîbinin hürmetine  
bizim arzumuzu ve Üstadımız Said Nursî'nin maksûdunu  
tahakkuk ettir......]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><font color="#333333"><font face="Arial Black"><font size="6"><font color="darkorange">Allah'ım, Mekkî, Medenî, Hâşimî ve Kureyşî olan Habîbinin hürmetine </font></font></font></font><br />
<font color="#333333"><font face="Arial Black"><font size="6"><font color="darkorange">bizim arzumuzu ve Üstadımız Said Nursî'nin maksûdunu </font></font></font></font><br />
<font color="#333333"><font face="Arial Black"><font size="6"><font color="darkorange">tahakkuk ettir...</font></font></font></font><br />
<font color="#333333"><font face="Arial Black"><font size="6"><font color="#ff8c00">AMİN...</font></font></font></font></div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=30">Dua Zamanı</category>
			<dc:creator>Nurlara Müştak</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10435</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yasak.:))</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10434&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 10:39:45 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc7/582389_370487636334513_184283011621644_977546_82821268_n.jpg</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><img src="http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc7/582389_370487636334513_184283011621644_977546_82821268_n.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=77"><![CDATA[Mizah & Eğlence]]></category>
			<dc:creator>Mutella</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10434</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İmam-ı Ali'ye (a.s) Rüşvet Teklifi...]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10433&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 20 May 2012 02:03:48 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İmam Ali Hazretleri bir hutbelerinde dünyanın kendi yanında değersizliğini, kimsenin malını gasp etmeyeceği ve ettirmeyeceğini.. Kardeşi Akil'i örnek...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div>İmam Ali Hazretleri bir hutbelerinde dünyanın kendi yanında değersizliğini, kimsenin malını gasp etmeyeceği ve ettirmeyeceğini.. Kardeşi Akil'i örnek veriyor.. İkinci örnek daha ilgi çekicidir.. Bu yüzden paylaşayım dedim:<br />
<br />
...<br />
<br />
<b>Gecenin birinde, birisi üstü kapalı bir kapla, hırsızlama çıkageldi; helva getirmişti bana, oysa ki o helva yılan kusmuğuydu, yılan zehriydi bana.</b><br />
<br />
<b>Dedim ki: &quot;Hediye mi, zekât mı, sadaka mı? Zekât, sadaka, biz Ehlibeyte harâm edilmiştir.&quot;</b><br />
<br />
<b>-&quot;Hayır&quot; dedi, &quot;ne zekât, ne sadaka; bir armağan bu.&quot;</b><br />
<br />
<b>-&quot;<i>Analar ağlasınlar sana dedim; din yoluyla gelip de beni düzene mi düşüreceksin? Aptal mısın sen, deli misin, yoksa sayıklıyor musun? Vallahi bir karıncanın ağzındaki bir arpa tanesinin kabuğunu almak, bu sûretle de Allah'a isyân etmek için bana yedi iklimi ve bu iklimlerin altlarındaki ülkeleri verseler, gene kabûl etmem ben.</i></b><br />
  <i><b>Gerçekten de dünyanız, bir çekirgenin ağzında olan, dişleriyle de dişlenmiş bulunan bir yapraktan da daha aşağıdır bence. Ali nerede, yok olup  gidecek nimete, kalmayacak  devlete, yitecek lezzete aldanmak nerede?&quot;</b></i><br />
<br />
<b>  Akılların gaflete kapılmasından, ayakların kötü bir sûrette kaymasından Allah'a sığınır, O'ndan yardım dileriz biz.<br />
<br />
Nehc'ül-Belaga'dan..<br />
<br />
</b></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=27">Peygamber ve Sahabelerin Örnek Hayatları</category>
			<dc:creator>Matemkâr</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10433</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yağmurda Unutulan Şarkı...</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10432&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 21:04:49 GMT</pubDate>
			<description>Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm... 
Önce ıpıslak iki kuş! 
Sonra yıkılmış evrenler geçti vitrinlerden, 
Sonra insanlar iki gözüm! 
İnsanlar,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><font face="Lucida Sans Unicode"><i><font size="5"><font color="DarkRed"><br />
<br />
Önce bir yağmur bir yağmur iki gözüm...<br />
Önce ıpıslak iki kuş!<br />
Sonra yıkılmış evrenler geçti vitrinlerden,<br />
Sonra insanlar iki gözüm!<br />
İnsanlar,<br />
Kahrolmuş!...<br />
Islak senaryolar üstüne ta iç boşluktan,<br />
Boyut boyut yalnızlıklar ağıyordu...<br />
Öksüz anılar üstüne iki gözüm!<br />
Kırık ikindiler üstüne,<br />
Kuşkulu bir yağmur yağıyordu...<br />
İkişer üçer yitiriyordum seni kavşaklarda,<br />
Yollar ayak bileklerime dolanıyordu hep,<br />
Taş taş çöküyordu en kutsal yapılar...<br />
Yüzler karanlıktı iki gözüm!<br />
Düşünceler dar,<br />
Bir geçit bulamıyordum sana,<br />
Ellerim yordamlarını yitirmişti üstelik,<br />
Hep yabancıydı çaldığım kapılar!...<br />
Oysa ki, son çağrımdı bu ta can köşemden!<br />
Oysa yürek yürek son yeşermemdi,<br />
Çağ çağ, kanat kanat, sevgi, ışık, nur...<br />
Ah sonra o yağmur iki gözüm!<br />
Ah sonra o,<br />
Yağmur!...<br />
Şimdi,<br />
En kırık vaktidir uzak inbatların...<br />
Öykümüzün en yaralı yerinden,<br />
Damlar yüreğime ılık bir sızı!<br />
Sonra birden duyar gibi olurum,<br />
Hoyrat yağmurlar altında,<br />
Martı çığlıklarına karışıp giden<br />
Çocuksu şarkımızı...<br />
(Bekir Sıtkı Erdoğan) <br />
</font></font></i></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=62">Şiir Bahçesi</category>
			<dc:creator><![CDATA[Mısra'm]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10432</guid>
		</item>
		<item>
			<title>MALATYA İLİ YARIŞMA LİSTESİ (1 KİŞİ)</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10431&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 20:29:21 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSi_UJkqLKZPjZdQe7qrFp3ul_YsAOagY1fIEyf31JhpBH0TjR5  
  
_MALATYA İLİ YARIŞMA LİSTESİ *(TOPLAM: 1...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSi_UJkqLKZPjZdQe7qrFp3ul_YsAOagY1fIEyf31JhpBH0TjR5" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div> <br />
<div align="left"><font size="3"><font color="red"><u>MALATYA İLİ YARIŞMA LİSTESİ <b>(TOPLAM: 1 KİŞİ)</b></u></font></font></div> <br />
<div align="left"><font size="3"><font color="#000080">1 -TUĞBA TNL.....(F) </font></font></div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=179">YARIŞMAYA KATILMAK İSTİYORUM</category>
			<dc:creator>Nesrin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10431</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Baba'nın Sevimli Oğluyla Namaz İmtihanı :)]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10430&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 13:15:50 GMT</pubDate>
			<description>http://www.youtube.com/watch?v=xuvKRmO5n_g</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/xuvKRmO5n_g"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/xuvKRmO5n_g" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=33"><![CDATA[Dini Videolar & Görüntülü Dersler]]></category>
			<dc:creator>gayda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10430</guid>
		</item>
		<item>
			<title>5 vakit namaz kılmamanın kayıpları.</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10429&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 12:56:48 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://d1205.hizliresim.com/x/m/6689r.jpg  (http://bit.ly/c25MCx)</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><br />
<br />
<a href="http://bit.ly/c25MCx" target="_blank"><img src="http://d1205.hizliresim.com/x/m/6689r.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
</div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=36">Namaz Platformu</category>
			<dc:creator>gayda</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10429</guid>
		</item>
		<item>
			<title>MÜJDE!... MÜBAREK ÜÇAYLAR GELİYOR...</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10428&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 09:03:06 GMT</pubDate>
			<description>*Resim: http://www.risalehaber.com/images/news/96669.jpg * 
  
Bu günlerde güzel bir imkân var kapıda: *Mübarek üç aylar.* Bu ayları hakkıyla...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><b><img src="http://www.risalehaber.com/images/news/96669.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></b></div> <br />
<font size="3"><font color="navy"><font color="blue">Bu günlerde güzel bir imkân var kapıda:</font> <font color="red"><b>Mübarek üç aylar.</b></font> Bu ayları hakkıyla değerlendirenlere dinimizin pek çok müjdesi ve mükâfatı var...</font></font><br />
 <br />
 <br />
 <br />
<font size="3"><font color="navy">Hekimoğlu İsmail geçtiğimiz yıl kaleme aldığı yazısında üç aylarla ilgili şu benzetmeyi yapıyor: &quot;<font color="darkred">Derin uykuya dalan bitkiler, ilkbahar ve yazla beraber dirilerek hayatın devamlılığını gösteriyor. Üç aylarda da İslamî hayatımız diriliyor.&quot;</font> Evet, hakkıyla idrak edildiğinde üç aylarda dini hayatımız canlanıyor ve bir sonraki yıla kadar istikametten şaşmamamıza vesile oluyor. Allah Resûlü'nün (sas), <b><font color="red">&quot;Allahım! Hakkımızda Recep ve Şaban'ı mübarek kıl ve bizleri Ramazan'a ulaştır.&quot;</font></b> duası bu ayların ehemmiyetine en güzel delil.</font></font><font color="navy"><br />
 <br />
<font size="3">Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhittin Akgül bu duanın işaret ettiği bir noktaya daha dikkat çekiyor. Recep ve Şaban ayının önemi, Kur-ân'ın nazil olmaya başladığı ve bereketlerle dolu olan Ramazan ayına hazırlayıcı olmalarından geliyor. İlk iki ayı, rampaya çıkmadan hızlandığımız düzlüğe benzetiyor Akgül ve şöyle diyor: <font color="blue">&quot;Bu aylar yerli yerince değerlendirilip, manevi iklimlerinden istifade edildiği takdirde, Ramazan'da yol alınmış olur.&quot;</font> </font><br />
 <br />
<font size="3">Peki, en genel tanımıyla <b>nedir üç aylar ve neden dilimize bu şekilde yerleşmiştir?</b></font><br />
 <br />
<font size="3">Bu aylar aslında kameri aylar olan Recep, Şaban ve Ramazan. Mübarek gecelerden olan beş kandilden dördü üç aylarda idrak ediliyor. Regaip ve Miraç geceleri Recep, Berat gecesi Şaban ve bir gecesi 80 yıldan daha bereketli kılınan mübarek Kadir Gecesi de Ramazan ayında olmak üzere.</font><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Georgia"><font color="blue"><i><b>Bediüzzaman Said Nursi kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından bu ayların müminler için nasıl bir yükseliş vesilesi olduğunu Şualar'da şöyle açıklar: &quot;Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerif'te yüzden geçer, Şâban-ı Muazzama da üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar.&quot; </b></i></font></font></font><br />
 <br />
<font size="3">Bu kutlu zaman diliminin toplum arasında üç aylar olarak bilinmesinin hikmeti de tüm bu sebeplerden gelir.</font><br />
 <br />
</font><font size="3"><font color="navy"><font color="darkred"><b>Kuran, namaz ve oruçla dolu dolu geçirin..</b></font></font></font><font color="navy"><br />
 <br />
<font size="3">Doç. Dr. Akgül, Asr-ı Saadet'teki üç aylar atmosferini şöyle açıklıyor: &quot;Allah Resûlü (s.a.s.) bu aylarda diğerlerinden farklı olarak bolca oruç tutmuş, nafileleri artırmış, ulaşılmaz kulluğuna daha da derinlik katarak, Kur'ân, tefekkür ve yardımlaşmaya çok önem vermiştir. O'ndan dersini alan sahabe efendilerimiz de namaz, Kur'ân, yardımlaşma ve oruç gibi ibadetlere diğer zamanlardan daha da önem vermiş ve ihya etmişlerdir.&quot; Söyledikleri, yapmamız gerekenler için en güzel yol gösterici. İşe manevi hayatımızı gözden geçirerek başlayabilir, eksikliklerimiz nelerdir diye liste çıkarabiliriz.</font><br />
 <br />
<font size="3">Kul hakkı Rabbimiz'in bize en önemli ikazlarından biri. Bugüne kadar insanlarla olan münasebetlerimizi gözden geçirip, üzerimizde kul hakkı varsa teslim edebilmek için maddi ve manevi çaba gösterebiliriz. Tavsiyelerini daha iyi anlamamız ve hayatımıza şiar edinmemiz açısından Efendimiz'in hayatını bir kez daha okuyabiliriz. Öncelikli hedeflerimizden biri de elbette namaz olmalı. Varsa bu konudaki eksikliklerimizi tamamlamalı. İhmal edilmemesi gerekenlerden biri de zekât ve sadaka ibadeti. Tabii hepsi için en önemlisi kendimiz ve tüm Müslümanlar için dua etmek..</font></font><br />
<font size="3"><font color="navy"><img src="http://www.risalehaber.com/images/other/ucaylar02.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></font></font><br />
<br />
<br />
<font size="3"><font color="navy"><font color="red"><b>Ramazan orucuna hazırlık yapmalı</b></font></font></font><font color="navy"><br />
 <br />
<font size="3">Üç ayların feyzinden istifade etmek için yerine getirilmesi gereken en önemli ibadetlerden biri de oruç tutmak. Halk arasında &quot;üç ayların tamamını oruçlu geçirmek sünnettir&quot; gibi bir inanış da var. İlahiyatçılara göre bu, sünnette olmayan, uydurulmuş bir davranış ve düşünce biçimi. Resulullah'ın Ramazan dışında en fazla orucu Şaban ayında tuttuğu, genel olarak da pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirdiği biliniyor. Bir rivayete göre kendisine pazartesi günü oruç tutmanın neden faziletli olduğu sorulduğunda: &quot;O gün dünyaya geldiğim ve Peygamber olduğum gündür.&quot; buyuruyor. Bir başka rivayete göre ise pazartesi ve perşembe günleri ameller Allah'a arz olunur, bu nedenle Efendimiz bu günlerde oruçlu olup amellerinin arz olunmasını istemiş. Muhittin Akgül meseleye bir de şu açıdan bakıyor: &quot;Bu ayları oruçla geçiremeyen kimse, birden kendisini Ramazan'la karşı karşıya bulur. Önceden hazırlanılmamış böyle bir buluşmada, alışkın olmayan vücut, aniden kendisini uzun bir oruçla karşı karşıya bulunca zorlanabilir.&quot; Özellikle Ramazan ayının uzun yaz günlerine denk geldiği bu senelerde vücudu oruca alıştırmak bakımından bu sünnete daha fazla ehemmiyet göstermek gerekiyor belki de.</font></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=53">Mübarek Gün ve Aylar</category>
			<dc:creator>asilNUR</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10428</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sizin Örneğiniz Kim?</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10427&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 08:59:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sizin Örneğiniz Kim?* 
 
"İnsanın Rabbiyle irtibâtı kuvvetlendikçe, kusur ve hataları azalır." esasıyla, bütün mevzuları, Rabbimizi daha yakından...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><b>Sizin Örneğiniz Kim?</b></div><br />
<div align="left"><i>&quot;İnsanın Rabbiyle irtibâtı kuvvetlendikçe, kusur ve hataları azalır.&quot;</i> esasıyla, bütün mevzuları, Rabbimizi daha yakından tanıyabileceğimiz Esmâ (isim ve sıfatlar) üzerinden anlatmaya itinâ gösteriyorum. Nitekim inandığımız ve ibadet ettiğimiz Rab, üzüntü ve sevinçte, zorluk ve kolaylıkta, aydınlık ve karanlıkta dâimâ bizimle olmasına rağmen zayıflık ve gaflet ânlarını fırsat belleyen şeytan ve dostları, birçok zaman hedefine ulaşıp başarılı olabilmekte... <br />
&quot;Latîf&quot; bir Rabbimiz var. İkram eden, bütün iyilik ve güzellikleri sunan, yarattıklarının ihtiyaçlarını en ince ayrıntılarına kadar karşılayan, merhametli ve çok lütufkâr bir Rab... <br />
İnsanlara, bilmedikleri ve ummadıkları yerlerden ihsanda bulunan, hak ettiklerinin çok fazlasını veren, itaat ettiklerinde onları meleklerine medheden, hata ettiklerinde tevbe etmeleri için bekleyen bir Rab... <br />
Her şeyi, en ince detaylarına kadar bilen ve tasarrufta bulunan Âlemlerin Rabbi, insanı &quot;en şerefli mahlûk&quot; olarak yaratmış ve şerefli bir hayat için onu, İslâm Dîni ile tezyin etmiş, süslemiş. Tâbiri câizse, etrafını kalın surlarla çevreleyerek o kıymetli cevheri muhafaza altına almıştır. <br />
Yirmi üç senede peyderpey vahyettiği Kur'ân-ı Kerîm ile, câhil bedevîlerden, seçilmiş/övülmüş &quot;Ashâb-ı Güzîn&quot; doğmuştu. Baharla açan renk renk çiçekler gibi -Allah hepsinden râzı olsun- Hazret-i Ebûbekir'ler, Hazret-i Ömer'ler, Hazret-i Osmanlar, Hazret-i Fatıma'lar, Hazret-i Zeynep'ler yetişmişti. <br />
Her birinin değişik fıtrat ve mizaçları; edep, hayâ, iffet boyaları ile boyanmış, güzel ahlâkla kemâl bulmuştu. Nitekim Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, <i>&quot;Hâyâ ve sükûneti, îmanın; hayâsızlık ve çok konuşmayı ise, münafıklığın iki şûbesi&quot;</i> olarak bildirmiş, <i>&quot;Kıyâmette en ağır gelen amelin ise güzel ahlâk&quot;</i> (Ebû Dâvud, Edeb, 7/4799; Tirmizî, Birr, 62) olduğunu haber vermişti. <br />
Eşyanın tabiatında, değerli olan her şeyin nadir bulunması ve muhafaza edilme esası vardır. Korundukça değeri artmakta, kıymeti katlanmaktadır. Bu kıstasa en fazla yakışan, Allâh'ın yeryüzündeki vekilleri olan kadın ve erkeklerdir. Nitekim toplumun anneleri olan kadının evlâtlarına, babanın ise nesebine bıraktığı en kutsal emanet; edep ve hâyâdır. Edep ve hayâ <b>&quot;Rahmânî&quot;</b>, edepsizlik ve hayâsızlık ise <b>&quot;şeytânî&quot;</b> özelliklerdir. Edep, bulunduğu her yeri güzelleştirip ulvîleştirirken hayâsızlık ise karartıp daraltmaktadır. Sözlerin özünü söyleyen şâirler; <br />
<i>&quot;Edep bir tâc imiş nûr-i Hüdâ'dan</i> <i>Giy ol tâcı, emin ol her belâdan.&quot;</i> diye nasihat etmişlerdir.<br />
<br />
<b>İki Örnek</b> <br />
Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de örnek alınması için edep ve iffet timsali, Yûsuf Peygamberi ve Şuayb -aleyhisselâm-'ın kızlarını anlatır. <br />
Yusuf -aleyhisselâm-'ın sarayda, Aziz'in karısının teklifi karşısındaki iffeti, hayâsı ve nefsini dinlemeden o ortamdan kaçmasının sembolü olan <b>&quot;gömleğinin arkadan yırtılması&quot;</b>, erkekler için güzel bir misaldir. <br />
Babaları yaşlı olduğu için hayvanlarını sulamaya kendileri götüren, ama suyun başında çobanlar bulunduğu için bir türlü suya yaklaşamayan Şuayb -aleyhisselâm-'ın kızları da, kızlarımız için örnektir. Aynı şekilde hayâ ve iffetin canlı bir misali olarak zikredilen Hazret-i Meryem'in hâli de bambaşkadır. <br />
Latîf olan Allah Teâlâ, kullarına güçlerini aşan bir yük yüklememiş, ama onları hem dünya ve hem de âhiret mutluluğuna götüren yolları göstermiştir. Meselâ Nahl Sûresi 90. âyet-i kerîmede; <br />
<b>&quot;Muhakkak ki Allah, adâleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, fenâlık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.&quot; </b>buyururken tamamen âile hayatının iyilik ve selâmetini artırıcı, toplumdaki çirkinlik ve kötülüğü önleyici tedbirler sunmaktadır. <br />
Zaten Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de; <i>&quot;İslâm güzel ahlâktan ibarettir.&quot;</i> (Kenzü'l-Ummâl, III, 17, hadis no: 5225) buyurmuş ve hayatı güzelliklerle yaşamanın adının &quot;İslâm&quot; olduğunu haber vermiştir. <br />
Yusuf -aleyhisselâm- gibi harama gönüllü el uzatmamanın ötesinde, her türlü câzip haram tekliflere, &quot;Ben Allah'tan korkarım!..&quot; diyerek cevap vermek... Nefsinin isteklerini, şeytanın vesveselerini duymamak için bulunduğu ortamı derhal terk etmek... Şuayb -aleyhisselâm-'ın kızları gibi şartlar gereği evden dışarı çıkılması elzem olsa dahî, erkek çobanların arasına (ihtilat mekânlarına) rastgele girmemek, edep ve hayâ surlarını tahrip etmemek esastır. Ya da Hazret-i Meryem gibi, hem insanların arasında, hem tek başına kaldığında iffetini muhafaza etmek için var gücünü kullanmak... <br />
İffet, hayâ, vakar, edep, nâmus; insanlığa verilmiş en kutsal emanetlerdir. Bizans'ın fethiyle şereflenmiş Fatih Sultan Mehmed, Bosna fethinden sonra çıkarttığı bir fermanda şöyle emretmişti: <br />
<i>&quot;Sakın ola, Sırp kızları su almak için çeşme başlarına geldiklerinde, askerlerim oralarda bulunmayalar!..&quot; </i>Bu değerli sûru/kaleyi korumanın formülünü ise, Latîf olan Allah Teâlâ, şöyle göstermektedir; <b>&quot;Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allâh'ı anmak </b>(zikretmek)<b>, elbette </b>(ibadetlerin)<b> en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir!&quot;</b> (el-Ankebut, 45)<br />
</div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=64">İstediğiniz Konular - Genele Sesleniş</category>
			<dc:creator>prenses</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10427</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Asıl Dava..</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10426&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 08:58:13 GMT</pubDate>
			<description>*Asıl Dâvâ* 
 
Otobüs durağında liseli iki genç, oturdukları bankta edebe muhalif hareketlerle birbirleri ile haşır-neşir olurlarken etraftakiler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><div align="center"><b>Asıl Dâvâ</b></div><br />
<div align="left">Otobüs durağında liseli iki genç, oturdukları bankta edebe muhalif hareketlerle birbirleri ile haşır-neşir olurlarken etraftakiler söylenip kınamaya başlarlar: <br />
&quot;-Vay iffetsizler, bunlar da genç olacaklar!..&quot; <br />
&quot;-Gelecek bunlara emanet edilecek bir de...&quot; <br />
&quot;-Bunlardan memlekete ne fayda gelir ki?!&quot; <br />
Gençler, kimseyi takmadan yapacaklarına devam ederler. Yaşlıca bir hanım, gençlerin yanına yaklaşır ve elinde bastonunu ikisine de göstererek: <br />
&quot;-Çabuk buradan defolun. Siz evlilerin bile orta yerde yapamayacakları şeyi sıkılmadan, utanmadan nasıl yaparsınız?&quot; <br />
Gençler oturdukları banktan doğrulurlar ve yaşlı teyzeye: <br />
&quot;-Sen kimi, nereden kovuyorsun? Burası senin evin mi? Ne yapıp yapmayacağımıza sen mi karar vereceksin?! Sana ne oluyor ki, bize karışıyorsun? Sen git, kendi torunlarına karış, karışabiliyorsan tabiî ki...&quot; <br />
Yine de bankta oturamazlar, kalkar giderler. Çevreden kimse sesini çıkaramaz. Gençler gidince etraftakiler konuşmaya devam ederler: <br />
&quot;-Yazıklar olsun bunları yetiştiren ana-babaya. Şunların verdiği cevaplara bir baksana...&quot; <br />
Gençlerin bu rahatlığının mutlaka sebepleri var. Gerek medya faktörü, gerekse aşılanan <i>&quot;Bana kimse karışamaz!&quot;</i> mantığı ile şişirilen benlikler... Toplum olarak yaşanan büyük değişikliklerle insanların değer anlayışları da değişti. Gençler özellikle okudukları <i>&quot;Yüreğinin götürdüğü yere git!..&quot;</i> türü kitaplarla, <i>&quot;Gönlün neyi isterse onu yap ki, mutlu olabilesin!..&quot;</i>, <i>&quot;İstediğin her şeyi yapabilirsin, sen sadece kendine karşı sorumlusun!&quot;</i> düşünceleri ile yetişiyorlar. Feminizm ve benzeri akımlarla da, <i>&quot;Bu bedenin sahibi benim ve ben bedenimi istediğim gibi kullanırım.&quot;</i> düşüncesi, gençleri ciddi mânâda pişkinleştirdi. Bütün gençler aynı mıdır? Kesinlikle hayır. <br />
Belki bu hâdisedeki gençlerde câhil cesareti olduğu için böyle cüretkârca davranıyor ve insanlardan çekinmiyorlar. Onların bir büyükleri, büyük (!) iş adamları ve benzerleri yurt dışında, tatil vb. yerlerinde yapıyorlar yapacaklarını... Hayâsızlığı alenî değil, belki gizli yapıyorlar. <br />
Otobüs durağındakilerin &quot;iffetsizler&quot; diyerek yaftaladıkları gençler, neden iffetsiz? <br />
<b>İffet;</b> çirkin söz ve fiillerden uzak kalma, hayâ ve edep dairesinde bulunma, doğruluk, dürüstlük ve ahlâkî değerlere bağlılık üzere yaşamak mânâlarına geliyor. &quot;İnsanın arzularını, hevâ ve heveslerini, aklının ve inancının kontrolünde tutarak, Allah ve insanlar nezdinde kendisini küçük düşürecek davranışlardan sakınmasını sağlayan bir fazilet iffet.&quot; <br />
Fıtratın kabul etmediği, dinin uygun görmediği ve âyetler ile açık bir şekilde nehyedilen durum, iffetsizlik... Yüce Mevlâmız, Nûr Sûresi, 19. âyet-i kerîmede: <br />
&quot;<b>Îmân edenler arasında kötülüğün, hayâsızlığın yayılmasını isteyenler ve sevenler için dünyada da, âhirette de elim bir azap vardır.&quot; </b>buyurmaktadır. <br />
Mü'minûn Sûresi, 1-8 âyetlerde ise:<br />
<b>&quot;Mü'minler, namazlarını huşû içinde kılar; boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirirler. Zekâtlarını verir, iffetlerini korur, emânet ve ahitlerine riâyet ederler.&quot; </b>buyrulmaktadır.<br />
Gençlerin alenen birbirlerine çok yakın (!) davranmaları, bir nevî iffetsizlik olmakla birlikte, onları zevk ile seyredenler de iffetsizdirler. O gençlerin bu derece özgür olmalarını teşvik eden dizi, haber vb. programların yapımcıları da, televizyon kanalları da &quot;iffetsiz&quot;... Gençlere, &quot;küçücük yaşlarında cinsel ilişkiler yaşayan liseli gençler&quot; dizileri sunup da onları bu derece eleştirmek, hattâ evde çocuğu ile birlikte oturup bu dizileri seyreden kimselerin bu tür eleştirileri yapmaları da bir &quot;iffetsizlik&quot;... Onca diziler oynuyor, gençleri ifsat edici... Onların ahlâkını bozup maneviyatlarını harap edici, ama hepsi de reyting rekorları kırıyor. O zaman o reyting rekorlarının kırılmasına sebep olan o dizilerin yayından kaldırılmaları ile mücadele etmeyen izleyiciler de iffetsiz değil midir?! Gençlere edebi, ahlâkı öğretmeyen anne babalar da aynı şekilde... <br />
Hazret-i Mevlânâ, her türlü suça bulaşmış ve bu sebeple Konya meydanında asılmış olan bir gencin, ayaklarına sarılıp gözyaşı döker ve: <br />
&quot;-Affet bizi sana yetişemedik, sana dini öğretemedik; biz senden çok daha suçluyuz. &quot; der. <br />
Her ne günah işlerse işlesin insanlar, onların şahsını kınamak da bir nevî iffetsizlik... Çünkü buğz edeceksek kişilere değil, yapılan fiile buğz edip çarelerini araştırmak gerekli iken bunun en kolay olanını seçip, insanları kınamak ve yaftalamak en âciz ve edepsizcesi... <br />
İnsanın nefsânî ihtiyaçlarını karşılayabileceği helâl dairesi yeterli iken bununla yetinmeyip arzu ve heveslerinin esiri olarak haramın içine düşmesi iffetsizliktir. Çünkü kişinin kendi şahsiyet ve haysiyetini koruması iffet ve hayâdır. Cinsel isteklerle birlikte her türlü nefsânî arzulara aşırı düşkünlük de bir nevî iffetsizlik... Kişinin arzularını dizginleyememesi iffetsizliğe kadar götürüyor insanları... Çünkü arzularımızı dizginleyemediğimiz zaman hayvanlaşıyoruz. Hayvanlar, davranışlarından mes'ûl değilken biz her fiilimizden mes'ul olduğumuz için onlardan da daha aşağı duruma düşmüş oluyoruz. Çünkü hayvanların kullanacakları irâdeleri ve akılları yokken Allah Teâlâ insana, hem akıl, hem irâde bağışlamış. Hem de her davranışını tartıp, ölçüp biçerek değerlendirebileceği bir vicdan vermiş. Öyle olduğu için bu büyük malzemeleri kullanmayıp da nefsin peşinden koşturup durmak iffetsizliktir. <br />
<i> &quot;İffetli olmak isteyeni Allah Teâlâ iffetli kılar.&quot;</i> (Buhârî, Rikak, 20) buyuruyor Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde... <br />
Kişi, iffetli olacağına dair bir irâde gösterirse, Allah Teâlâ da kuluna iffetli olmayınasip edip kolaylaştırıyor. Bu, çok hamd edilecek bir nîmet... Hem de yüce Mevlâmız iffetli olanlara, iffetini koruyanlara büyük mükâfatlar vaad etmiştir. <br />
Etrafta açık saçık, edebe riâyet etmeden dolaşan kadınlar için <i>&quot;Su testisi su yolunda kırılır.&quot;</i> gibi sözler söyleyip, tecâvüz edilmeyi hak ettiklerini îmâ etmek, onların erkekleri tahrik ettiklerini söyleyerek suçu tamamen onlara atmak da aslâ doğru olmaz. İnsanın iyi ve kötü konusunda doğru seçim yapmasını ve akla uygun davranmasını önleyen nefsânî arzuları olan &quot;hevâ&quot;sı varsa da, kişinin hevâsının karşısında kullanacağı büyük bir silah olan <b>&quot;akıl, irâde, vicdan&quot;</b> da Allah Teâlâ tarafından kendisine yeteri miktarda verilmiştir. <br />
Hadîs-i şerîflerde <b>&quot;en güçlü mü'min&quot;</b>den bahsedilirken bu mü'minin &quot;elinde kötülük yapacak güç var iken kötülük yapmayan kişi&quot; olduğu haber veriliyor. Bu sebeple irademize sahip olmayıp da tahrik unsurlarına suçu yüklemek, sadece kolaycılığa kaçmaktır. <br />
<i>&quot;Güzel ve zengin bir hanımın, kendisini dâvet etmesine rağmen buna itibar etmeyip «Ben Allah'tan korkarım» diyen erkek, mahşer yerinde Allah Teâlâ'nın Arş'ının gölgesinde gölgelenecektir.&quot;</i> (Buhârî, Rikak, 24) hadîs-i şerîfine binâen dâvet kimden gelirse gelsin, reddetmenin mükâfâtının ne büyük rahmet olduğu bizlere ifade ediliyor. <br />
Herhangi bir karşı cins tarafından dâvet gelmeden kişilerin Allah'tan hayâ etmesi ve Allâh'ın sevgisini kaybetme endişesinden dolayı kendisini derleyip toparlayıp geri çekilmesi îmânın en büyük lezzetlerindendir. <br />
&quot;Dişi köpek kuyruk sallamayınca, erkek köpek peşinden koşmaz.&quot; diye öğretirler bizim toplumumuzda... Bu sözler belki de kadınları dizginlemek için söylenmiş bir sözdür. Fakat bu söz, Kur'ânî yaklaşıma uymaz, çünkü kadın olsun, erkek olsun zaafları ile mücadele etmek zorundadırlar. İffet, hayâ en çok kadına yakışırsa da, iffet ve hayâ her iki cinste de bulunması gereken en önemli fazilettir. <br />
Kadın ve erkek, birbirinin cazibe merkezi olmuşlardır, kâinât yaratılalı beri. Küçücük ilkokul öğrencileri birbirlerine âşık olmaya, birbirlerine mektuplar yazmaya başlamışlar. Eskiden ergenlikten sonra gençlerin duygularına yerleşen hâller şimdi küçücük beyinlerde daha hormonlar çalışmadan yerleşmeye başladı. Akıl-bâliğ olmak, dînî müeyyideler açısından sorumluluk çağının başlangıcı olarak kabul edilir ve ergen gençler, daha çok cinsel duyguları ile mücadele ederlerken şu anda akıl-bâliğ olmadan bu işlerin peşinde koşan ve &quot;âşık&quot; olduğunu söyleyen küçücük beyinler, neredeyse ilkokullarına ve anaokullarına inmiş durumda... <br />
Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîflerinde; <i>&quot;Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur.&quot;</i> (Hâkim, IV, 170/7258) buyurmaktadır. Nûr Sûresi'nin 30. âyet-i kerîmesinde: <br />
<b>&quot;Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu davranış, onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.&quot;</b> buyruluyor. Yine aynı sûrenin 31. âyet-i kerîmesinde de: <br />
<b>&quot;Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar.</b> (Yüz ve el gibi) <b>görünen kısımlar müstesnâ, ziynet</b> (yer)<b>lerini göstermesinler...&quot;</b> buyrulmakta... <br />
Bu hususta yüce Rabbimizin âyetlerine uymak, iki cihan saâdetimizin sebebi olacaktır. Zira dünyada en büyük rezâletler, hattâ cinâyetler, iffetsizlikten kaynaklanmaktadır. Kimin kuyruğu önce salladığından ziyâde, kişinin suçu başkasında aramaktan, &quot;Beni tahrik etti.&quot; gibi kusurunu hafifletici sebepler bulmaya çalışmaktan daha önemlisi, <b>&quot;Ben hangi günahı, kime karşı işliyorum?!&quot;</b> düşüncesine sahip olmaktır. Dâvâ, kişinin kimseyi suçlamadan önce kendi iffetine sahip çıkması dâvâsıdır.<br />
</div></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=64">İstediğiniz Konular - Genele Sesleniş</category>
			<dc:creator>prenses</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10426</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hiçbir katre su yoktur ki O&#8217;nu bildirmesin]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10425&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 07:51:48 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[. 
  
&#8221;Bu dünyamızın memba-ı acâip buhar kazanları hükmünde olan denizlerde  
 
hiçbir mevcut, hattâ hiçbir katre su yoktur ki, 
  
vücuduyla,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><font face="Lucida Sans Unicode"><font size="4"><div align="center"><font color="DarkOrchid">.<br />
 <br />
&#8221;Bu dünyamızın memba-ı acâip buhar kazanları hükmünde olan denizlerde <br />
<br />
hiçbir mevcut, hattâ hiçbir katre su yoktur ki,<br />
 <br />
vücuduyla, intizâmıyla, menfaatiyle ve vaziyetiyle Hâlıkını bildirmesin.&#8221; <br />
 <br />
.<br />
 <br />
 Lem&#8217;alar</font></div></font></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=114"><![CDATA[Risale-i Nur'dan Damlalar]]></category>
			<dc:creator>hayrünnisa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10425</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kainat sarayının bir ustası var</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10424&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 07:50:21 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[. 
  
&#8221;Şu koca kâinat sarayının bir ustası var.  
 
O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder.&#8221;  
 
. 
  
Sözler | Otuz üçüncü söz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><font face="Comic Sans MS"><font size="4"><font color="Purple"><div align="center">.<br />
 <br />
&#8221;Şu koca kâinat sarayının bir ustası var. <br />
<br />
O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder.&#8221; <br />
<br />
.<br />
 <br />
Sözler | Otuz üçüncü söz</div></font></font></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=114"><![CDATA[Risale-i Nur'dan Damlalar]]></category>
			<dc:creator>hayrünnisa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10424</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ya Rab! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı&#8230;]]></title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10423&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 19 May 2012 07:48:30 GMT</pubDate>
			<description>. 
  
Ya Rab! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize.  
 
Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize.  
 
Günbatımlarının kuşattığı aciz...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div>.<br />
<font face="Comic Sans MS"><font size="4"><font color="Navy"><div align="center"> <br />
Ya Rab! Affını ihsan eyle nur sızmamış her hâlimize. <br />
<br />
Ağırlığından ezildiğimiz günah defterlerimize. <br />
<br />
Günbatımlarının kuşattığı aciz sözlerimize, dile getiremediğimiz tövbe yüklü cümlelerimize&#8230; <br />
<br />
Ört üzerlerini Settar isminle çirkinliklerimizin&#8230; <br />
<br />
Ya Rab! Esirgeme &#8220;sevgi&#8221; dediğin, o anlaşılmaz kalb anahtarını&#8230; <br />
<br />
Mühürleme tahtını kurduğun şu kalbi sensizlikle. <br />
<br />
Bizi bize bırakıp, yapayalnız koyma karanlıklarda. <br />
<br />
Ya Rab! N&#8217;olur günyüzü göster bize, güneşi avuçlayalım sımsıkı. <br />
<br />
Tüllensin yeniden sevgimiz&#8230; <br />
<br />
Ya Rab! Ümit bahşet!.. Ümit olsun yeni doğan sabahlarımızın adı&#8230; <br />
<br />
Bir güvercin kanadında, yahut mor menekşe akşamlarda&#8230; <br />
<br />
Buz kesilmiş hayâllerimizin yamacında beklerken, ümit yeşertsin dualarımız. <br />
<br />
Rüzgârın hâyhûyuna takılıp sararan ömrümüze bir çiğ düşsün ümitten yana. <br />
<br />
N&#8217;olur hiç solmasın ümidin yedi rengi içimizde&#8230; <br />
<br />
Ya Rab! Unutturma kendini.. Unuttur Sen&#8217;den gayri her şeyi. <br />
<br />
Beyhude geçen günlerimizin alacakaranlığında takılıp kaldığımız &#8220;mecâzî sevdaları.&#8221; <br />
<br />
Şu ritmi bozuk kalb atışlarımıza şifâ sun.. <br />
<br />
Acı veren isyan günlerimize, diz üstü çöktüğümüz kara gecelerimize. <br />
<br />
Yağmuruna hasret bıraktığınız gönül mevsimlerine&#8230; <br />
<br />
Yalvarıyorum! Rahmetini lûtfet günün birinde. <br />
<br />
Ya Rab! Barış lûtfet, sekîneler indir meleklerin nurdan kanatlarıyla, taştan da katı yüreklere&#8230; <br />
<br />
Ve silâh gölgesinde gözyaşı döken masum çocuklara, güzel günler lûtfeyle&#8230; <br />
<br />
Ya Rab! Dindir içimizdeki acıları. <br />
<br />
Bembeyaz tebessümler nakşeyle dudaklarımıza.. <br />
<br />
Ölümü değil, umudu bekleyenlere, bugünü değil, yarını arayanlara, güller sunalım ışık süvarilerimizle&#8230; <br />
<br />
Yaşayan değil, yaşatan olalım&#8230;<br />
 <br />
 Dalgalı denizlerde alabora olanları, tanımadığı sularda yitip gidenleri, sâhil-i selâmete ulaştır. <br />
<br />
Günyüzü göster bize, güller açsın solgun ve yorgun şehirlerimizde. <br />
<br />
Rahmetinin serinliğini indir toprağımıza&#8230; <br />
<br />
Ya Rab! Zaman ve mekânları aşkın bir surette gidelim Peygamber-i Zîşân&#8217;ın şefkât iklimine. <br />
<br />
İklimi sarsın bizi tül tül ve biz gönül kadehlerimizde sunalım dostluğumuzu&#8230; <br />
<br />
Katık edelim gözyaşlarımızı, &#8216;vuslat&#8217;ı yaşayalım. <br />
<br />
Dillerimiz yana yakıla, amin velhamdülillahi rabbil alemin&#8230;</div></font></font></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=30">Dua Zamanı</category>
			<dc:creator>hayrünnisa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10423</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Degerli Nurunalanur Üyelerine İyi Dileklerle...</title>
			<link>http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10422&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 18 May 2012 22:55:30 GMT</pubDate>
			<description>Bir sevdadır şiir. 
Bir şiirdir yaşamak. 
 
Hayatınız şiir gibi akıcı 
Sıkıntılarınız şiirin duygu üzerindeki etkisi gibi geçici 
Yüreginiz şiirin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- BEGIN TEMPLATE: postbit_external -->
<div><font face="Lucida Console"><font size="5"><font color="Magenta"><i>Bir sevdadır şiir.<br />
Bir şiirdir yaşamak.<br />
<br />
Hayatınız şiir gibi akıcı<br />
Sıkıntılarınız şiirin duygu üzerindeki etkisi gibi geçici<br />
Yüreginiz şiirin nazenligi kadar narin olsun.<br />
<br />
Huzurla, şiirle, mutlulukla kalın.<br />
Sevgimle.<br />
(Mısra)</i></font></font></font></div>


<!-- END TEMPLATE: postbit_external -->]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.nurunalanur.com.tr/forumdisplay.php?f=64">İstediğiniz Konular - Genele Sesleniş</category>
			<dc:creator><![CDATA[Mısra'm]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.nurunalanur.com.tr/showthread.php?t=10422</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>

